17 Şubat 2016 Çarşamba 05:40
Barış diyen yok

İsminin açıklanmasını istemeyen bir Türk Dışişleri yetkilisi AFP ve Reuters haber ajanslarına yaptığı açıklamada, ABD öncülüğündeki koalisyonu Suriye’ye kara harekâtı için iknaya çalıştıklarını açıkladı. Davutoğlu ise Azez’de sivillere saldırı konusunda Rusya’yı suçlamayı sürdürdü, PYD’yi vurmaya devam edeceklerini söyledi.

Ankara’nın tek taraflı Suriye’ye kara harekâtı düzenlemek istemediğini, koalisyonla birlikte hareket etmek istediğini açıklayan yetkili, “Amaç IŞİD, ESAD ve PYD’yi Suriye’den atmak” dedi.

İstanbul’da AFP ve Reuters’a konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir Türk Dışişleri yetkilisi, IŞİD’le savaşan ABD öncülüğündeki koalisyona Suriye’de kara harekâtı düzenlemesi çağrısı yaptı. Suriye’de hükümet güçlerini destekleyen Rus savaş uçaklarından birinin Türkiye tarafından düşürülmesinin yarattığı gerilime PYD’nin askeri kanadı YPG’ye Türkiye’den top ateşi açılması tuz biber ekerken Suudi Arabistan ile Türkiye’nin Suriye’ye karadan gireceği açıklamaları ayyuka çıktı. Böyle bir dönemde gazetecilerle konuşan Türk yetkili, Ankara’nın tek taraflı olarak değil, koalisyonla birlikte Suriye’de kara harekâtı düzenlemek istediğini, amacın IŞİD, Esad ve PYD’yi Suriye’den atmak olduğunu söyledi.

‘Şartlar değişirse...’

“Kara harekâtı istiyoruz. Koalisyon mutabık kalırsa, Türkiye katılır. Türkiye tek taraflı kara operasyonu yapmayacak” vurgusu yapan yetkili, “Ama elbette 10 gün içinde olabilecekleri tahmin etmek güç. Şartlar değişirse bazı seçenekler gündeme gelebilir. Ama şimdilik böyle bir planımız yok” diye ekledi. “Planımız uluslararası koalisyonla birlikte hareket etmek. Koalisyonun iradesi hilafına bir şey yapacak değiliz” diye altını çizen yetkili, “Biz koalisyon ortaklarımıza bir kara harekâtı yapılması gerektiğini anlatıyoruz. Bunu müttefiklerle tartışıyoruz. Kara harekâtı olmadan bu savaşı durdurmak imkânsız. ABD ve Batılı müttefikler de katılmalı” dedi. Suudi Arabistan’ın savaş uçaklarını bu ay sonunda İncirlik Üssü’ne göndereceğini aktardı.

Azez hatti çöküyor

Türkiye’den topçu bombardımanı altındaki YPG’nin, Azez’in alınması açısından kritik önemde olan Tel Rifat’ı almasının ardından Mare’ye de girdiği ileri sürüldü. Ankara, Azez-Mare hattını hem Halep’te desteklediği silahlı gruplar için ikmal hattının kilit noktası hem de doğuda Cerablus’a uzanmasını istediği tampon bölgenin batıdaki başlangıç noktası olarak görüyordu. Ama YPG öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Mare’yi alması kesinleşirse, bu, Azez’e yönelik güney hattının tamamen yok olması anlamına gelecek.

Tek mermi atılmadı

Mare ve Şeyh İsa’daki silahlı gruplar tek mermi bile atmadan çekiliyor. Daha önce SDG’ye bağlı Ceyş’ül Suvvar grubu, Mare için çatışmadan yana olmadıklarını açıklamıştı. Anlaşma kapsamında aralarında Ahrar’uş Şam’ın da olduğu silahlı gruplar, Mare’nin kuzeyindeki Sandaf’a geçecek. Mare’nin alınmasıyla SDG’nin Halep kuzeyinde IŞİD’le olan sınırı genişledi. Cerablus-Minbic-Bab hattı hem doğudan hem de batıdan YPG müdahalesine açık hale geldi. Bu batıdaki Afrin kantonuna ulaşmak için IŞİD cephesinin açılması demek. Hükümet güçleri, Kiffin ve Ahras’ı ele geçirdikten sonra kuzeye ilerleyişini durdurarak, YPG’nin batı-doğu hattı boyunca ilerlemesine izin verdi.

Israr sürerse sert vururuz

Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında son bir haftadaki temas ve ziyaretlerini anlattı. Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit eder duruma geldiğini, Rusya’nın sivillere saldırdığını belirten Davutoğlu, “Rus uçaklarının vurduğu Tel Rıfat ve Azez’in resimlerini gösterdiler. Bomba düşmemiş boş bir alan yok. Bre insafsızlar, ne istersiniz bu topraklardan” dedi.

‘Adice, insanlık dışı’ Rus uçaklarının hedef gözeten akıllı bombaları kullanmadıklarını, nereye attıklarını hesap etmeden bomba tükettiklerini anlatan Davutoğlu, şöyle konuştu: “Azez gibi küçük bir kasabaya 200 sorti yaptılar. Bunu neden yapıyorlar, envanterlerindeki zamanı geçmiş bombaları tüketmek istiyorlar. Hem sivilleri öldürüyorlar hem muhalifleri öldürüyorlar hem de rejime destek oluyorlar. Hem de süresi dolmuş mühimmatı kendi ülkelerinde imha etmek yerine Suriye’de imha etmiş oluyorlar. Bu kadar adice ve insanlık dışı bir plan içindeler.”

Halep’teki çatışmaların hedefinin ateşkes sağlanmadan yardım koridorunun kapatılması ve Suriye’nin kuzeyinde etnik yapının değiştirilmesi olduğunu savunan Davutoğlu, Rusya, Esad güçleri ve PYD’nin IŞİD’e hiç saldırmadığını söyledi.

Davutoğlu, “Bu barbar uçaklar sivil, çocuk ve yaşlı ayrımı yapmadan 8 bin sorti yaptılar. Halep açlığa mahkûm kalsın istiyorlar” değerlendirmesini yaptı.

Davutoğlu, geçen cumartesi gününden bu yana YPG hedeflerinin vurulduğunu, vurulmaya devam edileceğini kaydetti.

Azez’e yönelik saldırılara kesinlikle engel olacaklarını ve karşılık vereceklerini anlatan Davutoğlu, “Mülteci akınına ve katliama izin vermeyeceğiz” dedi. Merkel’e teşekkür etti Davutoğlu, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in uçuşa yasak bölge olması yönündeki tespiti nedeniyle kendisine teşekkür etti. PYD’ye de ağır eleştiriler yönelten Davutoğlu, “PYD özellikle Rusya-Türkiye arasında yaşanan gerilimden sonra Rusya’nın bölgesel planlarının lejyoneri, paralı askeri haline gelerek, Türkiye’ye zarar vermeyi öncelik haline getirmiş durumda. YPG, kesinlikle Kürtlerin temsilcisi değil, Rusya’nın lejyoner, paralı askerleridir. Şu anda DEAŞ bahane edilerek rejim yanlısı olmayanlar etnik bir kıyıma tutuluyor” dedi.


Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 17.02.2016 05:40
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol