14 Mart 2016 Pazartesi 10:20
"Halı saha maçı gibi"

Galatasaray'ın Gençlerbirliği ile 1-1 berabere kalması sonrası spor yazarları sarı kırmızılılar hakkında ne dedi?

Derbiye gel! (Hakan Ünsal - Hürriyet)
Önümüzdeki pazar akşamı Galatasaraylı futbolcular için sezonun maçı varken, Gençlerbirliği sınavı, büyük heyecan öncesi sıradan maç gibi kaldı. Fenerbahçe derbisi hep önemlidir ama haftaya oynanacak dev maç, oyuncuların var olan durumu kurtarması, kendi pozisyonlarını netleştirmesi, yönetimin geleceğini belirlemesi açısından son yıllardaki en önemli derbi haline geldi. Bu kadar kritik ve sert sonuçları olabilecek bir maç varken, önemli oyuncuların eksikliğini ciddi yaşarken, oyuncuların Fenerbahçe maçını düşünmemesi mümkün değil.

FUTBOLCULARIN ELİNDE
Galatasaraylı oyuncular için sezonun kalanı iki maç üzerinden geçecek. Fenerbahçe derbisi ve Çaykur Rizespor’u elerse kupa finali... Taraftarın yaşadığı hayalkırıklığını bir nebze olsun dindirecek, yönetimin “Ya devam ya da güven tazelenme” kararı alacağı kader maçı futbolcuların elinde. Her şey derbiye kilitlenmişken, Gençlerbirliği karşısında farklı ve canlı bir takım beklemek iyimserlik olurdu.

 

Hedefsiz Aslan olur mu? (Kanat Atkaya - Hürriyet)
Her şey bir yana, giydiği formanın, kazandığı maddi imkânların hakkını verdiğinden emin olarak sahadan ayrılıp, evine başın dik gidip, gönül ve vicdan rahatlığıyla uykuya dalmak bir hedeftir. Hiç hedef kalmadıysa bile “İşimi hakkıyla yaptım” demek hedefi var ve bu hepsinden önemli bir hedef olmalıdır. İlk yarıda “ne” oynadıklarına bir baksınlar, kendilerini hedefi olan futbolcular gibi görebilecekler mi bakalım? Ben uzun süredir görmüyorum da...

SELÇUK’UN KAPTANLIK TESTİ
Selçuk seremoniye çıkarak, flama/bayrak değiştirerek, bir olay yaşandığında itiraza koşarak, penaltı sorumluluğunu üstlenerek kaptanlık görevlerinin “kamera önü” kısmını yapıyor.Formsuz da olabilir, sorun yok. Ancak “Kaptan” olmak için bunlardan önemli bir görev de üstlenmeli; “Kaptanlık” yapıp takımı toparlamalı. Bu bir kaptanlık testidir.

 

Futbol ağladı (Şansal Büyüka - Milliyet)
Bir maçın hiç mi iyi bir tarafı olmaz... Ankara maçında saha zemini dışında herşey kötüydü... Gençlerbirliği kötü oynadı, Galatasaray kötü oynadı... Hakem iki kötü penaltı verdi... Hele Galatasaray lehine verdiği penaltı, ekstra kötüydü... Doğa’nın eli ile en ufak teması olmayan pozisyona Galatasaraylı oyuncuların hep birlikte ellerini kaldırıp hakemi kandırmaları kötünün de kötüsüydü...

Bir halı saha maçı olsa, iki takım ancak birbirine bu kadar rahat izin verirdi... Hücum pozisyonları bile yürüye yürüye gelişti... Savunmalar bu gelişen ataklara çok rahat izin verdi... Öyle bir maç ki, penaltılar dahil, kaleleri bulan toplam şut sayısı sadece beş... Podolski gol atıyor, kabul... Ama oyuna, Galatasaray takımına en ufak katkısı yok. Orhan Hoca‘yı anlamadım, geçen haftanın iyisi Emre Çolak‘tı, çıkardı... Bu maçta kötüler arasında biraz iyi olan Bilal Kısa’ydı, bu defa Bilal‘i çıkardı...

Gençlerbirliği‘nin zafer haftalarından sonra ayağı yerden kesilmiş. Kötü oynarsın ama mücadele etmeden maç kazanamazsın. İki beki bile sakin, basit oyunu bırakmış varyete peşinde. Gençlerbirliği penaltı golünden sonra, son on dakikaya kadar hiç oynamadı. Bu maçın kazananı olsa, inanın futbol ağlardı...

 

Toplama futbolcular ordusu! (Erman Toroğlu - Sabah)
Biraz da Gençlerbirliği-Galatasaray maçından bahsedelim. İki takımın (!) oynadığı bu maçtan... Pardon, iki takım dedim. Biri takım Gençlerbirliği tamam da diğeri değil. Toplama futbolcular ordusu Galatasaray! Bakıyorsunuz, Gençlerbirliği'nin bir şekli var oynamaya çalışıyor. Galatasaray'a bakıyorsunuz; Ne şekli var, ne şemali var, ne bir hırs var, ne bir taktik var, ne futbolcularda ruh var ne maça asılma var, ne yardımlaşma var! Daha başka sayayım mı? Hayır... Yani yok oğlu yok...

Düşünün, Galatasaray haftaya Fenerbahçe ile oynayacak. Zaten kadrosu şu anda kısıtlı. Olcan Adın alakasız bir yerde sarı kart alıp, cezalı duruma düşüyor ve haftaya oynamak istemiyor. Bu Galatasaray böyle devam ettiği müddetçe kesinlikle bu yıl Avrupa'ya gitme hakkını elde edemez, cezasını da çekemez.

 

Manyetoya dönüş! (Oğuz Dizer - Fanatik)
Millet otomatik, dokunmatik, android, ibrahimatic sistemine geçti, aldı başını gitti! Ya Galatasaray? Aticmatic’le manyetolu sisteme geçti. Hem hesaplı, hem masrafsız hem de icraatsız-faydasız! Kuru kuruya 2 ileri 3 geri evir çevir, vırrr vırrrr...

Top hep Galatasaray’ın ayağında gözüküyor ama icraat sıfır, netice de öyle. Bir ucuz penaltı kazandı işte! Gençlerbirliği, Üzülmez komutasında, direk sonuç arama formatında hesapta! 7’de İrfan savunmanın bel suyunu aldı ama Djalma kullanamadı. 15’te önce Semih ardından Denayer gol şansını kullanamadı. Dönen topta Denayer kaçan pozisyonun hırsıyla tırpanı salladı, penaltı ve Stancu 1-0... Sonra konuk 2 ileri 3 geri oyalandı ve devre...

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 14.03.2016 10:20
Anahtar Kelimeler:
FutbolSporHaberHaberler
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol