24 Kasım 2016 Perşembe 12:20
Suriye ve Adana saldırılarında sonra Kılıçdaroğlu'ndan Hükümete çağrı

CHP lideri Türkiye Otelciler Federasyonu Genel Kurulu’na katıldı. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

Sözlerime sayın başkan da değindirdi, terörle başlamak isterim. Adana’daki terör saldırısı hepimizin sabah aldığı en kötü haber. Sayın Vali’yi aradım, ayrıntıları almaya çalıştım.

Sayın başkan konuşmasını yaparken, siyasette uzlaşmaya değindi. Belki de hepimizin üzerinde uzlaşacağı konulardan birisi terör. Kimden gelirse gelsin, nereden gelirse gelsin bütün siyasal partilerin, STK’ların terör konusunda ortak payda geliştirmeleri gerekiyor.

Biz her terör olayından sonra şu çağrıyı ısrarla yaptık. “Terörü bitirmek için bizden ne istiyorsanız vermeye hazırız”. Defalarca söyledim bunu. Çünkü bu ülkenin insanı terörü evlatlarını vermekten bıktı. Ülkemizde huzur istiyoruz.

Son 14 yıllık çerçeveye baktığımızda PKK terör örgütü vardı, şimdi iki terör örgütü daha önümüzde duruyor. Biri IŞİD birisi FETÖ terör örgütü denilen terör örgütü. Ne oldu da 14 yılda Türkiye’de üç terör örgütü oldu? Bunun üzerinde hepimizin düşünmemiz lazım. Kuşkusuz bizim düşüncelerimiz var.

SAĞDUYU ÇAĞRISI

İkincisi Fırat Kalkanı Harekatı… Genelkurmay’ın yaptığı açıklama, Suriye hükümetine ait uçaklarla askerlerimizin vurulduğu şeklinde haber. Bu çok tehlikeli bir kapıya bizi getirebilir. Çok tehlikeli bir sürecin içine Türkiye’yi sürükleyebilir. Buradan hükümet yetkililerine sağduyuyla davranmalarını tavsiye etmenin ötesinde bir şey söyleyemeyeceğim.

Bölgemizde Türkiye temel bir denge unsuruydu. Sağ duyu yapmanın çok önemli olduğuna inanıyorum.

"MALİKİ’NİN ŞU CÜMLESİNİ UNUTMUYORUM"

 

Dış politikada iktidar ve muhalefet farklı düşünüyoruz. Yapılan yanlıştır diyoruz. Suriye’de akan kana neden silah gönderiyoruz? Irak’ın içişlerine neden müdahale ediyoruz? Irak’a gittim, Başbakan Maliki ile görüştüm. Şu cümlesini hiç unutmuyorum “Biz ayrı bir devletiz. Bizim bayrağımız ayrı. Anayasamız var. Siz Irak’ı Türkiye’nin bir ili gibi düşünüyorsunuz, bize müdahale ediyorsunuz. Biz size otobanları açıyoruz gelin diye, siz pencereden girmeye çalışıyorsunuz. Niçin?”

"BİR DEVLET BÖYLE YÖNETİLMEZ"

O ülkelerde barış olsaydı bugün, Irak’ı inşa edecek ülke Türkiye’ydi. Suriye’yi inşa edecek ülke Türkiye’ydi. Mısır’la Libya’yla İsrail ile Rusya ile kavga ettik. Bir devlet böyle yönetilmez.

"15 TEMMUZ SONRASI SARAY’A GİTTİM"

15 Temmuz dolayısıyla, sayın başkan uzlaşmadan söz etmişti. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, hemen ertesi gün yaptığım, gerek İzmir gerek Taksim’de yaptığım mitinglerdeki konuşmalarımda, uzlaşmanın öneminin altını çizdim. Sayın Cumhurbaşkanı Saray’a davet etti. Giderim gitmem tartışması olmaz, gittim.

‘SİZ LİYAKAT SİSTEMİNİ BOZDUNUZ’ DEDİM

Kendilerine şunu önerdim. Masada sayın cumhurbaşkanı başbakan, Devlet Bahçeli, İbrahim Kalın ve cumhurbaşkanı genel sekreteri vardı. Dedim ki, bu ülkede siz liyakat sistemini bozdunuz. Devleti devlet yapan liyakattir. Ben sıradan bir daire başkanıyken, benim üzerimde müsteşar, bakan varken ben oturur başbakan ile tartışırdım. Son kararı siyaset kurumu verirdi evet, ama biz getirilen önerinin artılarını ve eksilerini bildirmek zorundayız. Siz bunu kaldırdınız, aksi düşüncesini söyleyecek bürokrat bırakmadınız. Liyakatin olmadığı yerde devlet olmaz.

"BİR ESPRİ YAPTIM ‘OLMAZ ÖYLE ŞEY’ DEDİ"

Bir de espri yaptım. Dedim ki "sayın cumhurbaşkanı 15 Temmuz darbesinin bize bir yararı oldu. 15 Temmuz darbesinden sonra bizim bir avantajımız oldu, 5 yıl sonra beni TRT’ye davet ettiler program için. Bu mudur devlet yönetimi…" Sayın Cumhurbaşkanı, “olmaz öyle şey, olmaması lazım” Ama hepiniz biliyordunuz. Benim vergimle benim aleyhime yayın yapacak ve beni davet etmeyecek. Böyle bir devlet yönetimi olmaz.


Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 24.11.2016 12:20
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177