06 Şubat 2016 Cumartesi 12:00
Örnek insan

Bugün bu köşeyi aramızdan 7 yıl önce bugün ayrılan sevgili hocamıza, dostumuza Prof. Dr. Türkel Minibaş’a ayırıyoruz. Sanırım hem onun söyleyecekleri var bize.. Hem de bizim onu, bıkmadan sabırla gerçekleri yazan, anlatan, Türkiye’nin birçok kesimine bir şekilde “yüreği ile dokunabilmeyi başarmış” bu eşsiz insanı, bu güzel kadını anmaya, daha önce tanımamış olanlara tanıtmaya... Evet, belki daha önce hiç olmadığı kadar ihtiyacımız var Türkel Hoca’nın kişiliğini, kısa bir ömüre sığdırabildiklerini anlamaya; enerjisini, coşkusunu, kucaklayıcılığını hissetmeye.. Sadece hissetmeye de değil, yeni Türkel’lerin yetişmesinin önünü açmaya...

Nereden başlayalım? 15 yıl boyunca burada “Gözucuyla” adını verdiği köşesinden seslenmesinden; tarımdaki çarpıklıklardan su hakkına, enerjiden IMF politikalarına geniş bir çerçevede doğruları bilimsel verilerle aktarmasından, sözünü sakınmadan eleştirilerini yapmasından mı? İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde verdiği efsanevi derslerden, yetiştirdiği onlarca öğrenci ile (belki de çok az hocaya nasip olabilecek biçimde) kurduğu dillere destan güçlü dostluk ve güven ağından mı? Yoksa öğrencilerine aktaracaklarını sadece derslerle ve iktisat bilgisi ile sınırlamadan, onları evinde toplayarak kurduğu okuma grubundan mı? Ödün vermez bir çevre dostu, kadın hakları savunucusu olmasından mı? Yoksa

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin ikinci başkanı olarak yaptığı sonsuz katkılardan mı? Evet abartı değil, sonsuz diyorum. Özlemle andığımız Türkan Saylan ile birlikte Anadolu’yu adım adım dolaşarak gençlerin, özellikle de kız çocuklarının okuması için verdikleri mücadele kadar, başarılı örgütçülüğü, sıra dışı fikirleri de önemli oldu. Bu yüzden ÇYDD’nin 2010 yılından beri sürdürdüğü

“Türkel Minibaş’lar Yetişiyor” projesi çok anlamlı. Türkel Minibaş’ı örnek alarak, onun izinden gidip onun gibi birçok konuda bilgi ve öngörü sahibi, mesleğinde uzman birer toplum önderi olabilecek kadınlar yetiştirmeyi amaçlayan projeye keşke herkes karınca kararınca katkıda bulunabilse... Yoksa bir birey, bir kadın olarak Türkel’den mi bahsetmeliyiz? Sadece gözleri ile değil yüreği ile gülümsemesinden, sıra dışı takılarından, İstanbul Film Festivali’nin kronik müdavimliğinden mi, dost canlılığından mı? Yaşıyor olsaydı bugün bu köşede neler yazardı? Bilmiyorum. Ama ona bir hediyesi var vefalı dostlarının.

Arkadaşı ve meslektaşı Sadi Uzunoğlu, sevgili Türkel’in 1453-1980 yılları arasını anlattığı “Çağ Atlama Serüveni” kitabının devamını getirdi. “Çağ atlamada yeni dönem: 1980- 2015” kitabını yazdı ve “Bu çalışma Prof. Dr. Türkel Minibaş Hocamızın yazdıklarını unutturmamak ve anısını daima yaşatmak için kaleme alındı” diyerek ona adadı.

Kitabın organizasyonunu eski sevgili öğrencisi bugün Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) genel müdürü olan Dr. Soner Canko üstlendi. Bağlam Yayınları’ndan çıkan kitap sanırım Türkel’in aktarmak istediklerini de dile getirecektir.

Bana gelince... Sevgili Türkel benim için can dostu, sırdaş, mükemmel bir yol arkadaşıydı. Onu kaybetmedim, bir günbatımında bir martının kanadında sonsuzluğa uğurladım. Sonra bir baktım, benim gibi düşünen başka dostları varmış. Çok doğaldı, bir araya geldik ve Türkel’in dostları grubunu oluşturduk; dönem dönem buluşuyor, onu anıyor, yeni projeler üretiyoruz. Bugün olamadı ama yarın onun anısına kadeh kaldıracağız. Bekleriz efendim...

l Fikrin sahibi Ekonomi Müdürü Olcay Büyüktaş’a ve kendi köşesini bugünlük Türkel’e bırakan Şükran Soner’e sonsuz teşekkürlerle... /

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 06.02.2016 12:00
Anahtar Kelimeler:
HaberHaberlerTürkiye
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177