11 Ağustos 2016 Perşembe 02:41
‘Kanserle dans et’

Kanser, birçok kişiyi korkutan hastalık olsa da hastalığı yenmede en önemli faktörlerin başında moral ve hayata pozitif bakmak geliyor. Babasına kanser teş- hisi konulduktan sonra hayatını kanser hastalarının mücadelesine adayan ve birçok hastanın hayata tutunmasına yardımcı olan Kanserle Dans Derneği kurucularından Esra Ürkmez, “Biz hastalığın her aşamasında pozitif olmanın olumlu etkisine inanıyoruz, bu işi bir savaş olarak görmek, bir yenen bir yenileni kabul etmektir. Oysa bu uyumla yapılan bir danstır” diyerek, hastalıkla mücadelede en önemli etkenin moral olduğunu bir kez daha yineliyor.

Ürkmez ile Kanserle Dans Derneği’nin kuruluş sürecini, ailesinin yaşadıklarını, moral faktörünün hastalığı yenmedeki etkilerini ve daha birçok konuyu konuştuk. ABD’de yaşayan Ürkmez, sorularımızı şöyle yanıtlıyor:

‘Kocaman aile olduk’

Kanserle Dans Derneği nasıl kuruldu?

Babama, Hüseyin Avni Ürkmez’e 2011 Eylül ayında pankreas kanseri teşhisi konmuştu. ABD’de yaşadı- ğım için ailem babamın hastalığını benden saklamış. Şüphelerim ve zorlamalarım üzerine, Ekim 2011’de telefonda teşhisin yalnızca ‘kanser’ olduğunu söylediler. Bana deseler ki baban pankreas kanseri, iki çocuğumu bırakıp o akşam uçağa atlar gelirdim. Hastalığı duyunca önce internet araştırmalarını Türkçe yapmaya çalıştım. Ama bilgi bulmak o kadar zordu ki İngilizce aramaya baş- ladığımda bütün kapılar açıldı: ‘İlaçlar nedir, yan etkileri, ne yemesi gerek, ne yememesi gerek, neye dikkat etmeli, biz yakınlarını bekleyenler neler...’ Ama babamı, paşamı birkaç ay içinde kaybettik. O süreç boyunca her duygumu, inişimi çıkışımı, çaresizliğimi Facebook sayfamda paylaştım. Notre Dame de Sion Lisesi’nde çok samimi olmadığım bir arkadaşım, San Francisco’da yaşayan Ebru Tontaş, sürekli bana bu süreçte destek oldu. Babamın kaybından sonra, onun babasına kanser teşhisi konulunca, ‘Esra, destek sırası sende’ dedim. Yani aslında bizi bir araya getiren, babalarımızdır. Bir de bir şekilde yardım etme isteğimiz... Yapamazsınız denileni, dünyanın öbür ucundan yapabileceğimizi göstermek, pes etmemek. Gönlünüzü içten ortaya döktüğünüzde açılmayan kapı yok. O kadar güzel insanlarla yolumuz kesişti ki, Türkiye’nin her ilinde takipçimiz, destek verenimiz, gönlünü ortaya koyanımız oldu. 3 sene içinde bu güzel insanlar, gönüllü sağ- lık çalışanlarımız, bağışçılarımız sayesinde çok hızlı büyüdük, kocaman bir aile olduk.

‘Savaş olarak görmemeliyiz’

Neden kanserle dans derneği adını seçtiniz?

Hastalığın her aşamasında pozitif olmanın olumlu etkisine inanıyoruz, bu işi bir savaş olarak görmek, bir yenen bir yenileni kabul etmektir. Oysa bu uyumla yapılan bir dans. Doğru ayakkabı, doğru müzik ile; yani doğru bilgi ve psikolojik destek ile bu dansta partnerinizi yerine oturtmanız mümkün.

Hedefleriniz nedir?

ABD’deki hasta derneklerinin yapmış olduklarını Türkiye’ye adapte ederek, derneklerin sağlık çalışanları, hastalar arasında köprü olmasını amaçlıyoruz. Tedavinin hasta odaklı hale gelmesi, ileride hastaların politika değiştirecek ses olması, hasta savunulucuğu, gelecek 3 yıl içindeki hedeflerimizden. Soru soran ve tedavisinin bir par- çası olan bilinçli hasta olmalarını istiyoruz. Bu dans el ele verilerek yapı- lacak bir dans; sağlık çalışanlarımız, hasta ve hasta yakınlarımız beraber yürüttüğümüz takdirde anlamlı. Belki size inandırıcı gelmeyecek ama biz gönüllü ekip ve yönetim olarak her gün birçok hastamızın takibindeyiz. Bir insana bile faydamız dokunursa ne mutlu diye Ebru ile başlatmış olduğumuz Kanserle Dans ailesi iki damladan kocaman bir okyanusa dönüştü.

‘Pes etmek yok’

Kanser hasta ve yakınlarına önerileriniz nedir?

Öncelikle ‘pes etmek yok’. Kanser ölüm demek değil. Bu süreç inişli çı- kışlı, tam ‘bittim’ dediğinizde elinizden tutmak için Kanserle Dans ailesi olarak göreve hazırız. Herkesin yapabileceği bir şeyler var.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 11.08.2016 02:41
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177