19 Eylül 2016 Pazartesi 06:21
Aziz Nesin’in bayram vasiyeti tamam

Vakıftaki çocuklar Şevket Özkan’ın evinin bahçesinde

Çatalca’nın Çanakça köyünde bir ev, her bayram bir vasiyetin yerine getirilmesine sahne oluyor. Bu vasiyet, Yazar Aziz Nesin’le inşaat ustaHüseyin Özkan arasındaki dostluğun mirası her ikisi de şu an hayatta olmasa da Nesin’in “çocukları” ve Hüseyin Usta’nın oğlu arasındaki iletişimle sürüyor. Nesin’in, 1970’lerin başında başlayan, fakir çocukların okumasına olanak sağlayacak bir vakıf hayali, Hüseyin Usta’yla yollarını birleştirir. Binbir zorlukla süren vakıf inşaatı boyunca, Hüseyin Usta her zaman Nesin’in yanında yer alır. Kimi zaman atışarak, kimi zaman da birbirlerinin zihninde geçenleri okurcasına bir uyum içinde çalışarak vakfı tamamlarlar. Nesin, zaman içinde Hüseyin Usta’ya öyle büyük güven duyar ki, imzalı boş kâğıtları gözü kapalı kendisine teslim eder ve bankalara, “kâğıtta ne kadar para yazılıysa, eğer hesapta para varsa Hüseyin Usta’ya teslim edilsin” talimatı verir.

İNŞT BİTTİ DOSTLUK SÜRDÜ

Vakfın tamamlanmasının ardından da dostluk sürer; çocukların vakfa gelmeye başladığı seksenli yıllarla birlikte ise Çanakça köyüne bayram ziyaretleri başlar. Nesin, 1995’teki ölümünden önce vakıf mezunları ve öğrencilerine, her bayramda Hüseyin Usta’yı ziyaret etmelerini vasiyet eder. 2009’da da Hüseyin Usta hayatını kaybeder, ama ziyaretler sona ermez. Artık bu dostluğu Nesin Vakfı yöneticisi Süleyman Cihangiroğlu ve Hüseyin Usta’nın oğlu Şevket Özkan sürdürüyor. Kurban Bayramı’nın ilk gününde biz de bu hikâyeye tanık olmak için Çanakça köyüne doğru yola koyulduk. Vakıftan, idareciler, mezunlar ve 30’a yakın çocuk, bayram ziyareti için Şevket Özkan’ın bahçesini doldurmuştu. Hiç kimse yabancılık çekmiyordu bu bahçede. Özkan ailesi de çocuklara her bayram olduğu gibi ev baklavası ve ayran hazırlamıştı. Biz de Cihangiroğlu ve Özkan’ı bir araya getirdik ve bize Aziz Nesin’in hayatında önemli yer tutan bu dostluğu anlatmalarını istedik. Özkan söze başladı; “Rahmetli Aziz Nesin, ‘çocuklarımın bayramda gidecek bir yeri, aile ortamı olsun’ düşüncesiyle bu geleneği başlattı. Umarım benim çocuklarım da bu dostluğu sürdürecek. Babam inşaatın en başından beri Aziz Nesin’in yanındaydı. Ben de ortaokulu terk ettikten sonra inşaata geldim, öyle başladık, 40 yıldır hâlâ vakıftayız.”

Şevket Özkan ve Süleyman Cihangiroğlu 40 yıllık dostluğu sürdürüyor.

KENDİ EVİ GİBİ

dostluğun, Nesin’in bir halk adamı olduğunun en iyi örneği olduğunu söyledi. Zaman zaman küçük didişmelerin de yaşandığını ekledi Cihangiroğlu; “Bir insan ancak kendi evine bu kadar sahip çıkabilir. Bu gördüğünüz evin bile yenilenmesi, Hüseyin Usta’nın ölümünden sonra mümkün oldu. Kendi evine oturup iki çivi çakacak vakti olmadı. Bize bırakılmış bir görev bu. ‘Ben varım ya da yokum, önemli değil. Oraya gideceksiniz, Hüseyin Usta’nın bayramını kutlayacaksınız ve o baklavadan yiyeceksiniz’ diyerek bize miras bıraktı bu ziyareti.” Hüseyin Usta da 2009’da, üstelik vakıfta yaşanan bir sel felaketinin hemen ardından vefat etmiş, vakıf üyeleri, üstleri çamurlu ayaklarında çizmeleriyle ailesini yalnız bırakmamış cenaze töreni sırasında. Özkan, biri işçi, biri yazar iki adam arasındaki dostluğu iki kelime ile açıkladı; güven ve dürüstlük. Ve devam etti: “Babamın Aziz Nesin için en etkileyici tarafı titizliğiydi. ‘On sefer ölç, bir kere yap’ düşüncesiyle işini planlardı babam.” Bunca yıllık dostlukta elbette eğlenceli anılar da var. Cihangiroğlu, şu an kendisinin de kaldığı ve uzun süre Aziz Nesin’in yaşadığı binanın yapılışının böyle bir anısı olduğunu söyledi ve hikâyeyi anlattı; “İlk başta bir ördek kümesi olarak başlamıştı. Ancak Hüseyin Usta akıllı adam, Aziz Nesin’in tavrını da artık anlamış. Bu iş kümesle kalmaz demiş ve betonarme bir inşaat ortaya çıkarmış. Aziz Nesin görünce çok hoşuna gidiyor, üstüne bir kat daha attırıyor, ‘bunun da çatısında güvercinler olur’ diyor. Hüseyin Usta tabii bunların hepsini önceden kestirmiş. O sağlamlıkta yapmış işi. Böylece kümes olarak başlayan inşaat üç katlı bir villaya dönüşüyor.”

HEP BİZİ BEKLERDİ

Bugün Nesin Vakfı’nın yer aldığı binanın aslında yoktan varedilen bir yapı olduğunu söyledi Cihangiroğlu. Hatta kendisi de vakfa geldikten sonra, inşaatın devam ettiği bölümlerde, eğrilen çivileri çekiçle düzeltmekle görevliymiş. Böyle yokluk içinde başlayan bir dostluk her bayram süren bir gelenek halini almış. Bugün ne Aziz Nesin, ne de Hüseyin Usta hayatta, ama Nesin Vakfı’nın Çanakça köyüne, Şevket Özkan ve ailesine yaptığı ziyaretler sürüyor. Son söz yine Cihangiroğlu’ndan; “Buraya geldiğimizde Hüseyin Usta sanki 100 yıldır bizi bekliyor gibi görünürdü. Sanki bu civarda başka eşi dostu yokmuş gibi bizi beklerdi...”

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 19.09.2016 06:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177