01 Şubat 2016 Pazartesi 19:40
Demirtaş: Oraları cehenneme çevirdiniz, ne Toledo’su?

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı öncesi parti genel merkezinde gazetecilerin sorulanı cevapladı. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ‘Çözüm süreciyle ilgili masaya tekrar dönüş söz konusu değil’ ve ‘Sur’u Toledo gibi yapacağız’ açıklamalarını değerlendiren Demirtaş, Başbakan’ın hayal dünyasında yaşadığını söyledi. ‘Ülkeyi getirdikleri felaket kıyısını görmemekte ısrar ediyorlar’ diyen Demirtaş, “Masaya dönüş yok ne demek? Masanın Türkiye’ye ne zararı oldu? Şu çatışmaların yarattığı tahribat, masadayken oluşmuş muydu? Masaya dönüldüğü zaman ölümler durmuş oluyor. Bundan rahatsız mı başbakan? Masaya dönüş olmaz demek savaşta ısrar edeceğiz demektir. Bunun sorumlusu niye biz oluyor muşuz? Masa erdemli bir iştir. Surda yaşanan durumun giderek büyüdüğünün farkında değil.” ifadelerini kullandı.

Demirtaş, şöyle devam etti: "Ortada siyasi hezimet var. Bunun faturasını topluma, parlamentoya vermemek için köşe bucak kaçan bir başbakan var. Bütün şehirleri yıktınız, kullanmadığınız silah kalmadı. Kendi emriyle olmuştur. Sanki mevzu bitmiş, Kürt sorunu çözüldü, çatışma bitti şimdi iş imara geldi, oraları Toledo yapmaya geldi. Oraları cehenneme çevirdiniz ne Toledo’su? Başbakan yanlış bir hesap yaptı. Bu işi savaşla, operasyonla çözeceğine inandı, durum daha da kötü hale geldi.”

'ÖCALAN’I DIŞLAYAN ÇÖZÜM SÜREÇLERİNDEN SONUÇ ALINMAZ'

Cizre ile ilgili olarak açlık grevine giren partililerin kendi kararlarıyla bu işe başladığını aktaran Demirtaş, grevin dönüşümlü olarak sürdürüleceğini belirtti. Çözüm sürecinde bundan sonra Abdullah Öcalan’ın yer alıp almayacağıyla ilgili soruya Demirtaş, şu cevabı verdi: “Sayın Öcalan’ı dışlayan o yokmuş gibi davranılan çözüm süreçlerinden sonuç alınmaz. Hükümet bunu bizden daha iyi biliyor. Olası bir çözüm sürecinde dışlanacağını da düşünmüyorum. Herkes etkisini, gücünü bu konuda katkı sunmaya hazır olduğunu çok iyi biliyor.”

'ÇOK VAHİM BİR DURUM'

Güneydoğu'daki operasyonları değerlendiren Demirtaş, "Evrensel hukukun, ülkenin iç hukukunun, yasalarının bu kadar aleni bir şekilde devlet tarafından ihlal edilmesi, AKP hükümetinin talimatları ile devlet görevlilerinin kanun dışı bir pozisyona aleni bir şekilde çıkıyor olması çok vahim bir durum" dedi. 

Ankara'da basın toplantısı düzenleyen Demirtaş, Güneydoğu'daki çatışmaların AKP hükümetinin yanlış politikalarının sonucu olduğunu ileri sürdü. Demirtaş, "Bu durumu eleştirdiğimizde 'kahraman askerimizi, polisimiz eleştirdiler' diye HDP'yi suçlayan bir dil kullanıyor AKP. Sorumlu olarak iktidarı, hükümeti görüyoruz. Polis asker siyasetten emir aldığı için bunlar oluyor. Siyasi sorumluları eleştiriyoruz" diye konuştu.

'HÜKÜMET TBMM'Yİ İŞLEVSİZ KILDI'

AKP'nin, Başkanlık sistemini halka kabul ettirmek için TBMM'yi işlevsiz kıldığını savunan Demirtaş şöyle devam etti:

"Ortada tam bir siyasi basiretsizlik var. Ülke kaosa sürüklenme noktasına getirilmiştir.  'Kamu güvenliği sağlanmadan çözüm olmaz' diyorlar. Kamu düzenini tesis etmek bir görüşmeye, diyaloğa bakar. Bir günde çözülebilir. Neden bunu denemek yerine askeri, polisiye operasyonlar yapıyorsunuz. 'Ben asla teröristle görüşmem, asla şununla, bununla görüşmem' teranesini bırakın, yıllarca görüştünüz. Görüşme olduğu dönemde netice de alınıyordu. Ölümler de yoktu. Türkiye halklarının, asker polis anne- babasının bunu sormaya hakkı vardır."

'KÜRTLER DE TÜRKLER DE VATANI İÇİN ÖLÜR'

Türk toplumunda 'ülkem tehdit altında, vatanım bölünmek üzere, dolayısıyla şehit vermek gerekirse de şehit veririz' diye düşünenler bulunduğunu kaydeden Demirtaş şöyle konuştu:

"Bunu çok iyi anlayabiliyoruz. Biz de bu ülkenin evlatları, yurttaşlarıyız. Tabii ki ülkemiz tehdit altında, efendim düşman saldırısı altında olsa hep birlikte savunalım. Böyle bir durum yok. Kürt sorunu, iç sorunu, demokratikleşme sorunu müzakere ile çözülebilecek bir konu iken, hükümet ısrarla savaşı dayatıyor ve ölümler bu yüzden ortaya çıkıyor diyoruz. İnsanlar vatanı için elbette ölürler. Kürtler de Türkler de vatanı için ölür. Hepimizin ortak vatanı tehdit altında olursa, her birimiz canımızı ortaya koyalım."

'SARAYIN SALTANATI İÇİN KİMSE ÖLMEK ZORUNDA DEĞİL'

AKP iktidarı ve başkanlık için, sarayın geleceği ve saltanatı için hiç kimsenin ölmek zorunda olmadığını kaydeden Selahattin Demirtaş şunları söyledi:

"Kusura bakmasınlar biz canımızı vermeyiz. Böyle bir şey için kimse canını vermez. Mevcut durum budur. Kürt halkı bölünme için değil, bu ülke sınırlarında özgürce yaşamak için bir talepte bulunuyor. Özyönetim de, özerklik de budur. Bölünme değil, birleşme, bütünleşme, eşitleşme bunun üzerinden bir demokratikleşme talebidir. Şimdi bu tartışmayı yasaklayıp her gün büyük ölümler, savaş çatısı altında ülkeyi anayasa tartışmaları ve başkanlığa mecbur bırakacak bir pozisyonda tutuyorlar."

Hükümetin çözüme diyaloğa kapalı olduğunu savunan Selahattin Demirtaş, "Şu anda tek bir kişinin bu ülkede bir rejim değişikliğini anayasal güvenceye almak için uğraşmaktadır. Ülkeyi kurtarmaya çalıştığı falan yok. 14 yıl önceden ekonomi, demokrasi….her şey daha kötüdür" diye konuştu.

'VEKİLLERİN AÇLIK GREVLERİ SÜRECEK'

HDP'li vekillerin açlık grevine ilişkin Demirtaş, "HDP'li vekiller kendi iradeleri ile açlık grevine girdi. Parlamento grubumuzun açlık grevini dönüşümlü bir şekilde durum netleşinceye kadar sürdürmesini önerdik. Başka arkadaşlarımız devralabilirler. Bitmeyecek" dedi.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 01.02.2016 19:40
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177