24 Haziran 2016 Cuma 19:00
Dilan Kortak'ın ölümüne takipsizlik

 

DAĞDAN EYLEM İÇİN İNDİKLERİ İHBARI


Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü, Kaçakçılık ve Mali Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, 2015 yılı Aralık ayında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü'ne Sancaktepe'de Adil İ.'ye ait eve bazı kişilerin gelip gitmeye başladığı, bu kişilerin dağdan eylem için indiği, aralarında kroki ve keşif kodlarıyla konuşma yaptığı şeklinde ihbarda bulunulduğu anlatıldı.

İhbar üzerine yapılan araştırmada, eve giden şüphelilerden birinin Dilan Kortak olduğu ve terör örgütü propagandası yapmak suçundan arandığı anlatılan iddianamede, ihbarda belirtilen adrese 3 Aralık 2015 tarihinde gidildiğinde polis olduğunun söylenmesine rağmen kapıyı açan kimsenin olmadığı, içeriden seslerin geldiği, kapının zor kullanılarak açılmaya çalışıldığı sırada silah kurma mekanizması sesi geldiği belirtildi. İddianamede, polis ikazı yapılarak eve girildiğinde bir odadan silahla ateş edilmesiyle beraber çıkan çatışmada Dilan Kortak'ın ölü olarak ele geçirildiği belirtildi.


"BİZE CEPHANE GÖNDERSİNLER İYİ OLUR"


Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü'nün raporuna da yer verilen iddianamede, evde çok sayıda mermi kovanı, deforme mermi çekirdeği, tabanca ve fişekleri bulunduğu belirtildi. İddianamede, evde bulunan ve Dilan Kortak tarafından yazıldığı belirtilen bir notta "Merhaba Heval, bize cephane göndersinler iyi olur. Keleş mermisi ve el bombası" sözlerinin yer aldığı anlatıldı.


POLİSTEN NASIL KURTULUNACAĞINA DAİR BELGE


Evde ele geçirilen bir kısım dergi, kitap ve resimlerde PKK-KCK propagandasının yapıldığının belirlendiği ifade edilen iddianamede, operasyon kapsamında şüphelilerden ele geçirilen "takip atlatma" isimli bir belgede ise polis takibinden nasıl kurtulunacağı yönünde ayrıntılı açıklama yapıldığının görüldüğü kaydedildi. İddianamede bir başka raporda ise Kobani olaylarında PKK/KCK terör örgütünün asıl düşmanının Hizbullah terör örgütü olduğu, HDP'nin bu olaylar karşısında olumlu roller üstleneceği ve çözüm süreciyle ilgili daha çok seçenek geliştireceği yönünde bilgilerin bulunduğu anlatıldı.

ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLDÜĞÜNE DAİR BİLGİLER


Operasyon kapsamında yakalanan diğer şüpheliler Adil. İ, Rıdvan B., Cenk O., Neslihan A. ve Cihat B.'nin üzerinden çıkan materyallerin incelenmesinde, terör örgütü elebaşı lideri Abdullah Öcalan'ı, örgüt mensuplarını ve örgüt ideolojisini övücü ve destekleyici nitelikte materyaller bulunduğu anlatılan iddianamede, ele geçirilen raporlarda Marmara bölgesi ve İstanbul'da çalışmalar yürütüldüğü, Sultanbeyi, Sancaktepe ve Çekmeköy'de yoğun kitlenin bulunduğu ve bu kitlenin eğitilip geliştirileceği yönünde çalışmalar yürütüldüğüne dair bilgilere ulaşıldığı belirtildi.


KORTAK'A TAKİPSİZLİK, 5 ŞÜPHELİYE 20'ŞER YILA KADAR HAPİS İSTEMİ


İddianamede Dilan Kortak hakkında, "Silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "çatışmaya girmek suretiyle adam öldürmeye teşebbüs" suçlarından yürütülen soruşturmada, Kortak'ın 3 Aralık 2015 tarihinde düzenlenen operasyonda ölmesi nedeniyle takipsizlik kararı verildi. 5 şüpheli hakkında ise "Silahlı terör örgütüne üye olma" ve "Terör örgütü propagandası yapmak" suçlarından 8 yıl 6'şar aydan, 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açıldı. Tutuklu 5 şüphelinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.


DİLAN'IN ÖLÜMÜNE TAKİPSİZLİK


Öte yandan operasyon kapsamında çatışma sırasında ölü olarak ele geçirilen Dilan Kortak'ın ailesi tarafından İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi polisleri hakkında "Kasten öldürme" suçundan yapılan suç duyurusu kapsamında yürütülen soruşturmada ise takipsizlik kararı verildi.


"MEŞRU SAVUNMA KOŞULLARI ALTINDA HAREKET ETTİLER"


Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu tarafından verilen takipsizlik kararında, PKK üyesi olduğu iddia edilen Kortak'ın yakalanması için 3 Aralık 2015'te Sancaktepe'de bir adrese emniyet güçleri tarafından operasyon yapıldığı anlatıldı. Takipsizlik kararında, operasyonu gerçekleştiren polis memurlarının meşru savunma koşulları altında hareket ettikleri, kendilerine karşı gerçekleştirilen saldırıyı ortadan kaldırmak amacıyla eylemlerini gerçekleştirdikleri belirtildi. Polisin silah kullanmadan önce ölene karşı duyabileceği şekilde "teslim ol" çağrısında bulundukları kaydedilen kararda, ölenin bu çağrıya uymayarak görevli polislere doğru ateş ettiği, olayda hukuka aykırı her hangi bir eylemin söz konusu olmadığının anlaşıldığı anlatıldı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi polisleri hakkında 'kasten öldürme' suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 24.06.2016 19:00
Anahtar Kelimeler:
HaberHaberlerTürkiye
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177