12 Eylül 2016 Pazartesi 02:40
Şekerin tadı kaçtı

Tarımda Türkiye’nin kendi kendine yetebildiği ender ürünlerden şeker üretimi de dışa bağımlı hale geliyor. Son 15 yıldır hem şekerpancarı üretim alanları hem de şeker üretimi düşüyor. 2000 yılında Türkiye’de 408 bin 367 hektar alanda şeker pancarı üretimi yapılırken yıldan yıla düşüşle 2015’te üretim alanı 272 bin 990 hektara geriledi. Yine 2000 yılında 17 milyon 605 ton pancar üretimi yapılırken uygulanan yanlış tarım politikaları nedeniyle 2015’te bu miktar 15 milyon 950 tona düştü. 1998’de Türkiye’de şekerpancarı eken çiftçi sayısı 450 bin iken bu sayı 2014’te 125 binlere kadar geriledi. Bugün Türkiye’de 25 tanesi kamu denetimindeki Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ’de (Türkşeker) ve 5 tanesi de Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği (Pankobirlik) bünyesinde olmak üzere 30 tane şeker üretim fabrikası bulunuyor. 2014-2015 kampanyası döneminde hem kamu hem de özel fabrikalarda üretilen şeker miktarı 2 milyon 58 bin ton oldu.

4 fabrika üretmeyecek

Her yıl nişasta bazlı şeker (NBŞ) kotası oranının yüksek belirlenmesi ve her yıl artırılması yanında kotalı üretime geçilmesiyle birlikte pancardan şeker üretimi de düşüyor. Bu yıl pancar azlığı nedeniyle Türkşeker’e ait Ağrı, Alpullu, Çarşamba ve Susurluk şeker fabrikalarında üretim yapılmayacak. Bu fabrikalarda çalışan toplam 1107 işçi ise bayramdan sonra başlayacak şeker üretimi için Türkiye’nin farklı illerindeki fabrikalara geçici görevle gönderilecek.

Kanunlar değişiyor

Üretim Reform Paketi Kanun Taslağı’nın 46’inci maddesi ile, 4634 sayılı Şeker Kanunu’nun 3’üncü maddesi değiştiriliyor. Yeni düzenleme ile glukozun kota kapsamından çıkarılmasıyla, toplam kotanın bugüne kadar glukoz tarafından karşılanan kısmı izoglukoza tahsis edilmiş olacak. İzoglukoz, pancar şekerinin birebir ikamesidir ve böylelikle izoglukoz kotasındaki ve dolayısıyla arzındaki artış; pancar şekerinin pazarını, başta Türkşeker olmak üzere pancardan şeker üreten yerli şirketlerin üretimlerini ve yerli pancar üreticisinin üretimini daraltacak.


Kontrol dışı üretim

Glukozun tüm formlarının (likit ve kurutulmuş) kota kapsamı dışında bırakılması ile, bugüne kadar 60 bin ile 100 bin ton düzeyindeki üretim tamamen kontrol dışı bırakılacak. Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök’e göre bu yeni düzenleme; mülkiyetinin çok önemli bir bölümü başta Amerikan Şirketi Cargill olmak üzere yabancı sermayeli şirketlere yarayacak, yerli şirketler bu düzenlemeden zarar görecek.

İki katı arz

Gök, glukoz ve izoglukozun gerek üretim sürecinde gerekse pazarda etkin denetiminin emek ve masraf gerektirdiğini vurgulayarak, “Glukoz adı altında izoglukoz satışları yapılması riski kuvvetle muhtemeldir. Bu şekilde bir kayıtdışı uygulama ile toplam izoglukoz arzının 500 bin ile 600 bin tonlara ulaşması olası görülmektedir. Bir başka deyişle bugünkü arz miktarının neredeyse 2 katından fazla bir arz beklenebilir” dedi. Sektörde kota tahsisi yapılan beş şirketin dışında kota hakkı bulunmayan ve kota tahsis edilmeyen beş adet nişasta bazlı şeker üreten şirketin de bulunduğuna işaret eden Gök, bu beş şirketin yıllık toplam üretim kapasitesinin 344 bin ton olduğunu aktardı. Gök, “Bunlar; glukoz ve izoglukoz üretimi yapacak şekilde kurulmuş olmakla birlikte kota tahsisi yapılmadığından, Şeker Kurumu tarafından ihraç amaçlı üretim yapmalarına izin verilmiştir. Glukozun tüm formlarının (likit ve kurutulmuş) kota kapsamı dışında bırakılmasıyla bu şirketler de yurtiçine ürün arz etme hakkını elde etmiş olacaklar” diye konuştu.

Yabancıya yarayacak

Yeni düzenlemeyle 1 milyon 350 bin ton glukoz ve izoglukoz kurulu kapasitesine sahip olan ve tamamına yakını yabancı mülkiyetli nişasta kökenli şeker sektöründe kapasitenin tamamının kullanılmasının önü açılacağını vurgulayan İsa Gök, bunun da tamamı yerli sermayeden oluşan pancar şekeri sektörünü ciddi tehdit altında bırakacağını aktardı. Gök, “düzenleme ile kuru madde bazında ağırlık itibarıyla yüzde 9.99 fruktoz içeren nişasta kökenli izoglukoz kota kapsamı dışında kalacak. Kuru madde bazında ağırlık itibarıyla yüzde 10 fruktoz içeren izoglukoz ile yüzde 9.99 fruktoz içeren nişasta kökenli izoglukoz arasında kullanıcı açısından problem yaratacak bir teknik farklılık yaratmayacak” dedi. 2016/17 Pazarlama Yılında, Şeker Kurulu tarafından Ülke Toplam A Kotası’nın yüzde 10’u oranında 265 bin ton nişasta kökenli şeker kotası belirlendi. Yani glukoz ve izoglukoz için toplam 265 ton kota var. Bu kotanın, yürürlükteki kanunun Bakanlar Kurulu’na verdiği yetki çerçevesinde yüzde 50 artırılması halinde, glukoz ve izoglukoz kotası 397 bin 500 tona çıkarılacak. Geriye doğru yıllar itibarıyla bakıldığında, kota kapsamında glukoz üretimi 60 bin ile 100 bin ton düzeyinde değişiyor. 265 bin tonluk glukoz ve izoglukoz toplam kotasının yüzde 16.5 ile yüzde 38’i glukoz arzı ile karşılanıyor. Bakanlar Kurulu’nun yetkisiyle yüzde 50 artırılabilen 397 bin 500 tonluk glukoz ve izoglukoz toplam kotasının yüzde 15 ile 25’i glukoz arzı ile karşılanıyor.

İzoglukoz AB’nin üç katı

Halk tarafından tamamen sağlıksız bulunmasına rağmen bugün baklava ve çikolata başta olmak üzere birçok gıda ürününde pancar şekeri yerine izoglukoz kullanılıyor.

İsa Gök, Türkiye’nin bugünlerde içinde bulunduğu konjonktürden ve OHAL uygulamalarının avantajlarından yararlanılarak, yabancı sermayeli NBŞ şirketlerinin bu düzenlemeyi oldubittiye getirmeye çalıştıklarını düşündüklerini anlatarak, “Hatta konjonktüre bağlı bir pazarlık konusu haline de getiriyorlar” dedi.

Yüzde 5 olsun

Üretim Reform Paketi Kanun Taslağı’nın 76’inci Maddesi (2) bendi ile, 4634 sayılı Şeker Kanunu’nun 2. maddesi (e) bendi ile; tüm glukoz formları (likit ya da kurutulmuş halde) şeker tanımı içinden çıkarılarak, hem kota kapsamından, hem de Şeker Kurumu’nun tüm glukoz ürünleri üzerindeki düzenleme ve denetleme yetkisini ortadan kaldırdığına işaret eden Gök, “Şeker İş olarak önerimiz, glukoz ve gzoglukozun birlikte kota kapsamında kalmasına devam edilmesi ve yüzde 10 oranının yüzde 5’e çekilmesi” diye konuştu. İzoglukoz, pancar şekerinin birebir ikamesidir. Yüksek fruktozlu mısır şurubu (HFCS) içerir. Kuru halde ağırlık itibarıyla en az yüzde 10 fruktoz ihtiva eden, glukoz veya polimerlerinden elde edilen ürün olarak da biliniyor. AB ülkelerinde (28) 2014/15 yılı toplam şeker üretimi içinde izoglukoz (HFCS) üretiminin payı yüzde 5.16 oldu. Toplam glukoz üretiminin gıda sanayiinde kullanılan kısmı ise uzun yıllar boyunca sabit oranda seyrederek yüzde 25-30 aralığında kaldı. Türkiye’de ise 2014/15 pazarlama yılında Şeker Kurumu’nca NBŞ şirketlerine tahsis edilen kota 250 bin ton oldu. Pancar Şekeri A kotası ise 2 milyon 250 bin ton olarak açıklandı. Türkiye’de uzun yıllar ortalamalarına göre, üretilen mısırdan üretilen nişastanın yaklaşık yüzde 20’undan glukoz, yüzde 80’den ise izoglikoz (HFCS) üretilmiş ve pazarlandı. AB’de ise bu oran Türkiye’dekinin tersine yüzde 20 izoglukoz, yüzde 80 glukozdur. Türkiye’de üretilen şeker muadili NBŞ miktarı yani izoglukoz, AB 15 ülkeleri ile aynı orandadır. Bununla birlikte ülkemizde kişi başı tüketilen izoglukoz miktarı ise AB ortalamasının yaklaşık 3 katıdır.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 12.09.2016 02:40
Anahtar Kelimeler:
HaberHaberlerEkonomi
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177