02 Şubat 2016 Salı 20:00
Demirtaş: Binaların önü tamamen çöktü... Bodrumda 6 cenaze var

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında konuştu.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Cizre’de yaşanan olaylar nedeniyle başlattıkları; kendisi, Osman Baydemir ve Meral Danış Beştaş’ın başlattığı açlık grevini dün itibariyle Nihat Akdoğan, Ahmet Yıldırım ve Çağlar Demirel’in devraldığını söyledi.

Bugüne kadar 7 kentin 20 ilçesinde onlarca mahallede ve toplam 56 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini belirten Demirtaş ise “Toplam 350 gün yasak uygulandı. Bizler bugün bu toplantıyı yaparken Sur ilçesinde 60’ıncı gün, Cizre ilçesinin 51. günü yasak devam ediyor. Nerede ise bir coğrafyanın tamamını kapsayacak şekilde 20 ayrı ilçede aylardır insanlarımız özgürce evinden penceresinden bakamaz hale getirilmiş durumda. Balkona, pencereye çıkamama durumu yaşanıyor.” diye konuştu.

Bölgede vatandaşların artık oturma odasında ve mutfakta aylardır oturamadığını kaydeden Demirtaş, “Banyolar ve evlerin bodrum katı sığınak haline getirilmiş. Top, tank ve roketatar mermisi veya patlayıcı madde evin içine girebilir. Bunların yanında havuz medyasında da 'ya teröristler öldü' ya da 'teröristler sizi öldürdü' diye haber oluyorsunuz. Utanmaz, arlanmaz, ahlaksız havuz medyasının hakaretleriyle karşılaşıyorsunuz. Ölmek de öldürmek de bunların içini soğutmuyor. Cenazenizle uğraşıyorlar. Cenazeniz evin içinde çürüyor, defnetmenize izin vermiyorlar. İnsanlık dışı, ahlak dışı, vicdan dışı bir uygulama. Cumhurbaşkanı'ndan kaymakamına kadar 'artık mevzuata takılmayın' politikasıyla Kürt halkı dram yaşıyor.” ifadelerini kullandı.

Cizre’de bir bodrum katında 6’sı ölü, 31 insanın bulunduğunu kaydeden Demirtaş, “Hükümetin şu anda yalan dediği gerçek durumdur. İlk gün 3 -4 cenaze vardı, şu an 6’ya çıktı. İnsanlara su bile götürülmesine izin verilmedi. 11 kadın 'biz kendi çocuklarımızı almaya gideceğiz' dediler, 100 metre yaklaştılar. Annelerin aktardığı bilgi; binaların ön kısmı tümden çökmüş durumda. 3 gündür oradaki insanlardan haber alamıyoruz. Devlet yetkilileri insansız hava aracı ile izliyor, bize bilgi vermiyorlar. 3 gündür o insanlarla ilgili tek bir bilgi kırıntısı yok. Anneler binanın önüne kadar gitti, polisler bina önünde anneleri gözaltına aldı. Bina önüne kadar polisler gidiyor ama ambulans gidemiyor. Bilgilerimiz yanlış da olabilir, bunların yanlış olduğunu ortaya çıkarabilecek bir şeyler yapın. Gönüllü sağlıkçılar yolda İdil Midyat’ta durduruldular. Biz yalan söylüyorsak orada öyle bir şey yoksa bunu ispatlamak 1 dakikalık iş, neden 11 gündür yapmıyorsunuz? Binadan tek bir ateş açıldığına dair tek bir iddia yok. Velev ki orada direnişte olan yaralılar var. Direnişte oluyor olmaması bir yaralıya müdahaledeki ahlaki anlayışı değiştirir mi?” açıklamasında bulundu.

'FRANCO TOLEDO'YU DÜŞÜRDÜĞÜNDE FAŞİZM BAŞLAMIŞTI'

Tarihi dönemlerin muhaliflerin yan yana durmasıyla aşılabileceğini söyleyen Demirtaş, gündemdeki Toledo tartışmalarına değindi. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Sur ve Toledo örneğini tesadüfen vermediğini savunan Demirtaş, "Toledo, İspanya iç savaşında 69-70 gün direnmiş bir ilçe. Toledo düştükten sonra Franco, faşist dikta rejimi başlıyor 1975’e kadar. Ve Toledo, bütün o İspanya direnişinin sembollerinden biri haline geliyor. 1975’te Franco rejimi devriliyor, 1982’de Toledo özerk bir bölgenin başkenti oluveriyor. Yani şu anda Toledo’yu örnek veren Başbakan anlaşılan o ki Franco’ya özenmiş durumda. Çünkü Sur’u düşürüp Toledo yapmak istiyoruz diyorsa ‘ben de Franco olmak istiyorum’ diyor, vay halimize; biri Hitler, öbürü Franco özentisi. Böyle bir dehşetle karşı karşıyayız" diye konuştu.

Olup bitenler karşısında toplumun bütün kesimlerini dayanışmaya çağıran Demirtaş, şöyle devam etti: "Eğer ki bütün bu olup bitenleri Türk halkı da diğer halklar da iyi anlarsa, olup bitenlere ortak ses verme, yan yana durma konusunda basiretli, cesaretli davranırsa, emek örgütleri, sendikalar, meslek odaları, barolar, kadın örgütleri, ekoloji, inanç hareketleri, gençlik hareketleri, siyasi partiler, oluşumlar, platformlar, medya mensupları her yerde daha fazla yan yana durmak zorundayız. Tarihi günlerden geçiyoruz, yarın çok geç kalmış olabiliriz. Franco Toledo’yu düşürdüğünde faşizm başlamıştı, artık yapacak bir şey yoktu. Çok daha uzun sürdü, bedeller ağır oldu."

'ÜLKEMİZİN FRANCO'SUNA İZİN VERMEYELİM'

"Ülkemizin Franco’suna izin vermeyelim." ifadelerini kullanan Demirtaş, "Bugün yan yana gelelim, bugün hep birlikte faşizme karşı direnelim ki çocuklarımız artık daha fazla bedel ödemesinler. Bütün bu olup bitenler, bugünlerde yaşananlar; iç hukukta, uluslararası hukukta ağır suçlardır. Adalet Bakanı vekillerimizi teröristlikle suçluyor ama yarın bir gün devran döndüğünde kim teröristtir kim değil, ulusal ve uluslararası hukukta daha iyi ortaya çıkacak. Açık bir hükumet terörizmiyle yasa dışına çıkarak sivilleri katlederek, mevzuatı da bir kenara bırakıp açık bir şekilde katliamlar yapanlar, zannediyorlar ki sonsuza kadar bu iş böyle sürecek. Hayır, Bosna’da da Libya’da, Lübnan’da da, Ruanda’da katliam yapanlar, bir dönem muktedirken, diktatörken, bütün güç ellerindeyken ‘bütün dünya bize bağlıdır’ gibi düşünenler, günü geldi uluslararası ceza mahkemesinin önünde yargılandılar" diye konuştu.

Diktatörlerin Sudan'da katliam yaptıkları dönemlerde Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin henüz olmadığını hatırlatan Demirtaş, şunları kaydetti: "Bakın yıllar geçti, insanoğlu mücadeleyle Uluslararası Ceza Mahkemesi diye bir mekanizma kurdu ve bütün bu katliamcıları yargılamaya başladı. Bugün bu var, 10 yıl sonra ne olacak bilmiyoruz. Daha ilerisi olacak. Daha ileri yargılama mekanizmaları çıkacak, emin olun."

'BEKİR BOZDAĞ, BİR BAKMIŞSINIZ CEZA MAHKEMESİNİN ÖNÜNDE'

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ı da eleştiren Demirtaş, "Günü geldiğinde işte bu Bekir Bozdağ var ya, bugün atıp tutan, bizi terörist ilan eden, hedef gösteren, bir bakmışsınız, terör örgütlerine yardım yataklık suçlamasıyla ceza mahkemesinin önünde. Olmayacak diye bir şey yok. IŞİD’e El Nusra’ya Ahrar-uş Şam’a giden silahlar… Bunların hepsi gün gelir, mahkemelerin önünde dosyasıyla belgesiyle yargılamaya dönüşür. Zaten bu kadar korkmalarının paniklemelerinin nedeni budur. İktidar elden giderse dosya kabarık. Fakat dosya bu dünyada kabarık da öbür dünyada daha kabarık." ifadelerini kullandı.

'ORADA YAŞAMINI YİTİREN HER İNSAN BİZİM ÇOCUĞUMUZ'

HDP’nin bütün Türkiye’de eşit, adil, birlikte yaşamı korumaya çalışan bir parti olduğunu belirten Demirtaş, “Evet bir Kürdüm. Kürdün dünyasını da, ruhunu da iyi bilirim. Fakat Türk kardeşlerime seslenmek, Türk halkına seslenmek istiyorum. Şu anda olup bitenler asla Türk halkının yararına değil. Türk halkının geleceğini kurtaracak operasyonlar değil. Orada yaşamını yitiren her insan senin çocuğun, benim çocuğum değil. Bizim çocuklarımızdır. Orada yaşamını yitiren Kürt de, Türk de, direnişçi de, asker de, polis de, PKK’lı da, sivil de bizim çocuklarımızdır” diye konuştu.

“Eğer uğruna canını verdikleri saray ve onun iktidarının geleceği, çocuklarımızdan kıymetli ise amenna” diyen Demirtaş, şöyle konuştu: “Böyle düşünen varsa hiç itirazım yok. Her insan canını kıymetli gördüğü bir şey içi feda edebilir buna saygı duyarız. İdealleri olabilir, davası olabilir buna saygı duyarız. Ama davam saraydır ve sarayın iktidarı benim canımdan kıymetlidir diyen varsa lütfen bunu çıkıp açıkça ifade etsin biz vatan için vatanın bölünmemesi için uğraşıyoruz demesin. Öyle bir talep yok ortada böyle bir durum yok ortada. 7 hazirandan buyana bir siyasi darbe var ortada bir Saray darbesi var devrilmiş bir müzakere masası var artık süreç bitmiştir, buzdolabındadır diyen bir siyasi anlayış var ve bütün gerilim ortamından başkanlık adı altında dikta rejimi devşirmeye çalışan zihniyet var. olup bitenleri böyle okuyup görmezseniz yanlışa alet olursunuz. Türk kardeşlerime sesleniyorum, illa AKP’ye isyan edin, oy vermekten vazgeçin anlamında söylemiyorum, olup bitenleri doğru anlayın, yine de kararınızı siz verin.”

'CİZRE’DE BOMBALADIĞINIZ HER APARTMAN İSTANBUL’DA, İZMİR’DE DUYGU KIRILMALARINA YOL AÇIYOR'

Şu anda Cizre’de , Silopi’de Şırnak’ta Hakkari’de yapılanların ve yapılması düşünülenlerin Kürt’ün dünyasında artık derin bir kırılmaya yol açtığını anlatan Demirtaş, “Sur’da yıktığınız her ev, Cizre’de bombaladığınız her apartman İstanbul’da, İzmir’de duygu kırılmalarına yol açıyor. Siz buna sessiz kaldığınız için hükümet bunları yapabiliyor. Sesinizi yükseltmelisiniz. Hayır biz bu ülkede savaş değil barış istiyoruz birlikte yaşamak istiyoruz duygusunu güçlendirmek için yapmalısınız. Türk-Kürt savaşı yok ortada. AKP devletinin Kürtlere burada ve Suriye’de açtığı bir savaş var. bu savaşa kim ortaksa bilmeliki bir vatan savunması yok ortada” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şili’den konuştuğunu, ‘Meclis kürsüsüne teröre alet ediyorlar’ dediğini anlatan Demirtaş, şöyle devam etti: “Bir milletvekilinin ilinden çıkamayan bir milletvekilinin kürsüden telefonla oradaki durumu parlamentoya anlatmak istemesini terör faaliyeti olarak görüyor. Zaten parlamento artık işlemiyor, kapalı, devletin en küçük, en işlevsiz resmi kurumu parlamentodan daha iyi çalışıyor. burası bir millet ve halk kurumu olmaktan çıktı. Artık parlamento işlemeyen bir kuruma dönüştü. Bu hafta kapalı, kıyamet kopuyor her gün cenazeler Türkiye’nin her yerine gidiyor, parlamento bu hafta kapalı, tatilde neden? Ülkenin bu zor gününde bu sorunları konuşmayacaksak, bu maaşlar bize niye veriliyor. Ülke kan gölüne dönmüşken 1 hafta tatil yapacaksak, milletvekilliği de, aldığımız maaş da haram olsun bize.”

‘BENİ BAŞKAN YAPACAKSINIZ BEN SİZİN EN İYİSİNİ ZATEN TIKIR TIKIR YAPACAĞIM’ DİYOR

Artık bir kararın verildiğini başkanlık için ‘ya istikrar ya kaos’ dendiğini hatırlatan Demirtaş, şunları ifade etti: “Ya başkanlık ya kaos. Başkanlık elde edilinceye kadar halkın bunundan fitil fitil getirecekler. Bunun kararı verilmiş durumda. Öyle bir yapacaklar ki, parlamento işlemiyor çalışmıyor devre dışı parlamenter sistem tıkandı, bu görüntüyü uyandırıyorlar. Oysa parlamentoyu çalıştırmak istesek çoğunluk grubu AKP’de gelse çalıştırabileceğiz gelmiyorlar çalıştırmıyorlar. Çünkü Saray parlamentoyu yönetiyor. Şili’ye gitmiş dünyanın öbür ucuna rahat durmuyor oradan buraya karışıyor. Dayanamıyor olur da parlamento bir şey yapar bir şey söylerler diye dayanamıyor. Böyle bir kurumun varlığı onun omuzlarında yüktür. Parlamentoyu bir yük olarak görüyor bakanlar kurulunu ve milleti yük olarak görüyor. Orada tartışılacakmış karar alınacakmış ne gereği var en iyisini ben bilirim diyor. ben zaten millet için en iyisini istiyorum. Ne gerek var seçimlere meclise şuna buna. Beni başkan yapacaksınız ben sizin en iyisini zaten tıkır tıkır yapacağım. Gereksiz parlamento meclis bunları bir aradan çıkaralım diyor. yaptığı bu bunu yapmazsanız savaş büyüyecek diyor. kaos büyüyecek dediği budur. Hiçbir şeyin tartışılmasına izin vermiyor başkanlık dışında.”

'BİRİ HİTLER, ÖBÜRÜ FRANCO ÖZENTİSİ, BÖYLE BİR DEHŞETLE KARŞI KARŞIYAYIZ'

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Sur’un yeniden inşasına örnek verdiği İspanya’nın Toledo örneğinin tesadüfen verilmiş bir örnek olmadığını belirten Demirtaş, “Toledo İspanya iş savaşında 70 gün direnen bir ilçe. Toledo düştükten sonra Franco faşist rejimi dikta rejimi başlıyor 1975’e kadar. Toledo bütün İspanya direnişinin sembollerinden biri haline geliyor. 1975’te Franco rejimi devriliyor, 1982’de Toledo özerk bir bölgenin başkenti oluyor. Şu anda Toledo’yu örnek veren başbakan anlaşılan o ki Franco’ya özenmiş durumda. Çünkü ‘Sur’u düşürüp Toledo yapmak istiyoruz’ diyorsa ben de ‘Franco olmak istiyorum’ diyor. Vay halimize. Biri Hitler öbürü Franco özentisi. Böyle bir dehşetle karşı karşıyayız.” diye konuştu.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, kürsüden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2 yıl önce Osmanlı dönemiyle ilgili "Osmanlı'ya gittikleri zaman Doğu, Güneydoğu'nun, Kürdistan eyaleti olduğunu görecekler. Doğu Karadeniz'in Laziztan eyaleti olduğunu görecekler" sözlerini dinleterek "Böyle bir tutarsızlık olabilir mi? Doğru konuşmayı biliyor bazen. Bozuk saat gibi günde iki defa doğruyu gösterebiliyor. Ne oldu tarih değişti mi 2 yıl içinde. Biz özyönetim özerklik dediğimizde tarihimize en uygun öneriyi yapıyoruz. Osmanlı'da eyalet, özerklik, federasyon sistemi var. Kürt ve Kürdistan halkı içinde federasyon sistemi var. Başkanlığı savunmamak yasak, karşı çıkan ise vatan haini. Bir tek canlı yayına çıkalım. Başbakan ve Cumhurbaşkanı da gelebilir. Noktayla virgül gelsinler beraber tartışalım. Noktalı virgül olsun birlikte tartışalım. Kim ikna ediyorsa gelsin tartışalım" dedi

Bütün bu olup bitenlerin bugünlerde yaşananların iç hukukta ve uluslararası hukukta ağır suçlar olduğunu kaydeden Demirtaş, şunları kaydetti: “Adalet Bakanı vekillerimizi teröristlikle suçluyor ama yarın bir gün devran döndüğünde kim teröristtir kim değil ulusal ve uluslararası hukukta daha iyi ortaya çıkacak. Açık bir hükümet terörizmi ile yasadışına çıkarak sivilleri katlederek mevzuatı da bir tarafa bırakarak açık bir şekilde katliam yapanlar zannediyorlar ki sonsuza kadar bu iş böyle sürecek. Hayır Bosna’da da, Libya’da, Lübnan’da, Ruanda’da katliam yapanlar bir dönem muktedirken diktatörken bütün güç elindeyken bütün dünya bize bağlı diye düşünenler günü geldi uluslararası ceza mahkemelerinde yargılandı. Onlar bu katliamı yaparken Sudan gibi yerlerde uluslararası ceza mahkemesi henüz yoktu. Bakın yıllar geçti insanoğlu mücadele ile uluslararası ceza mahkemesi gibi bir mekanizma kurdu ve bütün bu katliamcıları yargılamaya başladı. Bugün bu var 10 yıl sonra ne olacak bilmiyoruz. Daha ileri yargılama mekanizmaları çıkacak. Günü geldiğinde işte bu Bekir Bozdağ var ya bugün atıp tutan bizi terörist ilan eden hedef gösteren bir bakmışsınız terör örgütlerine yardım yataklık suçlaması ile ceza mahkemesi önünde. Olmayacak diye bir şey yok. IŞİD’e El nusra’ya giden silahlar bunların hepsi gün gelir mahkeme önünde dosyasıyla belgeleriyle yargılamaya dönüşür. Zaten bu kadar korkmalarının paniklemelerinin nedeni budur. İktidar elden giderse dosya kabarık. Dosya bu dünyada kabarıkta öbür dünyada daha da kabarık. Burada yırttınız orada nasıl yırtacaksınız orada nasıl kurtaracaksınız. İnancınız varsa eğer Saray’dan korktuğunuzun yarısı kadar Allah’tan korkuyorsanız bilmeniz lazım bunların hesabı sorulacak sizden . Bu dünyada da öbür dünyada da sorulacak.”

Leyla Zana’nın cumhurbaşkanı ile bir görüşme mevzusu olduğunu hatırlatan Demirtaş şunları söyledi: “Aylar önce bir talepte bulunmuştu cumhurbaşkanı da görüşebiliriz dedi. biz de parti olarak görüşmede sakınca yoktur partimiz adına bir randevu talebi değil ama Leyla Zana barış için çırpınan bir siyasetçidir. Kan dursun şiddet dursun diye uğraşan bütün vekillerimiz gibi çaba sarfeden bir siyasetçidir. Görüşebilir umarız bir şey çıkar çok umutlu değiliz ama. Görüşmek istiyorlarsa partimiz buna karşı değil. Cevapları gördünüz yok yemin edecekmiş, şunu konuşmayacakmış. İşte budur diyalog anlayışları karşısında köle görmek istiyor. Karşısında biat etmiş talimatla emirle hareket eden biri görmek istiyor. Kimseyi karşısında eşit olarak görmek istemiyor. Böyle birşeyi kabul etmiyor. Bu yüzden Leyla Zana’ya karşı bu kadar günlerdir hareket yazısı yazıyorlar. ‘Yemin etmezse olmazmış’ niye yemin etmezse barış konuşamıyor mu bu insanlar? Senin sarayda her konuştuğun yemin mi etmiş. Muhtarlar yeminli mi? fukaraları gece gündüz çağırıp beyinlerini ütülüyorsun hepsi yemin mi etmiş. Saraya girmek için yemin şart mı. bir milletvekilimiz bu konuda duyarlı davranacak eleştirileri göze alacak kendine yönelecek bütün o saldırıları göze alacak barış adına bir şey yapmaya çalışacak sen hakaret edeceksin. Leyla Zana yemin eder mi etmez mi kendi bileceği iştir biz saygı duyarız. Bütünüyle de arkasındayız. Bugün çıkar yemin ediyorum dese de cumhurbaşkanı talimatıyla değil parlamento çalışmalarına katılmak için ben yeminimi tekrar ediyorum derse arkasındayız. Hayır asla yeminimi tekrar etmem derse ki zaten bu şekilde ifade etti. ‘Ben eksik yemin etmedim fazla yemin ettim’ diyor. biz yine arkasındayız. Kimin barış kimin diyalog yanlısı olup olmadığı şu basit örnekte net ortaya çıktı.”

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 02.02.2016 20:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol