25 Temmuz 2016 Pazartesi 16:20
Fitch not düşürdü

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings Türkiye’nin uzun vadeli yerel para cinsinden IDR notunu BBB’den BBB-’ye düşürdü. Görünüm “Durağan”da tutuldu. Kurum, not değerlendirme kriterlerinde değişikliğe gittiğini açıkladı. Fitch Rating’s tarafından yapılan açıklamada, ülkelerin, uzun ve kısa dönem yabancı para birimi cinsinden kredi notları ile yerel para birimi cinsinden kredi notları arasındaki ilişkinin incelendiği, bazı kriterlerde değişiklik yapıldığı belirtildi.

Kuruluşun metodolojisindeki bu değişiklik sonucu, içinde Tayland, Kolombiya ve Türkiye’nin de yer aldığı 23 ülkenin yerel para birimi cinsinden kredi notları ve not görünümlerinde değişiklik yapıldı. Bu kapsamda Türkiye’nin de yerel para birimi cinsinden uzun vadeli kredi notu “BBB”den, “BBB-”ye çekilirken, not görünümü ise durağan olarak belirlendi. Fitch’in not basamaklarında “BBB-” kredi notu, yatırım yapılabilir seviye olarak değerlendiriliyor. Uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunda herhangi bir değişikliğe gidilmedi.

Halen Türkiye’nin yabancı para birimi cinsinden uzun vadeli kredi notu da “BBB-” ile “yatırım yapılabilir” seviyede bulunuyor.

 

Risk primi yükselir

Konuya ilişkin değerlendirme yapan Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman, politik riskler gözönüne alındığında Türkiye’nin diğer gelişmekte olan ülkeler ile birlikte yeni bir risk primi (CDS) yükselmesi ile karşılaşabileceğini dile getirdi. Fitch’in Türkiye’nin yabancı para birimi cinsinden uzun vadeli kredi notuna ilişkin değerlendirmesini ise 19 Ağustos’ta yapması bekleniyor.

Fitch’in Moody’s’le Türkiye’ye yatırım yapılabilir ülke notu veren iki kuruluşundan biri olduğunu hatırlatan Şişman, “Eğer kısa vadeli yerli para ve döviz cinsinden borçlanma derecelendirmesini de düşürmüş olsalardı. Moody’s’in yaklaşık beş gün önceki tehditvari not düşürme riskine benzer bir etki yaratabilirdi” dedi.

 

Ne olacak?

‘Fitch’in bu hareketinin etkisi nedir?’ sorusunu da yanıtlayan Şişman, “Türkiye’nin tahvil fiyatları ucuzlarken tahvil faizleri artabilir. Politik riskler gözönüne alındığında Türkiye’nin diğer gelişmekte olan ülkeler ile birlikte yeni bir risk primi (CDS) yükselmesi ile karşılaşabiliriz” dedi. Diğer sonuçlar ise özetle şöyle;

- Finansallaşma döneminin gelişmekte olan ülkelere son dönem getirdiği sermaye çıkışı riski yanında Türkiye’nin politik riskleri devreye sokulmakta olduğu anlaşılıyor.

- Daha pahalı borçlanan Türkiye yüksek yani çift haneli enflasyonla karşı karşıya.

- Merkez Bankası’nın bu koşullarda politika faizinin üst bandını düşürme planı askıya alınabilir.

- Zira faiz düşürmek bu ortamda sermaye çıkışını hızlandırarak ekonomideki borsa ve tahvil faizlerini daha da bozabilir.

- Bu karar dövizde çıkış eğilimini daha güçlendirebilir.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 25.07.2016 16:20
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177