25 Eylül 2016 Pazar 08:40
Kılıçdaroğlu: Masumlar hedefte

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, FETÖ ile mücadelede hükümetin 17-25 Aralık’ı milat gösterdiğini belirterek, asıl miladın 25 Ağustos 2004’te alınan MGK kararı olması gerektiğini söyledi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş’ta genişletilmiş il başkanları toplantısına katıldı. Toplantı açılışında konuşan Kılıçdaroğlu’nun mesajları ana başlıkları ile şöyle: Şehitlerin sorumlusu kim?: 14. yılın sonunda Türkiye darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı. 240 demokrasi şehidimiz var. Bu şehitlerimizin sorumlusu kim, memleketi darbe noktasına kim taşıdı, neden demokrasisi gelişmiş ülkelerde darbe olmuyor, neden bizde oluyor. Eğer tam demokrasiyi, barışı, huzuru getirmezseniz, darbeye kapıyı aralık bırakmış olursunuz. İstikrar vardı, huzur, barış, tek parti yönetiyordu, bu darbe neden geldi? Ne istediler de verdi: FETÖ terör örgütü diye konuşuyorlar, iyi de bunu kim getirdi, “ne istediniz de vermedik...” Onlar ne istediler de sen verdin, daha bu sorunun yanıtını almış değilim. Buna yanıt alıncaya kadar soracağım.

Karşı darbe algılanır: OHAL’in faturasını öğretmenler ödedi. Neden çünkü sendikalı. Sendikalı olmak ne zamandan beri suç? Üniversite hocaları fatura ödedi. Hangi üniversite hocası çıktı, darbe yapmaya kalktı, biri çıktı Adil Öksüz, onu da serbest bıraktılar zaten. Çok ağır bir tabloyla karşı karşıyayız, gazetecilerin ne günahı var, hepsi hapiste. Başbakan’a da söyledim, böyle yaparsanız darbeyi dünyaya anlatamazsınız, tam tersi karşı darbe yaptınız diye algılanır. Devlet nasıl soyulur: 17-25’ i milat aldık diyorlar. Ne oldu 17- 25’te? Bir hükümet bir devleti nasıl soyar onu gördük, onu öğrendik. Hangi bakanın çocuklarının evinde para sayma makineleri çıktı, kimin evinde ayakkabı kutusu çıktı. İntikam alıyorsunuz, benim yolsuzluğumu neden ortaya çıkardın diye. Böyle bir şey olmaz. Milat 2004: Eğer milat konulacaksa, 25 Ağustos 2004 MGK kararı.

Diyor ki; Fethullah Gülen konusunu getiriyor, tehlikedir ve bununla ilgili önlem alın diyor. Altında imzası olanlar Tayyip Erdoğan, Hilmi Özkök, Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, Vecdi Gönül, Abdülkadir Aksu, Aytaç Yalman, Özden Örnek, İbrahim Fırtına, Şener Eruygur ve Cumhurbaşkanı olarak da Ahmet Necdet Sezer. Neden bunu örnek almıyorsun, neden illa 17-25, bizim haberimiz yoktu. Senin bal gibi haberin vardı kapı gibi de altında imzan var. Sen imzanı da mı unuttun? Çocuğunu cemaat okuluna göndermiş diye devlet memurlarını işten atıyorlar. Sen izin vermişsin, o da göndermiş. Çocuğunu gönderdi diye öğretmeni, kaymakamı, valisinin işine son veriyorsun ama o okuldan mezun olanı bakan yapıyorsun. Neden, gücün garibana yetiyor.

 

 

İstikrarsızlık istikrar oldu

 

Hep istikrarlı bir Türkiye dediler. Ne demek istikrar. Bize istikrar olarak tek parti olsun, koalisyon olmasın, istikrar gelir dediler. 14 yıldır yönetiyolar, Allah aşkına bu memlekete istikrar mı var? Ekonomide rakamlar felaket. Her 4 gencimizden biri işsiz. 14 yıldır yönetiyorsunuz, işsizlik sorununu çözemediniz. Maraşlı Ökkeş mi sorumlusu? Sorumluluğu üstlenen biri olmalı, yoksa o iş yürümez.

 

Vatandaş görevini yaptı

2002’de ekonomik kriz olduğunda eski parayla 6 katrilyon, şimdi 2016’nın Temmuz rakamlarına göre 400 katrilyon. İstikrar diyorlardı tamam. Vatandaşa dediler ki, tek parti iktidar olsun, vatandaştan oy istediler. Vatandaş görevini yaptı, görevini yapmayan iktidardakiler. Son 8 yılda vatandaşın bankalara ödediği faiz 251 milyar TL. Hani faize karşılardı, indiriliyordu faiz. 14 yıldır iktidarsınız, 14 yılda istikrarı getirmediniz de kaç yılda getireceksiniz, istikrarsızlık istikrar haline geldi.

Ne işimiz vardı

Suriye’yle bizim ne işimiz vardı, neden kavga ettik, akan kanın sorumlusu kim? Gittik Suriye’yi karıştırdık, Mısır’la, Libya’yla, Rusya’yla kavga ettik. Sonra gittiler el pençe divan durdular, araya adam koydular, ne olursunuz barışın bizimle dediler, özür dilediler, yavardılar yakardılar. Türkiye’nin itibarıyla oynamaya kimin hakkı var? İsrail’le kavga ettiler, gemi gönderdiler, yanlış yapıyorsunuz dedik. İsrail açık denizde 9 vatandaşımızı katletti. Estiler gürlediler sonra gittiler anlaşma yaptılar. “Bizden özür dile” dediler dilemedi, tazminat öde, ödemem dedi. Şart koştu İsrail. “Davadan vazgeç” dediler, “bunlar emredersin” dedi

Saygıları yok

Jandarma Yarbay Mehmet Alkan... Şehit kardeşinin tabutunun başında isyan ediyor. Hakkında soruşturma açıldı, olabilir. Son KHK ile onu ordudan attılar. Bunların şehitlere de saygısı yok, şehit kardeşini nasıl hangi gerekçeyle ordudan atarsın.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 25.09.2016 08:40
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177