16 Şubat 2016 Salı 23:21
Kötü ayakkabılar topuk dikeni sebebi

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr.Cengiz Bahadır konu ile ilgili bilgiler verdi. Topuk dikeninin bir kemik hastalığı olmadığını belirten Bahadır, “Her insanın ayağının iç kısmında bulunan ve ayağın uzun arkı denilen çukurluk sayesinde ayağa gelen yükler dengeli bir şekilde dağıtılarak yumuşak dokular ve kemiklere aşırı yük gelmesi önlenir. Ayağın arkının çökmesi, aşırı ayakta kalma, uzun yürüyüşler kötü ayakkabı alışkanlıkları sonucu bu arkı destekleyen plantar fasia adlı taban zarı aşırı gerilir. Kronik zedelenmeye bağlı olarak plantar fasiada kalınlaşma ve özellikle topuk kemiğine yapıştığı yerde yumuşak doku ödemi oluşur. Ayak taban zarındaki bu romatizmal hadise plantar fasiit olarak adlandırılır. Hastalık ilerledikçe bu zar kalınlaşmaya başlar ve topuk kemiğine yapıştığı noktada kronik zedelenmeler ortaya çıkar. Vücut bu bölgede yeni kemik oluşturarak stresi azaltmaya çalışır. Bu oluşan kemik yapı sivri olduğunda topuk dikeni olarak adlandırılır.” dedi.

Topuk dikenin en önemli bulgusun ağrı olduğunu belirten Bahadır, “Bu ağrı özellikle sabahları rahatsız edicidir. Hasta sabah kalktığında bir süre topuğuna basamaz. Hastalık ilerledikçe sabah ağrıları gün içine yayılmaya başlar. Sert tabanlı ayakkabılar, topuklu ayakkabılar rahatsız edici olabilir. Ağır vakalarda artık ayakta durulan her an rahatsız edici hale gelir ve hatta ağrılar istirahat halinde bile devam edebilir.” ifadelerini kullandı.

TOPUK DİKENİNDE TANI NASIL KONULUR?

Topuk kemiğinde zarın yapıştığı yerde topuk dikeni oluştuğunda artık basit bir röntgen tanıyı koymak için yeterli olduğunu belirten Bahadır, “Unutulmaması gereken önemli bir nokta ayak altı ağrısı ve topuk dikeni iltihaplı omurga romatizmasının ilk bulgusu olabilir. Özellikle topuk arkasında da ağrı varsa ve tedaviye dirençli ise bu hastalık mutlaka araştırılmalıdır” şeklinde konuştu.

TOPUK DİKENİNDE NE GİBİ TEDAVİLER KULLANILIR?

Bahadır, çok özel durumlar hariç topuk dikeni tedavisinde cerrahi müdahalenin gerekli olmadığını vurguladı. Bahadır, “Antiromaizmal ilaçlar, aktivite kısıtlaması, ayakkabı modifikasyonu hafif vakalarda yeterli olabilir. Özel tabanlıklar, topuk kısmı delinmiş topuk destekleri işe yarayabilir. İnatçı vakalarda topuktan kortizon enjeksiyonu işe yarar. Kısa dönem sonuçları iyi olsa da %40-50’lere yaklaşan tekrarlama eğilimi vardır. Bunda enjeksiyonun doğru yere yapılamamasının da rolü vardır. Bu nedenle bu tip iğneler ultrason görüntüleme ile yapılmalıdır. ESWT olarak adlandırılan şok dalgası son yıllarda sıkça kullanılmaya başlanmışsa da sonuçları kortizon iğnesine göre daha kötüdür ve işlem sırasında hasta ağrı duyabildiğinden çok tercih edilmemektedir” dedi.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 16.02.2016 23:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177