23 Mart 2016 Çarşamba 13:41
'Kentsel gelişim boş levhalar yaratıyor'

E.A. :Tasarımı size ait Public Square projesi İstanbul veya Türkiye’nin diğer şehirlerinde yapılabilir mi? Yapılabilirse kültürel, sosyal ve politik olarak nasıl sonuçlar doğurur?

K.D.: Bu proje için temel aldığımız fikir, hemen her kentle ilgili olabilecek kamusal tartışmalar için müsait bir tür kuluçka, bir sunum aracı yaratabilmek oldu. Bir elde, internetin bireylere etki sağlamak üzere güç ve özgürlük veriyor oluşuna inanıyoruz. Öte taraftan bürokrasi sebebiyle fikirlerin, politik ve kültürel gücün aşırı düzeyde ayrış- tığı görülüyor. Geçici bir kamusal alan yaratmak ve eski kamusal alanlara dayanırken bunu internet ve sosyal medyayla bağlantılandırmak, söz konusu mesafeyi kapatabilmek adına yeni bir tür melez ortaya koymakta. Öte yanda, bu önerme sürekli cep telefonları ve ‘App’ dediğimiz uygulamalar üzerinden yaşadığımız bağımlı sosyalleşme haline de belli bir eleştirel bakış katıyor. Bunlar, hemen tüm büyük şehirlerin maruz kaldıkları mühim sorular. Böyle bir yerleştirme kesinlikle İstanbul veya diğer kentsel alanlara hibe edilebilir.

Dinler arası dayanışma

E.A.: İslami Kültür Merkezi projesinin kavramsal altyapısı nedir?

K.D.: Amerikan Müslüman Gelişim Merkezi (ASMA) tarafından yaratılan bir İslami Kültür Merkezi projesi olan Cordoba Evi, kâr amacı gütmeyen bir New York City yapısı. Bize üç aylık bir araş- tırmadan sonra eriştiler ve kültür merkezine yeni bir tipoloji ve kavramsal çerçeve talebi içinde olduklarını belirttiler. Bunu uygularken ‘Dini Kültür Merkezleri’ (Musevi Kültür Merkezi, JCC veya YMCA) bize bir programla geldi. Ayrıca tarihsel İslami Kültür Merkezleri - Küllliye’lerden de oldukça etkilendik. Külliye’nin yatay / kamusal yapısı, bizim de hareketli, açık ve misafirperver bir kamusal merkez yaratmamızda etkili oldu.

Bu uğurda programlar üretirken, iki temel kriteri esas aldık. Her birimiz belli bir giriş imkânı doğrultusunda programı yatay dağıtmaya giriştik. Geniş toplanma alanları temelin hemen yanına konumlandırıldı. Kamusal programlar merkezde, hedef alanlarsa çatıda yoğunlaştı. Programlar, ayrıca bu kapsamda ‘kapalı’ ve ‘açık’ olarak oluşturuldu. Açık programlar kamuya mü- sait yapılandırılırken, kamunun birbirinden ayrıştırıldığı bir ihtiyaç gözetilmedi, kamusal rampanın uzantısı olarak, görüş alanı çevresine teğellendi.

‘Talihsiz bir rota’ 

E.A.: AKM, Emek Sineması, Narmanlı Han ve Cercle d’Orient ile türlü sinema salonlarının ‘restorasyon’ ve yı kımlarından geçilmiyor. Pasif mimari politika denebilir mi buna?

K.D.: Türkiye’de eski binaların ve komşu mahallelerinin yıkımı üzerinden kentsel gelişim eğilimi var ki, bir nevi boş levha (tabula rasa) yaratmaya yol açıyor; bunun özü de şu: Kapitalizm sonrası alanlar için talihsiz bir rota üreten, geniş, jenerik ve ticari alanlar yaratma gayesi.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 23.03.2016 13:41
Anahtar Kelimeler:
HaberHaberlerKültür-Sanat
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol