25 Mayıs 2016 Çarşamba 11:40
Kılıçdaroğlu'ndan erken seçim açıklaması

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV'de yeni hükümet ve dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin öenmli açıklamalarda bulunuyor.  Dokunulmazlıkların oylanmasında milletvekillerine müdahale ettiği iddialarını yalanlaya Kılıçdaroğlu "Bir milletvekili arkadaşıma müdahale etmiş değilim. Tümüyle milletvekili arkadaşlarımız sağduyu ile hareket etmişlerdir. Genel başkan müdahale etti gibi haberler oluyor ama işin gerçeği bu" dedi.

Başkanlık sistemi tartışmalarına ilişkin kanımızı 'dökmeden getieremezsin' sözlerini tekrarlayan Kılıçdarıoğlu "Olay sistem değil demokrasi ve hukukun üstünlüğü. 'Her şeyi ben yapacağım' diyor. Bunun adına da başkanlık sistemi diyor. Biz de dedik ki böyle bir sistemi bizim kanımızı dökmeden getiremezsin. Her şeyi ben yapacağım derseniz biz de sokağa çıkarız" dedi.

MHP'nin kurultay kararını, partinin iç işleri olduğunu belirten Kılıçdaroğlu "Ortada bir yargı kararı var sa herkesin saygı duyması lazım. Yrgıtay'ın kararıyla belirsizlik ortadan kalktı. Ortada bir gerçek var MHP'nin kurultayı yapılacak" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

Anayasa değişiklikleri konusunda partiler grup kararı alamıyorlar. Dolayısıyla bizde bir grup kararı almadık. Daha önce dokunulmazlıklar kalkacak dendiğinde bizde buyurun getirin kürsü dokunulmazlığı hariç bütün hepsini kaldırabiliriz. AKP, geçici bir medde getirdi, biz buna karşın kedi görüşlerimizi aktardık. Yapılan düzenleme anayasa mahkemesi tarafından iptal edilebilir, sağlıklı bir düzenleme değil, birden fazla sorunu var. Örneğin 20 Mayıs itibariyle geçti 21 Mayıs itibariyle aynı fiili yapan bir milletvekilinin dokunulmazlığı sürecek. Bu tür garabetler var bunlara son verelim dedik. Bir milletvekili arkadaşıma müdahale etmiş değilim. Tümüyle milletvekili arkadaşlarımız sağduyu ile hareket etmişlerdir. Genel başkan müdahale etti gibi haberler oluyor ama işin gerçeği bu.

'Referandum ülkeyi bölerdi'

Referandum ülkeyi bölebilirdi. Parlamentoda sağduyunun egemen olduğunu ve referandum olmadan da bu sorunun bir şekilde çözülmesi gibi bir sonucun ortaya çıkması Türkiye'nin kutuplaşmaması açısından önemli.

Zaten siz müdahale ederseniz milletvekillerine bu doğru olmaz. Örneğin AKP milletvekilleri işi o kadar ileriye götürdüler ki oy kullanan milletvekilinin nasıl oy kullandığını gözetlemek için kulübelerin önünde sıraya girdiler. Kendi milletvekiline güvenmiyor. Üç kupon verdin sana ikisini getirip göstereceksin gibi. Bunlar ahlaki de değil. Biz öyle bir şey yapmadık. Antalya’daki toplantıda milletvekili arkadaşlarıma; ben hanginize telefon ettim oyunuzu şöyle veya böyle kullanın diye. Olması gereken bir anlamda sade bir insanın doğrusu budur dediği bu olayı biz uygulamaya koyuyoruz ama bazı çevreler neden böyle yapıyorsunuz diyor. Demokrasiyi savunacaksak sonuna kadar savunacağız. Kulübenin önünde bekleyen bir milletvekilini partinin tabanı da dışlar.

Dokunulmazlıklar için AYM'ye bireysel başvuru

Biz AYM'ye gitmeyi siyaseten doğru bulmuyoruz. Anayasa'ya aykırılık var mı? Var. 110 milletvekiliyle yapılacak başvurunun reddedilme olasılığı çok yüksek.

Üzerinde bulunduğumuz konu yargının bağımsızlığı. Yargının bu konuda evrensel hukuk kurallarına göre davranması gerekiyor.

Meclis'te bütçe görüşmelerinde bir milletvekilinin, bir teröristin taziyesine gitmesine tepki gösterdi. Teröristin evine taziye ziyareti doğru değil. Hele hele bir terör örgütüne silah taşınması asla kabul edilebilir bir şey değil. Meclis sorun çözme yeridir. Ama şu soruyu da soruyorum bir AKP milletvekili de gitti cenazeye, onun fezlekesi neden yok? Bu savcı kör mü? Birisine fezleke düzenliyorsunuz, diğerine düzenlemiyorsunuz. Böyle çifte standart olmaz.

Ben bireysel olarak AYM'ye başvurmayacağım. Gerekirse gider kendimizi savunacağız.

Çukurca saldırısı

Her gün şehit geliyor. Bir sorumlu bulmak lazımdı. "Anayasa ve dokunulmazlıklar var, terörle mücadele yapamıyoruz" dediler. Bu dokunulmazlıkları gündeme getirerek terörü gölgelediler.  Biz her şehidin hesabını soracağız.

Geçen bir helikopterimiz düşürüldü. Bir Rus füzesi ile düşürüldü. Bazı köşe yazarları belli çevrelerle ilişkileri olan haber bağlamında köşe yazarları ve haberciler PKK’nın elinde bu tür 60’a yakın füzenin olduğu söyleniyor. Eğer gerçekten bu kadar füze varsa bu terör olayının farklı bir mecraya çekilmesi sonucunu doğurabilir. Bütün bunların sorumlusu biz miyiz? 2002'de ülkeyi devraldıklarında terör var mıydı? Ne oldu da terör bu kadar arttı. Polis müdahale etmek istedi, kaymakam müdahalşe etmek istedi ama izin vermediler. Emin olun terörle işbirliği yaptılar. Şehrin ortasında ellerinde silahlarla trafik kontrolü yapacaklar, ses çıkarmayacaksınız. Ondan sonra diyeceksiniz ki "dokunulmazlıklar var ben terörle mücadele edemiyorum" Bu yöntemle terörle mücadele olmaz.

Başkanlık sistemi

Bir ülkenin rejimini o ülkenin tarihi belirler. Biz diyoruz ki güçlü bir parlamenter sistem yapıyorlar. Diyorlar ki 'büyüme olmaz'. Bugün büyük ülkelerde Amerika dışında çoğunluk parlamente sistemde. Olay sistem değil demokrasi ve hukukun üstünlüğü. 'Her şeyi ben yapacağım' diyor. Bunun adına da başkanlık sistemi diyor. Biz de dedik ki böyle bir sistemi bizim kanımızı dökmeden getiremezsin. Her şeyi ben yapacağım derseniz biz de sokağa çıkarız. Demokrasiyi savunmayacaksak neyi savunacağız? Başkanlık sistemi diye nasıl bir sistem getireceklerse önce bir ortaya koysunlar.

Büyükelçi tayin ediyor, parlamento onun elinde. 'Kalkın' diyor her kes kalkıyor. Bu Kuzey Kore modeli. Dünyada alay konusu olduk. Kan dökülecek derken gidip onların kanını dökeceğiz demiyoruz. Siz gelip TOMA'larınızla kanımızı dökeceksiniz döyoruz. Bizi yok etmeden bizi yapamazlar.

Başkanlık sisteminin geçeceğiniz sanmıyorum. Dün sayın Bahçeli karşı olduğunu söyledi. Benzer bir açıklama HDP'den de geldi. Erken seçime her koşulda hazırız. Zaten seçimden sonra hazırlanmaya başladık. Sayın Davutoğlu'nun elinde olmayan nedenlerle kapının önüne konulması tabanda ciddi bir rahatsızlık yarattı. Davutoğlu'na ciddi bir haksızlık yapıldı. Referandumda karşılığını alamayabilirler.

MHP'de kurultay süreci

Bir partinin iç işlerine karışmayı doğru bulmuyorum. Ama ortada bir yargı kararı var sa herkesin saygı duyması lazım. Yrgıtay'ın kararıyla belirsizlik ortadan kalktı. Ortada bir gerçek var MHP'nin kurultayı yapılacak.

CHP'de muhalif kanat

Partimizde herkes herkes genel başkan adayı olabilir. Ama bunun bir kuralı var, tüzüğümüz var. Biz kurultayımızı daha dün yaptık. Bu ortamda tek ses olmalıyız. Bu mücadeleyi böyle örgütlememiz lazım. Birileri 'toplayacağım diyor,' toplayabilir. Hiçbir delegenin oyuna müdahale etmedim. AKP'de bir kişi konuşuyor, herkes dut yemiş bülbül gibi dinliyor. Dikta yönetimlerinde tek seslilik olur. Şuanda böyle bir parti demokrasiyi kendi ülkesine getirebilir mi? Biz bu ülkenin insanı birinci sınıf demokrasiyi hak ediyor diyoruz.

Diktatörlük tartışmaları

Sorun bizim diktatör dememiz değil, davranışlarıyla bize bunu söyletendir. Bir dikta yönetimine doğru gidiyoruz. Türkiye'de özgürlük var diyorlar. Hangi özgürlük basın özgürlüğü mü? Bir ülkenin üniversiteleri susmuşsa oarada özgürlükten bahsedemezsin.













 

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 25.05.2016 11:40
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177