16 Mart 2016 Çarşamba 19:00
Şiirle çınlayan çizgiler ve formlar

Teşvikiye’de Narmanlı Apartmanı’nda geçen eylül ayında açılan Ariel Sanat; enstitü gibi işleyen, sergi salonuna bağlanan “açık katalog” diyebileceğimiz bir odayla izleyicisini sergiye ve eserlerle ilgili sürece dahil eden capcanlı bir yapı. Sanatçı Bilge Alkor’un kendi çalışmaları ve yıllarca topladığı eserleri aynı koleksiyonun içinde yan yana getirme isteğiyle başlayan yolculuk, bu yapıyı farklı sanat pratiklerine açık bir platforma dönüştürmüş.

Ariel Sanat; eser, izleyici ve galeri arasındaki bilinen düzenin ötesine geçerek paylaşımcı bir diyalog öneriyor. Narmanlı Apartmanı’ndaki Ariel, sanatçı Bilge Alkor’un Akademi’de öğrenciyken çalıştığı atölyesi. Aradan yıllar geçtikten sonra aile apartmanı içinde bu bölümün sanat mekânına dönüşmesi anı/bellek ekseninde samimi okumalar sunmakta. “Açık katalog” bölümünde her sergiyle değişen ve izleyici ile paylaşılan kitaplar, yazılar, fotoğraflar ve video röportajlar serginin doğum anında başlayan süreci ve sonrasında çoğalan anlamı uzama yayıyor. Ariel’de sergiler bir tema çerçevesinde oluşuyor ve sanatçılar davet ediliyor. Bu tema; bazen bir film, bazen siyah kare, bazen de bir şiir olabiliyor.

 

Başlık Mallarme’den

“Dünya Bir Şiire Varmak İçin” Ariel’in yeni sergisi. Melike Abasıyanık Kurtiç, Bilge Alkor, Candeğer Furtun, Seyhun Topuz’un eserlerini izlediğimiz serginin kavramsal çerçevesi Norgunk Yayıncılık tarafından belirlenmiş. Mallarmé’nin “Dünya bir kitaba varmak için” sözünün dönüştürülerek serginin başlığını oluşturması yeryüzünün şiirle olan teması hakkında daha ilk adımda ipucu veriyor.

Sergide sözcüklerin şiir olduğu anda; çınlayarak çoğalan güçlerinin forma ve çizgiye dönüşmüş hallerini izliyoruz. Sanatçılar, seçtikleri dört şiiri kendi işlerine davet etmişler. Sözler; çizgiye ve forma dönüşürken malzeme, şiirin içinde gövdelenerek sahiplenmiş olan biteni.

 

Seyhun Topuz şaşırtıyor

Melike Abasıyanık Kurtiç, Cevat Çapan’ın “Su Sesi” şiirini seçerek; deniz kestanesi çizimi ve yosun dermeleriyle dalgaları ve denizi selamlamış. Candeğer Furtun, Fernando Pessoa’nın ölümü sorgulayan “Başdanış” şiirindeki metafizik önermeyi üçlü kurgusuyla adeta topraktan doğurmuş yeniden. Bilge Alkor eşi Can Alkor’un “Kırlangıç Sûresi” şiirini “kırlangıç yuvalarının ıssızlığında” resimlemiş. Göç, Alkor’un çizgisinde, şiirle birleşerek kanat çırpmakta. Kırlangıçlar gibi dans ediyor çizgiler ve kanatların gölgesi sıyırıyor çizgilerin gölgesini. Seyhun Topuz bu sergide ilk kez geometrinin mükemmel aritmetiğinden koparak beklenmedik bir formla karşılıyor izleyiciyi. Turgut Uyar’ın “Göğe Bakma Durağı” eşliğinde bulutların akışına ve malzemenin akışkanlığına bırakıyor kendini. Bulutları görmek için yukarıya bakmak gerek siz de sergide bırakın kendinizi ve durmayın göğe bakın!

“Dünya Bir Şiire Varmak İçin”, şairler ve sanatçıların yaşam için sözbirliği ettiği bir sergi. Hepsi akademiden mezun ve farklı dönemlerden geçen bu sanatçıları bir arada görmek yakın/uzak kuşakların üretim dilini okumak açısından da son derece mühim. Sergiyi görmek için son tarih 19 Mart.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 16.03.2016 19:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177