14 Nisan 2017 Cuma 15:21
‘Hayır’ halkın kampanyası

CHP Milletvekili Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un 16 Nisan referandumuna ilişkin “Halk, kendi devletini kurmak için adım atıyor” sözlerini sert bir dille eleştirerek “İş yönetim değişikliğinden rejime, şimdi de devlet kurmanın telaffuz edilmesine geldi. Devlet kurulacakmış, kararlı bir şekilde oraya gidiyormuşuz. Yani bugüne kadar Türkiye halkın devleti değildi, şimdi halkın devletini kuracaklar. Mustafa Kemal’in, Fevzi Çakmak’ın, 1. Meclis’in, Süleyman Demirel’in, Turgut Özal’ın devleti halkın devleti değildi, şimdi sözde onu kuracaklar. Bu sorumsuz bir adamın lafı değil, rejim tartışmasının üzerine geliyor bu ve artık bir özgüvenle bunu ilan ediyorlar” dedi. Baykal, Anayasanın kabulü için referandumda en az yüzde 70 barajı olması gerektiğini belirterek “Yüzde 50 artı 1 dayatmacılıktır, hoşgörüsüzlüktür” dedi.

Eski CHP Genel Başkanı Baykal, katıldığı canlı yayında referanduma eşit koşullarda gidilmediğini söyledi. Evet kampanyasının korkuyla yürütüldüğünü belirten Baykal, “Evet kampanyası devlet ve hiyerarşi kokuyor. Hayır kampanyasının sahibi halk. Bugün Türkiye’de farklı inanç ve düşüncelerden birçok insan kutuplaşmayı aştı. Doğrunun etrafından bir araya gelebiliyor” diye konuştu. Anayasa değişikliği maddelerindeki ‘fesih yetkisi’ tartışmasına ilişkin Baykal, “Anayasa hukukunda bir organa süresi bitmeden ‘sen yoksun kardeşim, ben senin sürene son veriyorum’ demek fesihtir. Fesih yetkisi bir patronajdır ve demokratik başkanlık sisteminde böyle bir yetki yoktur. Bunlar hep uydurma, cevap vermeme ve kaytarma numaraları” dedi.

‘Parlamento çökertiliyor’

Anayasa değişikliğinin öneminin Meclis’in artık cumhurbaşkanı ile ilişkisinin temelden değiştirecek olması olduğunu vurgulayan Baykal, “Meclis’in yetkilerinden bazıları Meclis tekelinde yetki olmaktan çıkıyor. Cumhurbaşkanı kararname yetkisi ile ve bütçe yetkisi ile ortak oluyor. Cumhurbaşkanının bir partinin genel başkanı olması, parlamentonun yarısından çoğunu eliyle yazan bir cumhurbaşkanı var demektir. Yasamanın yarısını eğer yürütme yazıyor ise yasamadan söz edilebilir mi? Parlamentoyu yürütme karşısında çökertiyor bu. Parlamento ne soru sorabilir, ne kararname ile çelişen yasa çıkartabilir” dedi. Baykal bütçe yapma yetkisinin cumhurbaşkanlığına verilmesine ilişkin ise, “Kişisel hegomonya bütün ülkeye yerleşecek. 700 katrilyonluk bütçeyi tek kişi yapacak. Meclis’e gelecek sözde ama genel başkan olduğu için tıpış tıpış kabul edecekler. Kabul etmesin de göreyim. Davutoğlu o kadar oy aldı ama bak şimdi yok” dedi.

Referandum tartışmaları ile birlikte Türkiye’nin durumunu “Bir tünelin içindeyiz, tünel giderek daralıyor ve karanlıklaşıyor” diyerek değerlendiren Baykal, “Bu iş o kadar kolay değil. Toplumsal tedirginlik herkese egemen oldu. Gazeteci yazamaz oldu. Bir otosansür anlayışı var. Tek adam rejimlerine bakın hiçbirinin sonu iyi değil. Devletin tapusu millette siz bu tapuyu nasıl verirsiniz. Mübarek’in başına gelen, Esad’ın, Saddam’ın başına gelenlere bakın. Her seçimi kazandılar ama bir yere kadar. Eskiden cuma selamlığında Padişahın yüzüne mağrurlanma padişahım diye bağırılırdı. Şimdi ağzına alabilir mi bunu kimse. Demokraside seçimi kazanmak çok onurlu bir şey ama daha onurlusu seçimi kaybedip halkın arasında onurlu dolaşabilmek” dedi.

‘Bir hazırlığın parçası’

Baykal, MHP lideri Bahçeli’nin “Eyalet sisteminden söz eden benim danışmanım olsa görevinden alırım” diyerek tepki gösterdiği Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Şükrü Karatepe’nin sözlerine ise “Danışmandan şikâyet edip görevden al demenin bir anlamı yok. Olay danışman olayı değil. Bu bir hazırlığın parçası. Anayasa değişikliğinin de içinde bu. Cumhurbaşkanı kararname ile bir sabah eyaletleri ilan edebilir. Devletin bölünmesinin düğmesine basan bu referandum olacak. Son umut millet” dedi.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 14.04.2017 15:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol