25 Eylül 2016 Pazar 02:20
Darbeleri ayarlama enstitüsü

İzmir’in 115 yıllık simgesi Saat Kulesi, 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana çalışmıyor. Kule, Konak Meydanı’ndaki “demokrasi nöbetleri” sırasında zarar gördü. O gece kuleye tırmananlar, kulenin denize bakan tarafındaki saatin camı ve kadranı ile ay yıldızlı taşı kırdı. Kulenin dış demir parmaklıkları ve çeşmeleri söküldü, taşları zarar gördü. Olayla ilgili gözaltına alınan 17 yaşındaki V.İ., tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Saatin onarımı için ise Anıtlar Kurulu ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ortak yürüttüğü hasar tespit çalışmasının ardından hazırlanacak rapordan sonra ihaleye gidilecek ve kule tümüyle restore edilecek.

Mekânın belleği: Saat Kulesi

Saat Kulesi ve içinde bulunduğu kamusal mekân, bir asrı aşkın yaşam serüveninde; işgallere, kurtuluşlara, devrimlere, toplumsal birçok dönüşüme, ilk aşklara, buluşmalara tanık oldu. Sonra olarak da darbe girişimine... Kemeraltı’ndan bayram arifesinde alınan “kırmızı papuçlar”, o kuşlu meydana nice bayram sabahlarında iz bıraktı. İzmirlilerin ve şehre yolu düşenlerin en az bir kez anı fotoğrafı çektirdiği bu anıt, Sultan İkinci Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yıldönümü “şerefine” şehrin merkezine 1901’de inşa edildi ve aynı yıl 1 Eylül’de faaliyete geçti. Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’ndeki kayıtlar, kulenin yapımıyla birlikte “kentin toplumsal yapısında önemli bir modernleşme sürecinin” başladığını yazıyor. Saat Kulesi, İzmir’in mimari evriminde ilk çağdaş simge olması nedeniyle de önemli bir yere sahip.

Mimar Pere’nin kalbi, Şair Eşref’in övgüsü

Öyle ki inşası yaklaşık bir yıl süren kule, 1901 yılı boyunda basında yer etmiş ve hatta kulenin sultana sunulmak için yapılmış gümüş maketinden etkilenen hiciv ustası Şair Eşref kule için şiir yazmış. Ahenk gazetesinin 1 Mart 1901 nüshasında yayımlanan şiirde, Şair Eşref şöyle diyor: “Bir su içdim ‘oh’ çekib Eşref dedim tarihini: Mevkiinde oldu saatle bu çeşme pek güzel”. Fransız mimar Raymond Pere tarafından tasarlanan, Konak Meydanı’nın “kalbi” Saat Kulesi, 81 metrekare taban üzerine sekizgen şekilde ve dört basamaklı haç biçimde mermer bir platform üzerine yapılmış, 25 metre yüksekliğinde ve dört katlı. Kulenin platformunda beyaz mermer, diğer bölümlerinde ise kesme taş kullanılmış. Sekizgen platformun dar kenarlarında, dörder küçük sütun üzerine oturan sebiller yer alıyor.

‘Kuşlar sessiz ve ürkekti’

Kulenin hemen yanında yem satan 66 yaşındaki İzmirli Ali bey, “16 Temmuz sabahı işe geldiğimde yıkıldım. Saat kulesi bizim sembolümüz, ona burada gözümüz gibi bakıyoruz. Bu hali, İzmir’e yakışmıyor” diyor. Bir diğer kuş yemi satıcısı Eşrefpaşalı Fatoş hanım da, yaşamı boyunca “İzmir’in saatini” hiç böyle görmemiş, artık “işyerinde” vaktin ne olduğunu ona söyleyen bir saat olmamasından yakınıyor. Fatoş Hanım, darbe girişiminden bir gün sonra işe geldiğinde kuşların dahi “sessiz ve ürkek uçtuğunu” söylüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önündeki banklarda üç eski dostuyla oturan 85 yaşındaki İbrahim amca, 1964’ten beri yaşadığı İzmir’de saati hiç bu durumda görmediğini söylerken, “Bu saat bizim gölgeliğimiz, bu meydanda yıllarımız geçti” diyor.

 ‘İçler acısı bir durum’

Fotoğrafçı Kahraman bey ise 30 yıldır Konak Meydanı’nda çalışıyormuş. Saat Kulesi için milat denilebilecek o geceyi şöyle anlatıyor: “Demokrasi nöbetlerinde böyle oldu. Şu demir kapılar sökülmüştü, saati de patlatmışlar. Burada ekmek parası kazanan biri olarak tahrip olması daha çok gücüme gitti. İçler acısı bir durum.” Konak Çay Bahçesi’nde çalışan 30 yaşındaki Serdar Şaliş de kendini bildi bileli “bayram yeri” deyince aklına gelen ilk yerin Saat Kulesi ve çevresi olduğunu söylüyor. “Demokrasi adına bir şehit varsa o da saat kulesidir” diyen Şaliş, “O gece, eve giderken gördüğüme inanamadım. Sanki herkes öfkesini kuleden çıkarıyordu. Kimileri tepesine çıkmıştı, kimileri kapıları tekmeliyordu. Belki de İzmir’in sembolü olduğu için onu bitirmek istediler” ifadeleriyle tepkisini dile getiriyor.

 

İzmirliler ne diyor?

Saat Kulesi’nin çevresini ve Konak Meydanı’nı dolduran kalabalık, yapıttaki tahribattan genellikle habersiz. “Kuleye ne oldu, saat yerine ne zaman takılacak” diye sorduğumuz birçok yurttaş, durumu ya o an öğreniyor ya da “Çalındı” yanıtını veriyor. Oysaki durum böyle değil; kulenin saati “bazı demokrasi nöbetçileri” tarafından tahrip edilince, yıllardır saatin bakımını yapan usta Feti Pamukoğlu, “evladı gibi DİLEK gördüğü” saati korumaya almış.

 

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 25.09.2016 02:20
Anahtar Kelimeler:
HaberHaberlerTürkiye
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177