28 Eylül 2016 Çarşamba 18:00
MB Başkanı Çetinkaya: Türkiye'de finansal koşullar şu an itibarıyla sıkı

 Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, öncü göstergelerin, dördüncü çeyrekten itibaren ekonomik faaliyette bir toparlanmaya işaret ettiğini belirterek, "Son çeyrekten itibaren ekonomide toparlamanın başlamasını bekliyoruz" dedi.

İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) Eylül ayı Meclis toplantısında bir konuşma yapan Çetinkaya, "Darbe girişimi ve turizm gelirlerindeki düşüş ekonomideki büyümeyi etkiledi; ancak, ekonomideki yavaşlamanın geçici olacağını düşünüyoruz. Sağlam temellere dayanan Türkiye ekonomisinin orta ve uzun vadede olumlu ayrışması bekleniyor" dedi.

Türkiye'de finansal koşulların "şu an itibarıyla sıkı" olduğunun altını çizen Çetinkaya, Merkez Bankası'nın para politikasının etkinliğini artırmak amacıyla sadeleşme sürecine devam ettigini vurguladı ve ekledi:

"REEL SEKTÖRE EN ÖNEMLİ DESTEK FİYAT İSTİKRARI OLACAK"

"Fiyat istikrarı ve makro ekonomik istikrar alternatif fonlama açısından önemli, finans istikrarı sağlıklı fonlama sağlar. Fiyat istikrarına ulaşmak amacıyla sahip olduğumuz araçları etkin kullanırken, bir yandan da yapısal ve stratejik alanlarda paydaşlarla işbirliği yapıyoruz. Reel sektörün finansmana erişimi açısından fiyat istikrari algısının pekişmesi önemli, bu nedenle en önemli destek fiyat istikrarı olacak. Krediye erişimin sağlıklı olması için finansal araçlar çeşitlenmeli ve sermaye piyasaları derinleşmli."

Çetinkaya, fiyat istikrarını desteklemek üzere kurulan Gıda Komitesi’nin yeniden yapılandırılmasının enflasyonla mücadelede kararlılığı ve yapısal unsurlara karşı ortak çabayı temsil ettiğine de dikkat çekerek, "Gıda komitesinde alınacak kararlar gıda fiyatlarındaki oynaklığı azaltacak" diye ekledi.
"Finans dünyası ile reel sektör arasında üretimi destekleyecek yakınlaşma maalesef kurulabilmiş değil"
Toplantıda bir konuşma yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da, "Üretim ekonomisine hak ettiği yeri yeniden kazandırmak için birinci koşul finans ayağının sağlanmasıdır" dedi ve ekledi:
"Küresel boyuta baktığımızda bütün çabalara rağmen finans dünyası ile reel sektör arasında üretimi destekleyecek yakınlaşma maalesef kurulabilmiş değil. İşte bu açıdan yapmakta olduğumuz bu toplantı çok önemli bir ihtiyaca cevap veriyor. Ülkemize baktığımızda, dünyanın zorluklarla
boğuştuğu bu dönemde gelecek vaat eden nadir ülkelerin başında Türkiye geliyor. Ama rehavete asla kapılmamalıyız. Güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomik performans sergileyebilmek için daha dengeli ve daha kaliteli bir büyümeye dönüşümün yollarını mutlaka bulmalıyız. Yılın ilk yarısında yüzde 4’e yakın bir büyüme gösteren Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte bir büyüme kaybı yaşamış olsa da yılı yüzde üçün üzerinde bir büyümeyle kapatma ihtimali oldukça yüksek."

"TÜM BANKALAR FAİZ ORANLARINI DÜŞÜRMELİ"

Merkez Bankası’nın temkinli ve istikrarlı faiz indirim politikasının üretim ekonomisine geçişin desteklenmesi açısından teşvik edici olduğuna dikkat çeken Bahçıvan, "Tüm bankaların da piyasa dengelerini gözeten bir hassasiyetle yapılan bu indirimleri takip ederek faiz oranlarını düşürmelerini bekliyoruz" dedi ve şöyle devam etti:

"Merkez Bankası’nın faizleri düşürmesine rağmen kredi hacminin artmaması düşündürücüdür. İşin özü şu: Bankalarımız kredi vermekte çekimser davranınca haliyle krediler de zayıf seyrediyor. Zorunlu karşılık oranlarındaki indirimler de ekonomik aktörlerin borçlanma maliyetlerini düşürerek ekonomik aktiviteyi olumlu etkiledi. Bu indirimler bankaların kredi olarak açabileceği likidite miktarının artmasına yardımcı olurken, sanayi kuruluşlarının da bu olanaktan azami ölçüde faydalanmasına imkan sağlanması en büyük dileğimizdir."

"BANKALAR 5-10 YIL VADELİ TAHVİL İHRACINA TEŞVİK EDİLMELİ"

Bankacılık sisteminin uzun vadeli fon yaratamamasının önemli bir yapısal sorun olduğunu söyleyen Bahçıvan, "Sistemin uzun vadeli fon yaratabilmesi için mutlaka ve mutlaka bir çalışma yapılması gerekiyor. Örneğin, bankalar 5-10 yıl vadeli tahvil ihracına teşvik edilmelidir. Son zamanlarda uygulama başarısını takdirle izlediğimiz BES birikimleri başta olmak üzere uzun vadeli kurumsal tasarruflar, bu tahvillere yatırım yapmalıdır. Bankalar da uzun vadeli tahvil ihracı ile elde ettiği kaynakları, sanayinin uzun vadeli finansman ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanmalıdır. Bu mekanizmanın özendirilmesi için vergi ve karşılıklar gibi unsurlar da etkin şekilde uygulanmalıdır" diye ekledi.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 28.09.2016 18:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177