11 Nisan 2016 Pazartesi 13:40
Devalüasyon kapıya geldi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, seçim öncesi verdikleri vaatlerin hepsini yerine getirdiklerini söylese de, harcamaları artırarak ekonomiyi canlandırma adımları olan bu vaatlerin ekonomik verilere nasıl yansıyacağı önem taşıyor. Ücret artışı, kamu harcaması ve kredi genişlemesini içerdiğinden kriz önlemleri olarak da nitelendirilen bu vaatler, tüketim odaklı olduğundan cari açığı artıracak ve bütçe dengesini bozacak etkiler içeriyor. Öte yandan, seçim öncesinde de oldukça dillendirilen sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak, enflasyonu düşürecek, ihracatı artıracak yapısal reformlardan hâlâ haber yok.

Davutoğlu’nun önceki gün Reform Tanıtım Toplantısı’nda açıkladığı ve yerine getirdiklerini söylediği “Asgari ücretin 1300 TL’ye çıkarılması, seyyanen zamlar, kendi işini kurmak isteyenlere 50 bin TL’ye kadar karşılıksız destek, esnafa 30 bin TL’ye kadar faizsiz kredi imkânı, seracılara 100 bin liraya kadar destek, 18-40 yaş aralığında çiftçilere 30 bin TL’ye kadar hibe desteği, önlisans ve lisans öğrencilerinin burslarında yapılan yüzde 21 artış” gibi vaatler bir miktar daha bütçe açığı pahasına kamu harcamalarının artırılmasıyla gerçekleştiriliyor. Amaç harcamaları artırarak büyümeyi desteklemek. Reformların bütçeye ne kadar yük getireceği ise belirsizlik kaynağı olmayı sürdürüyor.

 

‘Reform yorgunu’

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz eski bir Merkez Bankası üst düzey yetkilisi, “Şu ana kadar yapılanlar genişlemeci maliye politikası. Yani harcamaları artıran birtakım işlemler. Yapısal reformlara ise hâlâ sıra gelmedi. Dolayısıyla önce bu döneme kadar yapılanların sonuçlarını kamuoyuyla paylaşmaları gerekir. Neredeydik nereye geldik ve eski yerimizden yeni yerimize gelinceye dek ne kadar masraf yaptık, ne kadar araştırma yaptık, hangi sektörde neredeydik şu anda bulunduğumuz yer ne şeklinde. Bunlarla ilgili hiçbir açıklama yok. Türkiye reform konuşmaktan yoruldu” dedi.

Merrill Lynch devalüasyon öngörüyor

Bank of America Merrill Lynch’in, EEMEA (Avrupa, Ortadoğu, Afrika) bölgesi ile ilgili yayımladığı haftalık raporda dolar/TL’nin yılın ikinci çeyreğinde 3.30’a çıkacağı öngörüldü. Bu, hazirana kadar en az yüzde 15’lik devalüasyon anlamına geliyor. Kurdaki bu oynaklığın sermaye açığı yüksek olan şirketler başta olmak üzere döviz borçlanmalarını, enflasyonu ve büyümeyi olumsuz etkilemesi bekleniyor. Merkez Bankası hesaplamalarına göre dolar kurundaki yüzde 10’luk bir artış enflasyonda 1.5 puanlık yükselişe yol açıyor.

Merrill Lynch, üçüncü ve dördüncü çeyrekte ise kurun 3.20 seviyesinde olacağını öngördü. Kurum cari işlemler açığının GSYH’ye oranının 2016’da yüzde 5.4 olacağını öngörürken hükümetin Orta Vadeli Plan (OVP) hedefi yüzde 3.9. Merrill Lynch’in yüzde 9.5’lik enflasyon öngörüsüne karşın OVP hedefi yüzde 7.5. Kurum bu yıl yüzde 3.5 büyüme beklerken, hükümet yüzde 4.5 hedefliyor. Hükümet 2016’da bütçe açığının yüzde 1.3’e çıkmasını beklerken, Merrill Lynch’in öngörüsü yüzde 2.2. Bunda kamu harcamalarını artırıcı adımlar etkili olacak.

Kurum, öngörülerini Merkez Bankası’nın yüzde 7.5’lik politika faizini sabit tuttuğu varsayımına dayandırıyor. Merkez, faiz indirimi baskısına yenik düşerse veriler daha da kötü gelebilir.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 11.04.2016 13:40
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol