17 Şubat 2016 Çarşamba 19:00
Cinsel istismara yine ‘rıza’ beraati

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameye göre; 2013 yılında 27 yaşında olan Ş.B, S.S. ile arkadaşlık kurdu ve birkaç kez görüştü. Savcı, Ş.B’nin mağdura çok ısrar ettiğini, görüşmeyi kız çocuğunun istemediğini belirtti. İddianamede, şüpheli ile ayrılmak isteyen çocuğun son kez görüşme teklifini kabul ettiği, S.S. ile evine yakın karanlık bir sokakta buluştukları kaydedildi. Kız çocuğunu taksi ile bir gecekonduya götürdüğü belirtilen iddianamede, Ş.B’nin burada S.S’ye cinsel istismarda bulunmaya çalıştığını, çocuğun karşı çıkması üzerine şüpheli tarafından dövülerek yaralandığı kaydedildi.

SAVCI 36 YIL İSTEDİ

Şüphelinin uyumasından yararlanarak evden kaçan S.S’nin şikayetçi olduğu belirtilen iddianamede, Ş.B’nin suçlamaları kabul etmediği kaydedildi. Çocuğun babasının olaydan 2 ay sonra şikayetten vazgeçtiğini belirten savcı, adli rapora göre mağdurun sağ yanak ve sol elmacık kemiğinde yaralanmalar olduğunu hatırlattı. Cinsel istismar nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulduğunu belirten savcı, şüpheli Ş.B’nin, “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “Çocuğun basit cinsel istismarı” suçlarından 36 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

İddianame kabulü ardından Ş.B’nin tutuksuz yargılanmasına 2014 yılında Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı. İfadesinde suçlamaları reddeden Ş.B, şöyle dedi: “Duygusal bağımız vardı. Olay günü kendi isteği ile arkadaşımın evine geldik. Rızası dışında bir şey yapmadık. Sadece oturup muhabbet ettik. Uyuduğum sırada evden gitmiş. Olay günü kendisi defalarca beni aradı. Kendisini evine bırakmak için almıştım. O saatte eve gitmek istemedi. Dışarıda kalmaması için evime götürdüm. Bana ait 12 bin lira para ve cep telefonumu alıp kaçmış.”

Duruşmada ifadesi alınan S.S, ifadesinde anlattıklarının gerçek olduğunu, başka biri ile nişanlandığı için sanıktan şikayetçi olmadığını söyledi.

‘RIZA BERTİ’

Mahkeme, sanık Ş.B’nin beraatine karar verdi. Mahkemenin gerekçeli kararında olaydan 1 gün sonra verilen raporda mağdurun yüzünün iki ayrı yerinde yaralanma izleri tespit edildiğini, olaydan 2 yıl sonra Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi heyetinin ise ruh sağlığının bozulmadığına dair rapor verdiği belirtildi. Dosyada mağdur S.S’nin ifadesinden başka kanıt bulunmadığını belirten mahkeme, sanığın suçlamayı kabul etmediğini vurguladı. Mağdurun rızası ile sanıkla birlikte gittiğinin açık olduğunu belirten mahkeme, sanığın atılı suçu işleyip işlemediğinin şüpheli kaldığını kaydetti. Aydınlatılmamış olayların sanık aleyhine yorumlanarak hüküm verilemeyeceği kaydedilen kararda, ceza mahkumiyetinin kesin ve açık ispata dayanması gerektiği ifade edildi.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 17.02.2016 19:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177