31 Mayıs 2016 Salı 14:40
Kılıçdaroğlu'ndan Yargıtay Başkanı Cirit'e mahkeme yanıtı: Vermezsen namertsin

 

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısından satır başları:  

2002'de sıfır terörle devraldılar! Kim Nusaybin'e silahlar yığdırdı, kim gözyumdurdu. Kim valilere talimat verdirdi. Bunun hesabını hepimiz sormak zorundayız. Kim terör örgütlerine yardım ve yataklık yapıyorsa her şehidin kanı onların elindedir, kanındadır. Suç duyurusunda bulunduk! Vicdanlı bir savcı arıyorum. Elin yanmaz savcı yeter ki vicdanın yanmasın. Dün açıklama yapıyor FETÖ terör örgütü diye. Bunu da hükümte gönderiyoruz diye. Hakim ve savcılar bu dosyalar önünüze gelirse Erdoğan'ı davet edeceksiniz! Siz ne istediniz de vermedik diyen Erdoğan'a sorun bundan büyük yardım ve yataklık mı olur? 

Nasıl bir terör örgütü ki devleti bile teslim ettin! Bunu ve yandaşlarını mahkemeye çağıracaklar biz de bu mahkemede taraf olacağız.

Bakın seçim yok oy da yok ama biz sanki seçimdeymişiz gibi çalışıyoruz. Bir önceki hafta Rize'ye gittik, çay üreticilerinin dertlerini dinledik! Geçen hafta Ordu'da fıntık üreticileriyle görüştük. Dünyanın bir numaralı fındık üreticisiyiz ama fındık üreticileri perişan. Tüm para aracılara gidiyor. Kimse kazanmasa bile üretici kazanmalı. Üretimde, fındığı tüketim maddesi olarak kullanan çikolata üreticileri de teşvik edilmeli. Hedefimiz özel bir teşvikiği çikolata ve şeker üreticilerine de getirmek.

Fındık şu anda giderek yabancıların tekeline bırakılıyor. Türkiye'nin önemli bir adım atarak bunu önlemesi gerekiyor. Onlar batıracak ama biz yücelteceğiz FİSKOBİRLİK'i. Biz 14 yıl istemiyoruz. 4 yıl verin biz Türkiye'yi Avrupa'nın bölgenin lideri yapacağız.

GEZİ AÇIKLAMASI

Ve Gezi'nin 3. yıldönümü. İstanbul'da yerel yönetimler fuarımız vardı. Kadıköy'de miting yapacaktık. Taksim'e çıkan binlerce çocuğumuz bize dediler ki o mitingi yapmayın bize Taksim'i açın dediler. Ben de mitingi iptal ettim ve kimse eline CHP bayrağı almadan Taksim'e gidecek dedim. Bunu yaptık. Ben Taksim meydanında zekasını aklını sesini bilgisini kullanan bütün gençlere şükran duyuyorum. Onlar kimsenin vermediği dersi verdiler ve bir diktatöre diz çöktürdüler! Olay 2 ağaç değil binlerce ağaç.

YALAN SÖYLEDİLER

Hiç merak etmeyin yeri geldiğinde direnme hakkımızı da kullanacağız. İki büyük yalan söylediler. Birincisi camide içki içtiler yalanıydı. Kim söylüyor bunu dönemin diktatörü söylüyor. Cuma günü göstereceğim bunları diyor. Araştırdılar taradılar herkesi seferber ettiler, görüntü yok! İçki, içki de yok! Bir ibadet yeri üzerinden gençlere seslendiler. İmam'ı yakaladılar imam dedi ki 'Vallahi de billahi de içmediler'. Sen misin yalan söylemeyen onu da sürdüler. Gençlerin eylemini bitirmek için toplumun en hassas noktasından saldırdılar. 35-40 kişi pusette çocuğunu tutan kadına saldırıyor ve herkes seyrediyor. Böyle bir şey olabilir mi? Adam mı öldürdüler? Güçlü mizah duygusunu bütün dünyaya yaydılar. Farklılık zenginliğimizdir diye niye bakmadınız.

İstanbul'u, İstanbul'un ağaçlarını kutladılar. Bunlar kalkmış Fetih kutlaması yapıyor. Tek bir kare Fatih Sultan Mehmet fotoğrafı yok. Haliç'in sırtında koyun bile otlatmazdı! Fatih çağ açıp çağ kapattı! Bütün dünyanın en önemli liderlerindedir. Gemileri karadan yürütenlerle yürüttükleri malları gemilerle götürenler aynı insanlar değillerdir.

"ANNELER SİZE SESLENİYORUM" 

Bugün parlamentoda bir kanun görüşülecek. Enerji ile ilgili elektrikle ilgili. 1 kilovatsaat elektrik faturaya 41 lira 17 kuruş olarak yansıyor. 52 TL'lik bir elektrik faturasının toplamı 105 TL'dir. Namuslu vatandaş saati doğru gidip fatura ödüyor. Devlet diyor ki dürüst adamda bunu tahsil edeceğim. Birisi kaçırmışsa gider yakalarsın ama namuslu adama bunu niye kesiyorsun! Olay yargıtaya kadar gitti yargıtay da hayır vatandaşatan kayıp kaçak bedelini alamazsın dedi. Şimdi kanunla alacaklar. Her evden küçük küçük alacaklar bu parayı! Kaçak elektriğin bedelini namuslu vatandaşlardan almanın nedeni nedir? Bugün görüşülecek. Arkadaşlarıma söyledim aynı sertlikte Meclis'te muhalefet edeceksiniz! Nereye döndük biliyor musunuz taa antik çağlara! Bütün anneler size sesleniyorum, elektriği siz kullanıyorsunuz. 

Ama size sözüm söz, bu kanunu Anayasa Mahkemesi'ne kadar götüreceğiz.

Bir hükümet darbesi yapıldı saray darbesiyle yeni bir hükümet kuruldu. Hükümet programı açıldıktan sonra Davutoğlu'nun gidiş şifrelerini öğrenmeye çalıştık. Bulduk. 5 tane temel şifre var.

1-Davutoğlu çıktı dedi ki artık şeffaflık yasası getireceğiz. Aman dedik, teşekkür ederiz dedik, çıkarırsan gelip kutlayacağız. Saray'dan gelen zat mal bildiriminin il ve ilçe bazına indirirseniz bu görevi yapacak adam bulamazsınız dedi. Yolsuzluğu bu kadar açıkça ifade eden başka açıklama yok! Yani hep beraber malı götürüyoruz. Doğru diyorsun namuslu adam bulamazsın. Kamu ihalelerindeki yolsuzluğu kaldıracağım dedi ama elinden dilekçeleri aldılar.

2- Davutoğlu çıktı ve 'Halk bize anayasa değişikliği için yetki vermedi' dedi. Bu sistemi çalıştırmaya çalışacağız dedi. Gel buraya gel dediler, eline verdiler dilekçeyi!

Yargıtay, Sayıştay ve Danıştay başkanları Erdoğan'ın davetiyle çay içmeye gittiler. Erdoğan'ın tabiriyle, 'Rize'de çay tahlil etmeye' gittiler. Sonra da Kırşehir'e gittiler. Neden dedik? Protokol dediler. Sizin ne işiniz var orada? Bunlar gazete de mi okumuyorlar? Yargı benim için ayak bağı dedi. Senin ne işin var orada. 'Anayasa mahkemesi kararına uymuyorum, saygı da duymuyorum' dedi. Senin ne işin var orada? Önünde el pençe divan duruyorsun

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 31.05.2016 14:40
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol