14 Haziran 2016 Salı 13:00
Anayasa Mahkemesi'nden 'çıplak arama' kararı

Rusya asıllı Albina Alibaeva'ya, 2006 yılında vize süresinin dolması nedeniyle Türkiye'ye giriş yasağı konuldu. Bir Türkiye yurttaşı ile evli olan Alibaeva, ülkesine dönüp soyadını Kıyamova olarak değiştirdi. Bu isimle yaklaşık 30 defa Türkiye'ye giriş çıkış yapan Kıyamova, kendisi hakkında alınan "giriş yasağı" fark edilince 2011 yılında gözaltına alındı.

Kıyamova 18 gün boyunca gözaltında tutuldu. Rusya asıllı kadın, gözaltına kendisine kötü muamelede bulunulduğu ve üst araması için çırılçıplak soyulduğu gerekçesiyle görevliler hakkında şikayette bulundu. Şikayeti inceleyip kabul eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, valiliğe yazı yazarak, ilgili görevliler hakkında ön inceleme yapılmasını ve soruşturma izni konusunda karar verilmesini istedi. Yapılan ön incelemenin ardından görevliler hakkında soruşturma izni verilmedi.

Kıyamova bu karar İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nde itiraz etti. Davacı kadın, itiraz reddedilince Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulundu. Başvuru dilekçesinde, kadının çıplak aramaya tabi tutulması nedeniyle insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiği, Rus uyruklu olduğu için kendisine fuhuş yaptığı önyargısıyla yaklaşıldığı, bu çerçevede ortaya çıkan ayrımcı tutumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddialarına yer verildi.  Rus uyruklu olduğu için ayrımcılık yapıldığı iddiasının başvurucu tarafından kanıtlanamadığına hükmeden Anayasa Mahkemesi, başvurucunun gözaltında tutulmasının da hukuka aykırı bir idari işleme dayanmadığına hükmetti ve başvuruyu bu yönden kabul edilemez buldu.

Bununla birlikte Yüksek Mahkeme, başvurucunun, çıplak arandığı ve kötü muameleye maruz kaldığı iddialarının etkili soruşturulmaması nedeniyle Anayasa'nın 17. maddesinde güvenceye alınan insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verdi. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına ve başvurucuya 5 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.

Kararda, kamu görevlilerinin sık sık şikayet edilme ve soruşturma tehdidi riskine karşı haklarında soruşturma yürütülmesinin belirli bir makamın iznine bağlanmasının hukuk devletinde makul görülebileceği belirtildi ancak soruşturma izni için araştırma yapan ön incelemecilerin soruşturulan kamu görevlileriyle aynı hiyerarşi içinde yer almasının soruşturmanın etkililiği bakımından sorun olabileceğine işaret edildi.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 14.06.2016 13:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177