09 Eylül 2016 Cuma 11:21
Küçük Asya’nın büyük belleği

İzmir Alsancak’taki Arkas Sanat Merkezi (ASM), 18 Aralık’a dek sürecek yeni sergisini önceki akşam açtı. Müjde Unustası’nın direktörlüğü ve Jean-Luc Maeso’nun küratörlüğündeki sergi, kurumun “18 ve 19’uncu Yüzyıllarda İzmir: Batılı Bir Bakış” adlı 2013 etkinliğini takip ederek, izleyenleri tuvalden özgün baskıya, arşiv belgesinden video gösterimi ve fotoğrafın tarihsel örneklerine uzanan bir çeşitliliğe davet ediyor. Ziyaretçilerini 19’uncu yüzyılda “Anadolu Seyahatleri”ne çıkaran sergi, Paris’teki Louvre ve d’Orsay Müzeleri ile Bordeaux ve Marsilya Güzel Sanatlar Müzesi başta olmak üzere, İstanbul Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü ile Lyon ve Paris’teki yerel ve ulusal kütüphanelerden ödünç alınmış nice örneği de ilk kez Türkiye’de, İzmir’e getiriyor. Beraberinde Arkas Holding sanat koleksiyonundan 32 tablonun da yer aldığı etkinlik, bu dönemde “Küçük Asya”yı keşfe çıkmış, çoğunluğu Fransız arkeolog, sosyolog, tarihçi, ressam ve bilim insanının tarih ve geleceğe bıraktığı izlenimlerin bir harmanı olma özelliğini gösteriyor.

Arkas: Louvre ile akraba olduk

Sergiyle ilgili konuşan Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, işbirliği yaptıkları bu kurumların, ASM’ye gösterilen güveni yansıttığını, “Artık Louvre ile akraba olduk” sözleriyle özetliyor. Hierapolis’ten Milet’e, Sinop’tan Diyarbakır, Tarsus, Bursa ve Efes’e nice tanıklığı içinde barındıran ve belki de yarattığı çok kaynaklı, çoksesli karakteri sebebiyle bir daha tekrar edilemeyecek bu sergiye emek verip açılışa katılan Louvre Müzesi Antik Doğu Eserleri Bölümü belge uzmanı, arkeolog Isabel Bonora Andujar ise, ASM ile Louvre’un işbirliğinin sadece bilimsel olmadığını aktarırken, etkinlikteki Hitit uzmanı arkeolog Louis Delaporte’a ait Malatya Kazıları - Hitit sergi odası bölümünde yer alan bütün özgün görsel örneklerin Türkiye’de ilk kez sergilendiğinin altını çiziyor. O dönemde yapılan kazılara bölge halkının büyük yardımseverlik ve ilgi gösterdiğini anlatan Andujar, bugünün dünyasında adeta kültür ve sanata yönelik olarak alıştırıldığımız tahripkâr ve önyargılı bakışın eski Anadolu insanında kesinlikle bulunmadığını ve buluntulara büyük özen gösterip sahiplenildiğini belirtiyor.

Arkeolog, bu konuda kaleme aldığı metinde, Delaporte’un Atatürk ve Hititoloji ile ilişkisini ise kısaca şöyle kayda geçiriyor: “Hitit dünyasına karşı duyduğu ilgi onu 1930’da Strasbourg Üniversitesi profesörleriyle Hitit ve Asya Araştırmaları Kurumu’nu kurmaya sevk etti. Merkezin ilk hedefi, zamanında türünde de tek olan aynı adlı dergiyi çıkarmak oldu. Kurum aynı zamanda Delaporte’un Türkiye ile ilgili yürüttüğü ikili ilişkilere de tanıklık etmektedir.

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün yüksek himayesi altında kurulmuştur.” Sergi küratörü Maeso ise, dünyanın belli başlı kültür ve eğitim kurumları ile kütüphanelerine yollanan sergi kitabı ve kataloğuna yazdığı bilimsel değerdeki metinde bu etkinliğin niçin ötekilerden farklı olduğunu şöyle kaleme alıyor: “Sergimiz, bilimsel seyahatlerin sağladığı katkılara öncelik tanıyarak, yapay bir şarkiyatçılıktan farklılaşmaktadır. Serginin amacı ‘Doğu hayalini kuran’ kimi Batılı sanatçıların ‘estetik ya da daha geniş anlamda kültürel hedefler uğruna’ ihanet ettikleri ‘öteki’nin gerçeğini görmeye davet etmektir.”

(www.arkassanatmerkezi.com)

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 09.09.2016 11:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol