31 Temmuz 2016 Pazar 09:20
Gazeteciliği yargı değerlendiremez

Gazeteci Bülent Mumay, iki günlük gözaltının ardından, önceki gece özgürlüğüne kavuştu. Mumay, hakkındaki dosyayla ilgili, “Ben bu kadar zayıfını görmedim. Zaten, zayıf olmaktan başka çaresi yoktu” diyor.

Mumay, FETÖ/ PYD örgütünün medya yapılanması olarak gösterilen listede adını ilk gördüğünde büyük bir şaşkınlık yaşamış. O andan itibaren ‘tutuklanma ihtimalini’ düşenerek, her şeye hazırlıklı olmaya çalışmış. “Adımı o listeye dahil eden beni tutuklayabilirdi de...” diyor. Nezarethane ve savcılık sürecinde, Mumay’ın en çok canını sıkan şey ise adliyede 21 gazeteciyle savcılığın kararını beklerken, kendisi dışındaki herkesin tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmesi olmuş: Tutuklanan diğer isimleri de gazetecilik faaliyetlerinden dolayı değerlendirmek gerekir. Geçmiş dönemde attıkları ’lere bakıp haraket etmek, bizi rövanşist yapar. Rövanşizmin sonu yok. O tartışılan isimlerin o dönem yaptığı işlerin gazetecilik olup olmadığını, mahkemeler değil bizler değerlendirmeliyiz. Bu mesleki etik sorundur.”

 

Akıl almaz bir şey

Mumay, savcılık dosyalarına mesleki deneyimi nedeniyle oldukça aşina. Kendisi hakkındaki dosyayla ilgili şunları söylüyor “Binlerce fezleke, iddianame okudum bu kadar zayıf dosya görmedim. İki, üç tane tweetim, Hürriyet internette çalıştığım dönemde sitede yayınlanmış haberler dosyadaydı. En şaşırtıcısı da yandaş medyada çıkan haberleri önem koymaları oldu. Umut Nöbeti’ne katılmamın haber küpürü vardı. Savcı, “Neden katıldın?” diye sordu. Ben, Özgür Gündem’e baskılara karşı nöbetçi genel yayın yönetmeni kampanyasına katılmak için de başvurdum. Koza İpek Grubu’nun televizyonlarının kapatılmasına da ses çıkardım. Can Dündar ve Erdem Gül için nöbet de tuttum. Bütün bunlar birilerine taraf olduğumu değil, durduğum yerin doğru olduğunu gösterir. Yıllardır karşı çıktığım Fethullahçıların içinde gösterilmek akıl almaz bir şey. Ahmet Şık’ların başına gelen gibi... Biz ‘yansak da dokunacağız’ diyorduk, arkadaşlarımızı tutuklayanlara...”

 

Yalnız bırakıldık

Mumay, yanında olan herkese de teşekkür ediyor. Meslek büyüğü olan ‘abi’ dediği insanların arayıp sormamasına ise sitemli. “Kafasını eğen, görmezden gelen, ‘Fethullahçı derler’ diye aramayan sormayanlar da eleğimizden aşağı düştüler... İçlerinde anlı şanlı meslek büyüklerimiz, abi dediğimiz insanlar da var” diyor.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 31.07.2016 09:20
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol