21 Ağustos 2016 Pazar 02:42
Safaalan direnişi

İstanbul’un Karadeniz kıyısındaki Kuzey Ormanları su havzaları, kumullar, çok sayıda endemik bitki ve hayvan türlerinden olu- şan farklı ekosistemleri bir arada bulunduruyor. Kentin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan havzaları- nı barındıran Kuzey Ormanları, bu yö- nüyle İstanbul’un sürdürülebilir geli- şimi açısından vazgeçilmez öneme sahip. Biyolojik çeşitlilik bakımından da özel bir yere sahip olan ormanlar dünyanın önemli kuş göçü alanlarından biri ve yüz binlerce kuş türüne göç dö- neminde ev sahipliği yapıyor. Ancak Kuzey Ormanları ulaşım projelerinin tehdidi altında. Bu duruma karşı mü- cadele eden Kuzey Ormanları Savunması (KOS) Cengiz, MAPA, Limak, Kolin ve Kalyon’un oluşturduğu ortaklığın 3. havalimanı inşaatına malzeme sağlamak için taşoca- ğı açmak istediği Tekirdağ girişindeki Safaalan’da hafta sonu kamp düzenliyor.

 

Polis takibinde kampa yolculuk

Kuzey Ormanları Savunması’nın (KOS) Çilingoz kampı için Kadıköy ve Beşiktaş’tan kalkan araçlarla yaklaşık 90 kişi, Çilingoz’a doğ- ru sabah saatlerinde yola çıkıyoruz. Beşiktaş Demokrasi Anıtı önünde toplanan grup, meydanda kendilerini izleyen bir sivil polis olduğunu düşünüyor. Polis olduğunu düşünülen bu kişi, araca bindiğimizde plakamızı not ediyor. Nitekim 1 saatlik yolculuğumuzdan sonra Çatalca girişindeki Ahmediye Kavşağı’nda polis, aracımızı durdurup TEM yolundan devam etmemizi söylüyor. Diğer tüm araçlar ise, aracımızın geçirilmediği yolu kullanabiliyor. “Plakanın belirlendiği” tahmini de böylelikle netleşiyor.

 

‘Müdahale olursa hazırlıkları’

Selimpaşa’da bir dinlenme tesisinde durduğumuzda, bizden önce mola yerine ulaşan Beşiktaş ve Kadıköy araçlarındaki çevreciler, polisin kendilerine “OHAL var, otobanı kullanın” dediğini söylüyor. Köylülerle akşam saatlerinde yapılacak forumun, polis ya da jandarma tarafından engellenmek istenebileceği kaygıları giderek artıyor. İçimizden birinin gözaltına alınması halinde ne yapılması gerektiği konuşuluyor. Forumda, 3. havalimanı için Kolin, Cengiz, MAPA, Kalyon, LİMAK’ın oluşturduğu İGA adlı şirketler ortaklığı tarafından bölgeye kurulacak taşocaklarına karşı alınabilecek önlemlerin tartışılması planlanıyor.

KOS gönüllüsü avukat Cansu Miray Çelik, Çilingoz kampının Safaalan köylüleriyle bilgi paylaşımı yapmak ve alternatif doğa projeleri üretmek için dayanışmak amacında olduğunu belirtiyor. Çelik’in aktardığına göre, KOS genellikle “ÇED gerekli değildir” kararlarının “hukuka aykırı” verildiği yerleri kamp alanı olarak seçiyor ve çevre mücadelesini dar alanlardan tüm Türkiye’ye yaymak istiyor.

 

100 hektar orman yok olacak

Su yolları ve ormanlar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Safaalan köyü- ne yaklaşık iki saat sonra ulaştığı- mızda, çevreciler kamp alanına çadırlarını kurarken, KOS organizasyon komitesi de akşam düzenlenecek forumun ve Safaalan mücadelesinin ayrıntılarını tartışıyor. Forumda, 3. havalimanı için Kolin, Cengiz, MAPA, Kalyon, Limak’tan oluşan İGA adlı şirketler ortaklığı tarafından bölgeye kurulacak taşocaklarına karşı alınabilecek önlemlerin tartışılması planlanıyor. Köylülerin çevre duyarlılığı konusunda bilinçlendirilmesi için dağıtılan bildiride, Istırancaların kalbinde taşocağı açılması durumunda; ormancılık, hayvancılık, mantarcılık, arıcılık ve meyvecilik gibi halkın önemli geçim kaynaklarının yok olacağı yazıyor. Çevreciler, taşocağı projesinin hayata geçirilmesi durumunda yaklaşık 100 hektarlık ormanlık alanın yok olacağını ve bölgedeki su yollarının kullanılamaz hale geleceğini söylüyor.

KOS gönüllülerinden Rüya Kurtuluş, “Köye 2.5 kilometre mesafede bir granit taşocağı açmayı düşünüyorlar. Çoğu zaman köylerde yaşayanlar zaten kendilerini bekleyen tehlikeleri biliyor. İğneada’dan Sakarya sınırına kadar olan doğal alan bir etkileşim halinde. Bu alanda doğaya zarar vereceğini düşündüğümüz her türlü müdahaleyi önlemeye çalışıyoruz. Bu nedenle köy köy dolaşıyoruz” diyor. Kurtuluş, Safaalan köylüleriyle taşocaklarının sağlığa ve yaşama etkilerine iliş- kin forumda mücadelenin büyütülmesi için köylülerin desteğinin isteneceğini söylüyor.

 

‘Hayır demek yetmiyor dayanışma gerek’

Çevrecilerden Saray Doğa Koruma Derneği Başkanı Avukat Mustafa Kurtul Karabulutlar, “Havalimanı işletmesi çıkartılması gereken bir dolgu malzemesi var. Bunun için de Safaalan’daki ormanlar seçildi. Çevreye vereceği tahribatları biliyoruz ve İstanbul’daki yaşam alancılarıyla bir araya gelerek ne yapabileceğimizi tartışıyoruz. Bu proje için ‘ÇED gerekli değildir’ raporu verildi, bununla ilgili yürütmeyi durdurma kararı verilmesi için de dava açtık” diyor. Tekirdağ’daki mücadelenin Kuzey Ormanları Savunmacıları ile dayanışarak büyütülmek istendiğini belirten Karabulutlar, “Bir yerden bir projeye hayır demek yetmiyor. Bu ormanlar burada yaşayan insanların oldu- ğu kadar İstanbul’da yaşayan insanların da ormanları” diye ekliyor.

 

‘Halkın görüşü alınmadı’

Safaalan’daki taşocağı projesinin önlenmesine yönelik bir imza kampanyası başlatıldığını söyleyen Karabulutlar şöyle devam ediyor: “Ne yapacağımıza birlikte karar vereceğiz, bu kampın da aslında bir amacı da bu. Birlikte konuştuklarımızdan çıkacak kararlara göre bir yol belirlenecek. Bir yerde bir proje varsa, önce orada yaşayan halka sormak gerekiyor önce. Halkın görüşü alınmadan bu projeler hakkında karar vermek olmaz. Ankara’da, İstanbul’da, Tekirdağ’da müdürlüklerde otururken ‘ÇED raporu gerekli değildir’ demekle olmuyor.”

Safaalan köyü muhtarı Mehmet Özmen ise, “Projeyi kesinlikle istemiyoruz. Havaalanına karşı değiliz, zaten yapılıyor. Hava kirliliği, kamyon trafiği, patlamalar ve tozlardan korkuyoruz. Daha önceki taşocakları projeleri, evlerimizi toz içinde bırakıyordu. ‘ÇED raporu gerekli değildir’ dendi- ğinde Tekirdağ Valiliği’ne giderek ‘Alternatif yerler var mıdır’ diye sorduk, ama araştırmalar devam etse de burada karar kılmış gibi duruyorlar” diyor.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 21.08.2016 02:42
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177