06 Nisan 2016 Çarşamba 10:40
Soma'da direniş kıvılcımları

Yaklaşık 7 bin zeytin ağacını kestikten sonra, köylülerin direnişi ve hukuk zaferiyle Yırca'dan ayrılmak zorunda kalan Kolin'i, termik santral yapımı için seçtiği yeni köylerde de “direniş” bekliyor.

Yırca'ya yapamadığı santralın kurulması planlanan alandan etkilenecek Soma'nın Kozluören, Deniş, Evciler ve Türkpiyale köylerinde yaşayanlar, “bilgilendikten sonra” termik santral inşaatına direnişe geçiyor. Köylüler, Soma'nın 301 evladının madende katledildiğini, şimdi de doğasının katledilmeye çalışıldığını vurgulayarak Yırca ve Cerattepe örneğiyle Kolin'i uyarıyor.

Kolin şirketi, Soma Yırca köyüne yapmayı planladığı termik santral için tam da mahkemeden yürütmeyi durdurma kararının çıktığı gün yaklaşık 7 bin zeytin ağacını kesmişti. Daha sonra Kolin tarafından kovulan şirketin özel güvenlik görevlileri de direnen köylülere saldırmıştı. Yırca köylülerince sürdürülen direnişin dalga dalga büyümesi üzerine şirket aleyhine çıkan Danıştay kararı da eklenince amacına ulaşamadı.

Ancak Kolin, Soma'ya termik santral kurma hevesinden vazgeçmedi. Yırca yerine bu kez

Kozluören, Deniş, Evciler ve Türkpiyale köylerini etkileyen alanda arazi aldı. ÇED için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na başvurarak santral yapımı için süreci başlattı. Kolin'in iş makineleri, Soma'da seçtikleri yeni bölgeye girdi. İçinde kül barajı, açık kömür ocakları, beton santralleri ve bölgenin suyunu kendine ayıracak iki ayrı gölet ile isale hatlarının da yer aldığı termik santral projesi için inşaata başladı.

Termik santral, henüz inşaat halindeyken bile köylülerin yakınmaları başladı. Şikayetlerin artması üzerine Kozluören'de bir araya gelen köylüler, başta iş olanağı nedeniyle istekli oldukları santral konusunda Yırcalılara hak vermeye başladı. Toplantıdan çıkan sonuca göre, köylülerin direnişi ve hukuk zaferiyle Yırca'dan ayrılmak zorunda kalan Kolin'i, termik santral yapımı için seçtiği yeni köylerde de “direniş” bekliyor.

ÖNCE ÇOCUKLAR ŞİMDİ AĞAÇLAR

Kozluören'den İsmail Çolak, “Köyümüzün tam dibinde soğutma barajı yapımı için ağaçlarımızı kesiyorlar, yolumuzu kaldırıyorlar. Biz Alevi köyüyüz. Burada yatırlarımız var, onları bertaraf edecekler. Doğayı, ağaçları katlediyorlar. Türkmen Yaylası'na 240 metre yüksekliğinde baca kuracaklar. Poyraz estiğinde doğrudan köyümüze, ciğerlerimize zehir dolacak. Zehiri ilk biz soluyacağız. Buradaki termik santralı, soğuk su barajını, nakil bandını ve Kolin'i hiç istemiyoruz. Buradaki orman ve doğa katliamının durdurulmasını istiyoruz. Biz bu doğayı dedelerimizden miras aldık. Aynı şekilde torunlarımıza teslim etmenin mücadelesini vereceğiz” dedi.

Oğlu Uğur Çolak'ı Soma'daki iş cinayetinde yitiren köylü kadınlardan Gülsüm Çolak da “Santral yapılmak istenen alan, Soma'nın tek oksijen kaynağı. 301 kişiyi madende katlettiler. Şimdi de doğamızı katletmek istiyorlar. Her ağaç bir çocuk demektir. Ama onlar ağaçları katlediyor, tıpkı madendeki gibi” dedi.

Köylülerdeki hareketlilik üzerine Kolin şirketi, halkla ilişkiler atağına geçti. Bozarmut Köyü'nde öğretmenlik yapan Emrah Yılmaz, şirketin tepki gösteren gençlere iş teklif etmeye başladığını belirterek, Yırca'da yaşananların bir benzerinin bu bölgede gerçekleşmeye başladığını söyledi.

TERMİK SANCI

Köylülere hukuki yardımda bulunan Greenpeace avukatlarından Deniz Bayram, Kolin'in termik santral için yapacağı barajlara “ÇED gerekli değildir” kararı almaya çalıştığını kaydederek, “Santrala karşı köylülerin yanında yer alarak, hukuki süreç başlatmak için hazırlık halindeyiz. Küresel iklim değişikliğine neden olan karbon salınımının yüzde 64'ü termik santral kaynaklı. Dolayısıyla çevre, halkı sağlığı ve iklim için tehlike oluşturan bu santrala karşı gerekli mücadeleyi vermek için köylülerin yanında olacağız. Şirketin yaptığı işlemlerle ilgili bilgi edinme ve hukiki anlamda gerekli başvuruların tamamını yaptık” dedi.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 06.04.2016 10:40
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol