03 Şubat 2016 Çarşamba 06:20
Erdoğan’ı yalanlayan tablo

Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in açıklamaları nedeniyle partiden gelen ‘hain’ benzeri tepkiler ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘o zat’ nitelemesi, muhalif kanat tarafından “Sanki dejavu yaşıyoruz. 2001 yılında AK Parti’nin kuruluş sürecinde gelenekçiler, yenilikçilere aynı tepkileri vermişti. 15 yıl öncesine geri döndük’ diye değerlendiriliyor

AKP’li muhalifler kanadında, son tartışmalarla ilgili olarak şu değerlendirmeler yapılıyor:

15 yıl öncesine geri döndük: FP’nin kapatılmasından sonra partide gelenekçi-yenilikçi ayrımı yaşandığı ve AK Parti’nin kuruluş süreci döneminde yine aynı şekilde benzer tartışmalar yaşanmıştı. Gelenekçiler, Recai Kutan’ın genel başkanlığına karşı çıkan Abdullah Gül’ü destekleyenleri hainlikle suçlamış, bugün Arınç ve Çelik’e yönelik aynı tepkiler o zaman da yenilikçilere gösterilmişti. Maalesef 15 yıl öncesine geri dönüldü, bir ‘dejavu’ yaşanıyor.

Ortak akıl tek akıl oldu:

AK Parti kurulurken, insanlar bu dava etrafında toplanırken yola şu ilkeyle çıkılmıştı: Ortak akıl. Gelinen noktada çıkış noktası kaybedildi, ortak akıl, ‘tek akıl’a dönüştü. Çözüm süreci, terörle mücadele, dış politikada izlenen tutum başta olmak üzere Türkiye’nin geldiği nokta, sürdürülebilir gözükmüyor. Arınç’ın açıklamaları, ‘Artık birilerinin birşey söylemeli, uyarı görevini yapmalı’ anlayışı olarak değerlendirilebilir.

Erdoğan’ın işine gelirse:

Dolmabahçe mutabakatıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi verilmemesi mümkün değil. Erdoğan, neden 28 Şubat’ta mutabakatın açıklanmasından bir gün sonra değil de 20 gün sonra açıklama yaptı. Neden, açıklama yapmak için 20 gün bekledi. Eğer Dolmabahçe mutabakatından sonra gelen tepkiler olumlu olsaydı Erdoğan, bunu sahiplenirdi. Toplumdaki algı olumsuz bir yöne doğru kaydığı ve tam da seçim öncesinde milliyetçi oylardaki kaçışı gördüğü için Erdoğan, böyle bir çıkış yaptı. Erdoğan, işine gelirse sahiplenir, işine gelmezse de reddeder.

Ne yapacaklar?

Son tartışmalardan sonra gözler, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Hüseyin Çelik’in de aralarında bulunduğu muhalif kanadın nasıl bir yol izleyeceğine çevrildi. Edinilen bilgiye göre, muhalifler, şimdilik partiden ayrılma ya da yeni bir oluşum içine girme eğiliminde değil. Erdoğan’ın ‘o zat’ çıkışıyla alevlenen tartışmanın bir süre daha devam edebileceğine dikkat çekilirken, parti yönetiminin tavrının bekleneceğine işaret ediliyor.

HDP: Erdoğan oturma düzenini bile biliyordu

AKP içinde Dolmabahçe fırtınası

Önce eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in, çözüm sürecinde gelinen noktayı sert bir dille eleştirmesi, ardından eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “Dolmabahçe mutabakatını Cumhurbaşkanı biliyordu” açıklamasının üzerine iki isme yönelik yapılan sert eleştiriler ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Arınç için ‘o zat’ nitelemesinde bulunması partideki tartışmayı daha da alevlendirdi.

METİNER: LİDERE, PARTİYE NET

AKP milletvekili Mehmet Metiner, “Arınç’ın kelime cambazlığı yaparak dillendirdiği bu iddia, kendi partisinin liderliğine ve hükümetinin politikasına apaçık ihanet anlamına gelir” dedi. Metiner, Star gazetesinde yayımlanan yazısında şu ifadelere yer verdi: “Bülent Arınç’ın CNN Türk’te Taha Akyol’a yaptığı açıklamalar aslında hazin bir tükenişin ifadesidir. Arınç’ın hedefindeki asıl kişi, AK Parti hareketinin lideri Cumhurbaşkanımız Erdoğan... Adeta şunu diyor Arınç: ‘Çözüm sürecini bozan Erdoğan’dır. Bugünkü sonucun müsebbibi de Erdoğan’dır.’ Bu iddia PKK/HDP canibinin iddiasıdır.” Yazısında Metiner “Ey Arınç, Aydın Doğan’a, HDP’ye ve FETÖ’ye arka çıkan sözlerin gösteriyor ki senin amacın başka. Giyeceğim dediğin avukatlık cübbesini giy ve yeni yol arkadaşlarının imdadına yetiş!...” dedi.

ERDOĞAN: O ZAT DÜRÜST DEĞİL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arınç’ın “Dolmabahçe mutabakatından haberi vardı” açıklamasına Şili’den yanıt verdi. Erdoğan, Arınç için “O zat, dürüst hareket etmiyor” dedi. “Duyunca ciddi manada üzüldüm” diyen Erdoğan, “Konuyla ilgisi olan Yalçın Akdoğan, Efkan Alâ, Mahir Bey (Ünal) var... Ben Dolmabahçe konusunda her üçüne de, ‘Onlarla aynı fotoğraf karesinde olmanız doğru olmaz. Çünkü onları muhatap almak, ciddi manada size zarar verir. Sizler hükümetsiniz, onlar hükümetin muhatabı olamaz’ demiştim. Dolmabahçe’de öyle bir şeyin yapılmış olması, karşı tarafın hadiseyi bir mutabakat gibi lanse etmeye kalkması tabii çok ciddi bir yanlış olmuştur. O zat, benimle çalıştığı zaman içerisinde bunları konuşmamıştır” dedi.

Erdoğan, yeni anayasa çalışmaları ve başkanlık hakkında “330’u sağladıktan sonra, bunu referanduma sunarız” dedi.

Erdoğan, “Obama’ya da Putin’e de şunu teklif ettim: Suriye topraklarının kuzeyinde bir şehir kuralım. Mültecilere biz oralarda konutlar yapalım.”

ÇAKIR BÖYLE GİTMEZ DEDİ

Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CNN canlı yayınındaki sözlerinin ardından hedef haline getirilmesi sonrasında kendisini arayan gazeteci Ruşen Çakır’a gidişattan rahatsız olduğunu belirterek, “Bu böyle gitmez” dedi.

Çakır, “Bülent Arınç hiçbir şekilde geri adım atmıyor, atacağa da benzemiyor. Kazanma şansı olmasa bile Arınç’ın bu ısrarı, AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan iktidarı için bir sorun” ifadelerini kullandı.

Çakır’ın değerlendirmeleri içinde 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de yakın zamanda bir açıklama yapabileceği de yer aldı. Çakır, “Bunun sadece kişisel bir rahatsızlık olduğunu sanmıyorum. Arınç’ın açıklamalarıyla gidişattan memnun olmadığını görüyoruz. Memnun olmadığı hususlar esas olarak demokratikleşme, basın özgürlüğü ve Kürt meselesi olduğunu söyleyebiliriz. Arınç ve Erdoğan’ın tek başına AKP iktidarını kontrol ediyor olmasından rahatsız olan AKP’nin kurucu ağabeylerinin bir araya gelip burada bir şeyleri değiştirme imkânı şu an için kesinlikle yok. Eğer AKP iktidarı net bir şekilde krize girerse bu kişilerin belli bir anlamı olabilir” dedi.

TEKİN YARGIYI GÖREVE ÇAĞIRDI

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, AKP’nin kurmayları Hüseyin Çelik ile Bülent Arınç’ın açıklamalarının önemine işaret ederek TBMM’de bir komisyon kurulması gerektiğini belirtti. Araştırma önergesiyle birlikte komisyon kurulması yönünde teklif vereceklerini kaydeden Tekin, eğer bu iki öneri de hayata geçmezse CHP’nin kendi içinde bir komisyon oluşturacağını anlattı. Tekin, komisyona sunulabilecek önemli belgelerin varlığına da dikkat çekti.

Arınç ve Çelik’in açıklamaları konusunda yargının da harekete geçmesi gerektiğinin altını çizen Tekin, şöyle devam etti: “Savcıların görevi haber yapan gazetecilerle ilgili soruşturma açmak değildir. Türkiye’nin bağımsızlığını tehlikeye sokacak konularla ilgili savcılar devreye girmiyorsa, demek ki bu ülkede savcı yok demektir.” Tekin, “Danışmanlık aynı zamanda doğruları söyleme müessesidir. Yağlama müessesi değildir. Sayın Davutoğlu, her iki danışmanını da doğruları söyledikleri için istifa etmek zorunda bıraktı. Sayın Davutoğlu, bu gidişle sıra sana da gelecek” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 03.02.2016 06:20
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177