24 Mart 2016 Perşembe 02:41
Batman Superman'e karşı

John Wayne’den Don Corleone’ye dek Amerikan sineması ikonlarını tıpkı Amerikan tarihi gibi hep ortak bir tarihin referansları gibi sundu.

Batman ile Superman beyaz perde de ünlenmemişlerdi, 1930’larda Detective Comics (sonra DC Comics) adlı çizgi roman dergilerinde hayat buldular. Her ikisi de Ekonomik Bunalım sonrası Beat Kuşağı iyimserliğinin, yenilmezlik düşünün sona erdiği bir ülkenin ürünleriydiler. Yıllar süresince Amerikan pop kültürüne olan etkileri aralarında bir uçurum açtı, günümüze dek uzanan bu rekabet onları Amerikan deneyiminin iki ayrı figürüne dönüştürdü.

Aynı parçanın iki farklı yüzüydüler. Gündüz ve gece. Umut ve düş kırıklığı. İdealizm ve korku. Onlar erkin simgeleriydiler. Yönetmen Zack Snyder, Man of Steel’in (Çelik Adam/ 2013) hüsranlı gişe getirisinin (668 milyon dolar) ardından Batman’le Superman’i ilk kez bir araya getirmeyi tasarladı.

“Bundan daha büyük bir sürpriz ne olabilir ? Man of Steel’in sonunda Bruce Wayne’in çalıştığı gazeteye içi kriptonla dolu bir koli bıraktırabilirdim, bu da Superman’in evreninde Batman’in varlığını kanıtlardı. Daha sonra Superman’in yeni serüvenine Batman’i kötü kahraman olarak yerleştirmeyi düşündüm. Bu kararı verdikten sonra da aklıma başka hiçbir şey gelmedi. Batman, Superman’in çatışacağı en soğukkanlı karakter, öyle değil mi ?” diyor Zack Snyder. Filmde ayrıca Wonder Woman, Aquaman, The Flash, Cyborg’ta var.

Çekim bütçesi 250 milyon, reklam ve promosyon bütçesi 150 milyon dolar olan bu süper prodüksiyonda rüya bir oyuncu kadrosu rol alıyor: Ben Affleck (Bruce Wayne/ Batman), Henry Cavill (Clark Kent/ Superman), Gal Gadot (Wonder Woman), Jesse Eisenberg (Lex Luthor), Holly Hunter (Senatör Finch), Diane Lane (Martha Kent), Amy Adams (Lois Lane), Laurence Fishburne (Perry White), Jeremy Irons (Alfred Perryworth). Adaletin Şafağı, Çelik Adam’dan daha karamsar, daha dramatik, daha politik bir aksiyon–serüven.

Man of Steel, yalnız bir adamın gözünden anlatılan özgün bir öyküydü, Çizgi romanın karanlık, hiper mitolojik içeriğini yansıtıyordu. Superman, vaad edilmiş toprakları arayan, gezegenden sürülen tüm insanların simgesidir. Kripton gezegeninden yerküreye gelen Superman bir yabancı olmasına karşın gerçeği, adaleti, Amerikan değerlerini savunur, etik değerleri ve politikayı önemser.

Yaratıcılarının gözünde o işçi sınıfın şampiyonudur, bir süper proleterdir. Christopher Reeve, Superman’i (1978) dört kez başarıyla yorumlamıştır.

Batman, çocukken ebeveynlerinin öldürülmesine tanık olur. Büyüyünce suça karşı savaşmaya yemin eder. Varsıl, kültürlü, soylu bir aileden gelir. Devlet yalanına ve yozlaşmaya karşı duran bireyin zaferini betimler. Michael Keaton, Val Kilmer , George Clooney’in dışında Christian Bale üç kez Batman’de gizemli bir performans sundu.

Batman’in akıl hocası ve koruyucusu Alfred’in (Michael Caine) söylediği gibi Superman, ABD’nin dünyaya sunmak istediği imajı, Batman ise öteki ülkelerin algıladığı Amerikan devleti imajını temsil eder. Adaletin Şafağı, derin bir politik çatlakla dengesini ve merkezini yitiren günümüz ABD’nin bir portresi mi yoksa ana akım izleyiciye seslenen bir aksiyon–serüven mi?

THY sponsorlu Batman v Superman : Adaletin Şafağı, Cuma günü tüm dünyada ve ülkemizde vizyona giriyor. Filmin dünya getirisinin 800 milyon dolar olması bekleniyor.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 24.03.2016 02:41
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol