02 Nisan 2016 Cumartesi 05:40
Çok sayıda şirket Türkiye'den çıkma kararı aldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’de temasları sırasında ciroları 2 trilyon dolarları aşan dev şirketlerin yöneticileriyle görüşüp Türkiye’ye davet etti. Erdoğan, ABD’li işadamlarına, “Amerikalı yatırımcıların Türkiye’ye bakışlarında biraz ürkek davrandıklarını görüyorum. Bugüne kadar ülkemize yatırım yapıp da pişman olan, hukuka aykırı uygulamalara maruz kalan, kazandığı parayı istediği gibi tasarruf etmekte zorlanan hiçbir işadamı yoktur veyahut parası Türkiye’de kalan yoktur” dedi.

Diğer yandan son bir yılda enerjiden perakendeye, finanstan e-ticarete farklı sektörlerde faaliyet gösteren yabancı şirketlerde adeta yaprak dökümü yaşandı. Pek çok yabancı şirket Türkiye’den çıktı ya da çıkma kararı aldı. Bu çıkış kararlarında büyümedeki düşüş, kurlardaki değişim gibi ekonomik gelişmelerin yanı sıra şirketlerin kendi iç dinamikleri ve küresel stratejileri etkili oldu.

Yaprak dökümü

Türkiye’den çıkış kararı alan Total ve Petrol Ofisi’ni satacağını açıklayan OMV’nin ardından RWE’nin de çıkışı değerlendirdiği konuşuluyor. Norveçli Statoil ise Türkiye irtibat bürosunu 15 Haziran’da kapatma kararı aldı.

Türkiye’ye Limango markasıyla giriş yapan e-ticaret ve perakende devi Otto Group, 30 Mart 2015’te Türkiye’deki faaliyetlerine son verdi. Hemen ardından Groupon faaliyetlerini durdurdu. Türkiye’ye yatırım yapan ilk Rus finansal kurum olan Renaissance Capital Eylül 2015’te küresel daralma planları kapsamında İstanbul ofisini kapatma kararı aldı.

Yunanistan’ın en büyük bankası NBG, Ekim 2015’te Finansbank’ı satarak Türkiye’den çıkma kararını duyurdu. Finansbank Aralık 2015’te Katar Ulusal Bank’a satıldı. HSBC ise geçen yıl küresel küçülme planları kapsamında Türkiye’deki faaliyetlerini durduracağını açıkladı ancak daha sonra bu karardan vazgeçti.

Hedef tutmadı

Doğal sabun ve kozmetik markası Lush, İngiliz mobilya markası Habitat, Danimarkalı lüks dekorasyon markası Bo- Concept, Avustralyalı yapı marketi Baumax da Türkiye’den çıkma kararı alan şirketler arasında yer alıyor.

Türkiye’nin doğrudan yabancı yatırımlar konusunda 2015 sonu için 12 milyar dolar hedefi vardı. Ancak bu hedef gerçekleştirilemedi. Merkez Bankası verilerine göre geçen yıl Türkiye’ye 11.8 milyar doğrudan yabancı yatırım girişi oldu. Bunun bir kısmı da 3.96 milyar Avro’luk 4.5 G ihalesinden geldi.

Verilere göre son 10 yılda Türkiye’ye 129.8 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım girişi oldu. 2006’da giriş rakamı 17.6 milyar dolarken 2007 ve 2008’deki yüksek performansın ardından yatırım girişinde düşüş gözlendi.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

Hükümetin siyasi nedenlerle özel şirket yönetimlerine müdahalesi ihtimalinin, yabancı yatırımcıyı endişelendirdiğine dikkat çeken analistler, hukukun üstünlüğü kavramının yabancılar için çok önemli olduğunu vurguluyor. Kurumların bağımsızlığı hakkında soru işaretleri ve özel şirket yönetimlerine atanan kayyumların güven zedelediğini belirten analistler, yatırımcının Türkiye’yi tercih etme nedenlerinin azaldığına işaret ediyor.

ABD’nin faiz artırımlarını yavaşlatması ile birlikte Türkiye’de de portföy yatırımlarının artacağına dikkat çeken HSBC stratejistleri doğrudan yabancı yatırımlarda ise iyileşme beklemiyor. Stratejistler, sabit getirili yatırımlarda gerçekten reformla yeni hikâye yaratan ülkelerin şansı olduğunu belirtiyor. ABD’li yatırım bankası JP Morgan ise tahminlerin üzerinde gelen rakamlara rağmen 2016 yılı için yüzde 3.3 olan büyüme beklentisini değiştirmedi. Bunda siyasi belirsizlik ve jeopolitik risklerin etkili olduğunu vurguladı.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 02.04.2016 05:40
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol