12 Temmuz 2016 Salı 02:01
Obezite depresyon nedeni

Obezite tüm dünyada salgın düzeyinde artan, hem sağlığa etkileri yüzünden, hem de sosyolojik açıdan acilen önlem alınması gereken çok ciddi bir problem. Obezite ve Metabolizma Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Üstün, 2025 yılına kadar dünyadaki yetişkinlerin yüzde 20’sinin obez olacağının tahmin edildiğini belirterek “Obezite hastalarında sağlık sorunlarının yanı sıra işsizlik, sosyal izolasyon ve depresyon gibi psikolojik problemler de zamanla ortaya çıkıyor” diyor. Obezite nedeniyle 2 yıl işsiz kaldığını söyleyen ve ameliyat olmak için Avustralya’dan Türkiye’ye gelen Fatih Kaplan (39) ise “Kullandığım ilaçlar ve hareketsizlikten 80 kilodan 120 kiloya çıktım. 2 yıl işsiz kaldım” diyerek yaşadıklarını özetliyor.

40 kilo birden aldı

Obezite nedeniyle sıkıntılar yaşayan ve ameliyat olan Fatih Kaplan, bu süreçte yaşadıklarını gazetemize anlattı. Sidney’de dünyaya gelen Kaplan, obezite ile 2008 yılında belindeki disk kayması sonucu tanıştığını belirterek, “Avustralya’da bir fabrikada ağır işlerle uğraşıyordum. 20’li yaşlarımda belimdeki 3 bölgede bulunan disk kayması yüzünden hareketsiz bir yaşamım oldu. Ardından aldığım ilaçlar nedeniyle 80 kilodan 120 kiloya çıktım. Belimdeki ağrılar nedeniyle hareket edemedim, kilo veremedim. Obezite yüzünden 2 yıl işsiz kaldım” diyor. Kaplan, iyileştikten sonra hayalinin Avustralya’da fiber optik uzmanlığı yapmak olduğunu söylüyor.

Türkiye’yi tercih etti

Obezite hastalığının akrabalarında da olduğunu kaydeden Kaplan, Avustralya’daki sağlık sistemindeki yetersizlikler ve hekimlere güven eksikliği nedeniyle ameliyat için Türkiye’ye geldiğini söylüyor.

 ‘İkinci sınıf insan muamelesi yapılıyor’

Dr. Murat Üstün, obezite hastalarına hekimlerin davranışlarının önemine dikkat çekerek, şunları söylüyor: “Öncelikle ‘Hastalık yoktur, hasta vardır’ diyoruz. Obezite konusunda ABD’de de yapılan araştırmalar sonucu, sağlık çalışanlarının obez hastalara ikinci sınıf insan muamelesi yaptığı gerçeğini ortaya çıkardı. Araştırmada hastalardan daha az tetkik istendiği, muayeneye daha az zaman ayrıldığı ve obezlerin hastalıklardan yakınmalarının bile önemsenmediği gibi sonuçlar saptandı.

Oysa ki, obezite hastalarını diğer hastalardan daha farklı kılan özellikler mevcut. Obezite hastalarının tedavi süreçlerinde birtakım farklı yaklaşımlar gerekiyor. Daha önce obezite cerrahisi sadece ameliyattan ibaretmiş gibi görünürken, artık 360 derecelik bir yaklaşımla obezitenin hastaların yaşam konforuna ya da hastalığın sosyal ilişkilerine nasıl sekte vurduğunu veya hayat standartlarını nasıl değiştirdiğini de incelemek gerekiyor.

Obezite anketi

Dr. Üstün, obezite farkındalılık anketi yapıldığını anımsatarak, şöyle devam ediyor: “2016 yılında Ege Üniversitesi’nde obezite cerrahları ve akademisyenlerin bulunduğu içinde yer aldığım bir ekip tarafından yürütülen ‘Laval Anketi’, Türkiye’de obezite farkındalığı anlamında önemli çalışmalardan biri olacak. Anket sonucu obezite sorununu yaşayanların hayatında ‘nasıl obezite engelliliği’ne yol açtığı ortaya çıkacak. Bu anket sonucunda, obezitenin insanların hayat konforunu nasıl bozduğu bilimsel olarak açıklanmış olacak. Londra’da bulunan Imperial College’ın yapmış olduğu bir araştırmaya göre, 2025 yılına kadar dünyadaki yetişkinlerin yüzde 20’sinin obez olacağı öngörülüyor. 1975’ten bu yana obez erkeklerin sayısının ise yaklaşık üç kat artarak yüzde 3.2’den yüzde 10.8’e yükseldiği, kadınlarda ise yüzde 6.4’ten yüzde 14.9’a iki kat arttığı açıklanıyor.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 12.07.2016 02:01
Anahtar Kelimeler:
HaberHaberlerSağlık
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol