22 Eylül 2016 Perşembe 13:00
#bahamasleaks ... Bahama sürprizleri: AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Kroes'un 'iki' yüzü

Dünya, bundan birkaç ay önce çok sayıda lideri koltuğundan eden Panama belgelerinin henüz etkisi geçmemişken güne yeni belgelerle uyandı. İşadamlarından siyasi liderlere, dünyanın dört bir yanından yüzlerce kişinin off-shore hesaplarını ortaya döken dokümanların adı bu kez ‘Bahamalar belgeleri.’ Belgeler, 1990-2016 arasında Bahamalar’da kayıtlı 175 bin 888 şirketle bağlantılı politikacı ve iş insanlarının bilgilerini içeriyor. Ülkenin kurumsal kayıt sisteminden elde edilen 1.3 milyon belge içinde dikkat çeken pek çok isim var. Bu isimler arasında şüphesiz ki en ilginci, vergi kaçakçılığıyla mücadelesinden dolayı ödüllendirilen eski Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Neelie Kroes. 9 Şubat 2010-1 Kasım 2014 tarihleri arasında Avrupa Komisyonu Dijital Gündemden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Kroes, Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve sosyal medya özgürlüğüne yönelik açıklamalarıyla tanınıyor. Ancak Kroes, bilinirliğini daha çok, vergi kaçakçılığına karşı verdiği mücadeleye borçlu.

Ödüllü komiser

Kroes, Kasım 2004’ten Şubat 2010’a kadar Avrupa Komisyonu’nun Rekabetten Sorumlu Üyesiydi. Hollandalı politikacı, Avrupa’yı baştan başa gezerken komisyonun belirlediği kurallar konusunda büyük şirketlere uyarılarda bulunmuş, bu prensipli duruşu sayesinde halkın da sempatisini kazanmıştı. Görevi boyunca sürdürdüğü rekabetçi politika nedeniyle 2004-2010 arasında dünyaca ünlü iş dünyası dergisi Forbes tarafından beş kez ‘Dünyanın En Güçlü 100 Kadını’ arasında gösterilen Kroes, 2008’de de Avrupa Vergi Mükellefleri Ödülü’nü almıştı. Ancak Bahamalar belgeleri aynı yıllarda Kroes’un off-shore bağlantıları olduğunu gösteriyor. Özetle bu ‘prensipli duruş’un ardında saklı bir off-shore şirket var. Belgelere göre Kroes, 4 Temmuz 2000-1 Ekim 2009 yılları arasında Bahamalar merkezli Mint Holdings Ltd adlı şirketin direktörlüğünü yürütmüş. Ancak Kroes’un Avrupa Komisyonu’nda görevdeyken verdiği mal varlığı beyanında, bu şirketle ilgili bir bilgi yer almıyor. Nisan 2000’de kurulan şirket hâlâ aktif. Şirketin faaliyet alanı ise belirsiz.

Lockheed Martin ilişkisi

Halen Bank of America Merrill Lynch ve Uber’in danışmanlığını, Salesforce’un direktörlüğünü yürüten Kroes, o yıllarda Mint Holdings Ltd’nin koltuğunu Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdünlü işadamlarıyla paylaşmış. Şirketin diğer direktörleri arasında Dr. Amin Badr-El-Din (Badreldin) ve oğlu Amin Khaled de var. Öte yandan belgelerde şirketin bağlantılı olduğu görülen Woodland’in direktörü de Amin Badr El-Din.

 

‘İcrada görevi yok’

Peki, kim bu Amin Badr-El Din? Birleşik Arap Emirlikleri’ne silah satışından gelen gelirleri yeniden yatırıma dönüştüren UAE Offsets Group’un kurucusu. UAE Offsets Group, ABD’li silah üreticisi Lockheed Martin ile offset anlaşması yapan bir şirket. Offset anlaşması büyük döviz harcaması gerektiren uçak, askeri malzeme gibi malların, bu malları üreten şirketin getirdiği kolaylıklarla ülkeye girişini sağlıyor. Kroes da Avrupa Birliği Rekabet Komiserliği görevinden önce Lockheed Martin için lobici olarak çalışmıştı. AB Komiseri olarak atandığında ise daha önce bağlantısının olduğu şirketlerle ilişiğini keseceği sözünü vermişti. Hollanda’da iktidarda olan Özgürlük ve Demokrasi İçin Halk Partisi’nin etkili bir üyesi olan 75 yaşındaki Kroes, ICIJ ve medya partnerleri The Guardian, Trouw ve Financieele Dagblad’a yaptığı açıklamada, 2004’te Rekabet Komiseri olduğunda ve daha sonra yaptığı mal beyanlarında bu şirketle ilişkisini gizli tuttuğunu kabul etti.

'Tam sorumlu olacak'

Kroes’un avukatı Oscar Hammerstein da ICIJ’e gönderdiği mektupta, Hollandalı politikacının Mint Investments’da bağımsız yönetim kurulu üyesi olduğunu, icrada görevi olmadığını bu yüzden de bu direktörlüğü kamuoyuna duyurmadığını belirterek “Kroes, özel sektörle karmaşık ilişkileri olduğunu yalanlıyor. Kroes, ICIJ’in sorularının ardından bu konuda Avrupa Komisyonu Başkanı’nı bilgilendirdi ve bunun için tam sorumluluk alacak” dedi. Amin Badr-El Din de ICIJ’e gönderdiği açıklamada Kroes’un direktörlüğünü doğrularken, 2002’de bu görevden ayrıldığını söyledi. Badr-El Din “Eğer Enron’la anlaşma gerçekleşseydi Mint Holdings, Avrupa’nın en büyük enerji şirketi olacaktı. Kıtanın Rusya’ya bağımlılığını azaltacaktı” dedi. Avrupa Birliği Ombudsmanı Emily O’Reilly ise Süddeutsche Zeitung’dan Frederik Obermaier’e verdiği demeçte, kurallar kazara dahi olsa ihlal edildiğinde bunun olumsuz etkilerinin kamuoyunda geniş yankı uyandırdığını ifade ederek Komisyon’dan açıklama beklediklerini, bu alanda şikâyetleri ele alacaklarını belirtti.

 

‘Badr-el Din ile iki iyi dostlar'

Neelie Kroes’un kendisine ihtiyaç duyulduğu için ‘iyi niyet’le şirkette yöneticilik görevini kabul ettiğini belirten avukat Oscar Hammerstein, Amin Badr-El Din’in ise Kroes’un büyük bir dostu olduğunu söyledi. Kroes’un avukatının açıklamasına göre “Hollandalı politikacı 2009 yılına kadar direktörlük görevinde kalmamış. Mint Holdings ABD enerji devi Enron’un varlıklarını satın almak için fon toplamak aracılığıyla kurulmuş. Bu anlaşma ise hiç gerçekleşmemiş.” Enron 2001 yılında büyük bir muhasebe skandalı üzerine iflas etmişti.

 

 

İngiliz bakan da listede

İngiltere İçişleri Bakanı Amber Rudd’un da adı belgelerde iki off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Rudd, bu konu hakkında kendisine yöneltilen soruları ise yanıtsız bıraktı. Belgelere göre İngiliz bakan, Bahamalar merkezli Advanced Asset Allocation Fund Limited ve Advanced Asset Allocation Management Limited adlı şirketlerde yöneticilik yapmış. Rudd, 21 Aralık 1998-22 Aralık 1999 tarihleri arasında Advanced Asset Allocation Fund Limited’in direktörü olarak görünüyor.

Şirketin direktörleri arasında Andrew Dipkin ve Carl O’Connell de var. Bu iki isim dünyanın en büyük fon yöneticilerinden Citco Fund Services’in temsilcileri. İngiliz bakan, Advanced Asset Allocation Management Limitet’te ise 21 Aralık 1998’den 10 Mayıs 2000’e kadar direktörlükte bulunmuş. İki şirket de 1990’larda kuruluyor.

Limited’in adı 2010’da Endurance Absolute Limited olarak değiştiriliyor. Advanced Asset Allocation Management Limited’in adında da değişikliğe gidiliyor. Şirketin yeni adı Brogan Scott Limited oluyor. Off-shore şirketlerin isimleri genellikle para akışının izini kaybettirmek için değiştiriliyor. İngiliz bakanın sözcüsü, ICIJ partneri, Guardian’dan David Pegg’in sorularına verdiği yanıtta Amber Rudd’un siyasete atılmadan önce iş dünyasında bir kariyeri olduğunu söyledi. Ancak sözcü, Rudd’un belgelere göre yöneticisi olduğu şirketlerle ilgili soruları yanıtlamadı.

 

Karayipler’in perdesi: Bahamalar

Bahamalar, Amerika’nın güneyinde çoğunun yüzölçümü 1.5 kilometrekareden küçük 700 adadan oluşan bir milletler topluluğu. Topluluk, yabancı devletlerle bilgi paylaşımında bulunmaması ve gizlilik yasaları nedeniyle ‘Karayiplerin Perdesi’ olarak da adlandırılıyor. Neredeyse yüz yıldır vergi memurlarının radarında olan adalar, 2000 yılında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından kara listeye alındı. Bahamalar, bazı kanunları çıkardığı için 2001 yılında kara listeden çıksa da örgüt, topluluğu 2009’da yine uluslararası standartlara uygunsuzluğu gösteren gri listeye dahil etti. OECD’nin 2014’te Bahamalar hakkındaki son değerlendirmesi, ülkede kara para aklamayı önlemek için uygulanan sistemin uluslararası standartlara uymadığı yönünde. Avrupa Birliği ise 2015’te Bahamalar’ı 30 ülkeyle birlikte ‘işbirliği yapmayan vergi cennetleri’ listesine ekledi.

‘Vahşi ve kirli’

Treasure Islands (Hazine Adaları) kitabının yazarı Nick Shaxson’a göre çoğu vergi cenneti ya Amerika, İngiltere, İsviçre gibi zengin ya da bu ülkelere bağımlı Britanya Virjin Adaları, Bermuda, Cayman gibi küçük ülkeler. Buralar yatırımcısına parasını koruma güvencesi veriyor. Ancak arkasında zengin bir ülke olmayan Panama, Dubai, Seyşeller, Belize, Morityus ve Bahamalar gibi yerler de var. ‘Büyük’ bir ülkenin koruması altında olmayan bu yerler Shaxson’ın deyimiyle ‘daha riskli, vahşi ve kirli’. Özetle ‘kara para’yı kabul etme konusunda off-shore ekosistemindeki diğer ülkelerden daha istekliler. Shaxson, Britanya Virjin Adaları’yla karşılaştırıldığında, kirli paraya gösterdiği tolerans nedeniyle Bahamalar’ın ‘düşük’ bir pazar olduğunu ifade ediyor. Bahamalar yetkilileri ise ICIJ’e yaptıkları açıklamada ülkenin ‘kara paraya tolerans göstermediğini’ ve uluslararası standartlara büyük ölçüde uyduğunu belirtti.

 #bahamasleaks ... İşte Bahama Belgeleri'nde adı geçen 10 Türk şirketi

#bahamasleaks ... Bilal'in gemilerini yapan Yardımcı, Bahamalar’a ‘gönül’den bağlanmış

#bahamasleaks ... Eski Galatasaray yöneticisi Cem Kınay'ın paraları Belize'de mi?

 

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 22.09.2016 13:00
Anahtar Kelimeler:
HaberHaberlerDünya
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177