30 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
Asla teslim olma

Londra 1912. Kadınlar eşitlik ve oy hakları için yıllar boyunca barışçıl yollarla savaşım vermişlerdir. Fakat istekleri yöneticiler ve hükümetler tarafından görmezden gelinmiştir. Kadınların ekonomik varlıkları erkeklerin denetimi altındadır. Suffragette (Süfrajet) hareketinin lideri Emmeline Pankhurst ulusal boyutta boyun eğmeme çağrısı yapar.

Glasshouse Çamaşırhanesi’nde 7 yaşından beri yarı zamanlı 12 yaşından beri tam zamanlı çalışan 24 yaşındaki Maud Watts çevresindeki bu eylemden etkilenir. Maud’un annesi de aynı çamaşırhanede çalışmış, ağır çalışma koşullarından ötürü genç yaşta yaşamını yitirmiştir. Kocası Sonny, küçük oğlu George’la zor ama mutlu bir yaşam süren, yıllar boyunca erkek işvereni tarafından fiziksel ve tinsel boyutta kullanılan Maud daha fazla bu sömürüye katlanamaz. Çamaşırhanede çalışan erkekler haftada 19 şilin alırken aynı ağır işi yapan kadınlarsa haftada 13 şilin almaktadırlar.

Maud, Süfrajet hareketinin önemli üyeleri eczacı Edith Ellyn, Emily Wilding Davison ve Violet Miller’la görüşmeye başlar. Edith, Violet ve Maud, eylemlerinden ötürü tutuklanırlar, sorgulanırlar, hapis yatarlar, açlık grevi yaparlar. Maud artık kararını vermiş kölelik yerine asiliği seçmiştir.

Kocası Sonny ve çok sevdiği oğlu Georgie’yi yitirme pahasına olsa da asla teslim olmayacaktır sonuna dek direnecektir.

Maud’un bu tinsel yolculuğu süresince ona Dreams (Hayaller) adlı bir roman eşlik eder: ‘Kadın gezgin özgürlük ülkesini aramak için ilerler. Nasıl varacağım oraya? Mantık cevap verir. Sadece tek bir yol var. Emek yığınlarının altından, eziyet ırmaklarının içinden. Başka yol yok. Önceden bağlı olduğu herşeyden koparılan kadın bağırır: Kimsenin erişmediği bu topraklara gidebilmek için ne yapmam gerek ? Yalnızım, tamamen yalnızım. Ve mantık ona dedi ki: Sessizlik, ne duyuyorsun ? Ve o dedi ki: Ayak sesleri duyuyorum’.

Direnişte kendini feda eden Emily Wilding Davison’ın ölümü tüm dünyada ses getirir, tüm dikkatleri İngiltere’deki kadın hakları mücadelesine yöneltir. Bu savaşım binden fazla İngiliz kadının tutuklanmasına neden olur. 1918’de İngiltere’de 30 yaş üstü bazı kadınlara oy kullanma hakkı verildi. 1925’te yasalar annenin çocuk üzerindeki haklarını tanıdı. 1928’de kadınlar eşit oy kullanma hakkına sahip oldular.

Suffragette (Diren) Yönetmen: Sarah Gavron Oyuncular: Carey Mulligan, Helena Bonham Carter, Brendan Gleeson, Anne–Marie Duff, Ben WhishawRomola Garai, Meryl Streep /2015, 102 dakika, BirFilm/ Format: Dvd.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 30.05.2016 06:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177