21 Mayıs 2016 Cumartesi 00:01
Hakkari'ye sırtımı dönmeyeceğim

Muhammed Cemal Demir’in, Hakkâri’nin bir dağ köyünde başlayıp, halen Bahçeşehir Üniversitesi’nde devam eden hayatı, bir başarı öyküsü. Elektrik Elektronik Mühendisliği anadal, Mekatronik Mühendisliği’ni de yandal olarak okuyan Demir, mezun olduktan sonra yurtdışında yüksek lisans yapacak, Türkiye’ye döndükten sonra ise bir yandan kariyerine devam ederken bir yandan da Hakkâri’deki aileler için tarım ve hayvancılık, gençler için de sosyal yaşam ve eğitim üzerine planladığı projesini hayata geçirecek.

Muhammed Cemal Demir’in, Hakkâri’nin bir dağ köyünde başlayıp, halen Bahçeşehir Üniversitesi’nde devam eden hayatı, bir başarı öyküsü. Elektrik Elektronik Mühendisliği anadal, Mekatronik Mühendisliği’ni de yandal olarak okuyan Demir, mezun olduktan sonra yurtdışında yüksek lisans yapacak, Türkiye’ye döndükten sonra ise bir yandan kariyerine devam ederken bir yandan da Hakkâri’deki aileler için tarım ve hayvancılık, gençler için de sosyal yaşam ve eğitim üzerine planladığı projesini hayata geçirecek.

Demir, 19 Mayıs gençlik ekimiz için kendisine sorduğumuz soruları yanıtladı:

- Hayat hikâyeniz nerede, ne zaman ve nasıl başlıyor?

Hayat hikâyem, pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, büyüleyici doğasıyla görenleri kendisine hayran bıraktıran, gönlümüzün sağ alt köşesi Hakkâri’nin bir dağ köyünde başlıyor.

Benim hikâyem Eylül 2011 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel’in verdiği bursla Bahçeşehir Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği programına kabul edilmemle başlıyor.

- İstanbul’a Bahceşehir Üniversitesi’ne geliş hikâyeniz nedir? Burada bir universitede okumayı hayal etmiş miydiniz?

Bahçeşehir Üniversitesi’ne geliş hikâyem Bahçeşehir Üniversitesi mütevelli heyetine beni anlatan bir yazıyı göndermemle başlar. Öncesinde Hakkâri’de lise okuyan boş zamanlarında da derslerin yanısıra ailesine yardım etmekle geçiren bir öğrenciydim. Tercih döneminde yanlış tercih kodu girmem sonucu Bahçeşehir Üniversitesi, Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünün burslu programı çıktı. Maddi imkânların el vermemesi sonucu okuyamazdım. Ben de kendimi gönderdiğim bir yazı ile okul idaresine ifade ettim. Hayalimi renklendirip bana kendimi ifade edebileceğim bir yol açtılar. Şimdi de o yolda hedeflerime doğru yol alıyorum.

- Okul bitince ne yapacaksınız?

Mezun olduğumda, önce üniversitemizin sayısız yurtdışı seçeneklerinden birinden faydalanıp yurtdışında kendimi geliştirmeyi, bu şekilde de yüksek lisansımı tamamlamayı amaçlıyorum. Sonra da tekrar İstanbul’a dönüp öğrendiklerimi kendi okulumda yeni nesillere aktarmayı planlıyorum.

- Hayallerinizin tümüne kavuştunuz mu? Gelecek icin planlarınız neler?

Sanırım en can alıcı soruya geldik. Bana sorarsanız insan hedeflerine ulaşır. Hayaller,mümkün mertebe ulaşılmayacak kadar geniş tutulmalı. İnsan, hayallerine yürürken hedeflerini bir bir gerçekleştirip geride bırakmalı. Ben de çocukluk hayalim olan bölümde, kendimi geliştirme fırsatı bulduğum dolu dolu geçen 5 yılın ardından hedeflerime kısmen ulaşmış bulunuyorum. Geriye dönüp baktığımda, yürüdüğüm bu zahmetli yoldan sonra hangi işi yapsam tam anlamıyla tatmin olurum inanın bilmiyorum ama; öğrenmenin ve öğrendiğini öğretebilmenin tadı başka hiçbir şeye benzemez.

 

Hakkâri için proje

Tabii ki tüm bunların yanısıra, Hakkâri’den çıkıp Hakkâriye sırtını dönenlerin aksine sadece kendim ve kariyerim için çalışmayacağım. Aynı zamanda Hakkâri’deki aileler için tarım ve hayvancılık üzerine,genç nesil içinse sosyal yaşam ve eğitim üzerine planladığım bir projem var. Kariyerimle meşgul iken bir yandan da bu projemi hayata geçirip takip edeceğim.

- Yaşıtlarınıza neler önerirsiniz?

Yaşıtlarımın büyük bir oranının eminim ki halihazırda birer planları vardır. Var ise sonuna kadar peşinden koşmalarını öneririm yoksa da bir an önce en makul şekliyle bir tane oluşturmalarını öneririm. Daha genç veya lise-ortaokul düzeyindeki kardeşlerim içinse, kesinlikle en az bir tane bilgisayar programlamakodlama dili öğrenmek için çabalamalarını öneririm.

 

Eşit fırsat için neler yapılmalı?

Adalet her kes için en temel haktır. Türkiye bir mozaiktir. Farklılıkları dikkate almayan yaklaşımlar beraberinde adaleti getirmez. Bu yönde bu ülkenin çocukları ve gençleri mağduriyet yaşamaktadır. Eğitim süreçlerinde büyük adaletsizler yaşanıyor. Devletin eğitim üzerine daha yaygınlaştırıcı tedbirler alması gerekmektedir. Eğitim çocukluktan başlar. Okul çağındaki bir çocuğun anlayabileceği şekilde eğitilmesi gerekmektedir. Aksi halde zaten ailesinden uzakta olan çocuk, kendini büsbütün farklı bir atmosferde hisseder. Ne yazık ki bu durum da kimlik bunalımlarına yol açmaktadır. Daha çocukluktan eksi bir başlangıçla başlayan bir süreci özellikle ülkenin doğusunda ve güney doğusunda yaşayan gençler süreci lehine çevirme çabasında çoğu kere doğal olarak başarılı olamamakta ve bu zemini oluşturanlara karşı bilenmekte belki de yanlış seçeneklere kayabilmektedir. Yukarda bahsi geçen farklılıkarın dikkate alınarak ve mümkün oldukça çocukların ve gençlerin bireysel farklıklıları gözeten adımların atılması gerekiyor. Sınav süreçlerinin buna göre tekrar düzenlenmesi gerekiyor. İşe yerleştirmelerin bu çerçevede değerlendirilip yapılması gerekiyor.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 21.05.2016 00:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177