14 Şubat 2016 Pazar 13:20
'22 Temmuz Davası' yarın başlıyor

 

22 Temmuz Soruşturması'nda tutuklanan aralarında Ali Fuat Yılmazer de bulunduğu eski emniyet mensuplarının yargılandığı davanın ilk duruşması yarın görülecek.  İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin bakacağı dava, İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan büyük salonda görülecek.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 721 sayfalık iddianamede siyaset, iş, medya ve spor dünyasından tanınmış isimlerin de bulunduğu 57 kişi "mağdur" sıfatıyla yer aldı. 209 kişinin "müşteki" sıfatıyla yer aldığı iddianamenin ilk sayfasında "Paralel Devlet Yapılanması İddianamesi" yazması dikkat çekti.

SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?

İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca İstanbul, Tekirdağ ve Edirne İl Emniyet Müdürlükleri bünyesinde bulunan İstihbarat Şube Müdürlükleri'nde telekomünikasyon yoluyla yapılan önleyici istihbarat faaliyetleriyle ilgili olarak iletişimin tespit edilmesi, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesinde usulsüzlükler tespit edildiği ve konusu suç teşkil eden eylemler hakkında tevdi raporları tanzim edilip gönderilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı anlatıldı. Şüphelilerin, 2008 yılından 2013 yılına kadar kesintisiz bir biçimde bu eylemlerini sürdürdükleri ve yasadışı örgütlenme oluşturdukları ifade edildi. İddianamede, şüphelilerin kamuoyunda tanınan belirli ekonomik güce sahip kişileri, basın ve siyaset alanında belirli konumu olan devlet bürokrasisi içerisinde yer alan kişileri, belirli dini toplulukların ileri gelenleri hakkında terör ve organize suç örgütleriyle ilişkilendirerek, bu kişilere ait bilgileri bildikleri halde kişinin gerçek kimliklerini gizlemek veya eksik ya da yanlış bilgi vererek, içeriği itibariyle sahte oluşturulmuş belgelerle temin edilen dinleme kararlarını uygulamaya koyarak, özel hayatın gizliliğini ihlal ettikleri belirtildi.

"MÜŞTEKİ VE MAĞDURLAR ÖZELLİKLE SEÇİLİP DİNLENDİ"

İddianamede, mağdur ve müştekilerin özenle seçildikleri, haklarında önleme dinlemesi talebinde bulunulmasını gerektirecek herhangi bir örgüt ve suçla bağlantılarının bulunmadığı, hiçbirinin önleme dinlemesine konu suç faaliyetine dair önceye ait sabıkalılığı ya da kaydı bulunmadığı, İstihbarat Daire Başkanlığı sisteminde bağlantılı gösterildikleri suç veya örgüt irtibatlarına dair bir kayıt bulunmadığına dikkat çekildi. Mağdurlar ve müştekiler hakkında uygulanan önleme dinlemesi tedbirini gizlemek için, kimi zaman evrakta herhangi bir isim belirtilmediği, çoğu zaman da evrakta başka başka isimlerin yer aldığı, bilgi notlarının çoğunun düzenleyeni belli olmayan, genel ve soyut bilgiler içeren, tarihsiz, imzasız, bilgisayar çıktılarından ibaret olduğu vurgulandı.

İddianamede, şüphelilerin "Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak amacı ve görevinin yerine getirilmesini sağlamak" için mağdurlar ve müştekiler hakkında önleme dinlemesi tedbiri talebinde bulundukları, bunun hiçbir gerçekliğinin bulunmadığı ifade edildi. Emniyet görevlisi olan şüphelilerin nihai hedeflerinin anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar olması nedeniyle, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu gereğince haklarında soruşturma izni talebinde bulunulmadan savcılıkça doğrudan soruşturma yürütüldüğü anlatıldı.

ÖRGÜTÜN AMACI: DEVLETİN TÜM ANAYASAL KURAMLARINI ELE GEÇİRMEK

İddianamede, "Fethullahçı Terör Örgütü" başlıklı bölümde, Fethullah Gülen'in hayatına ayrıntılı olarak yer verildi. 1990 yılından sonra 160 ülkede yapının faaliyet gösterdiği anlatılan iddianamede, örgütün amacının ise "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tüm anayasal kuramlarını ele geçirmek, aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük ve etkili siyasi ekonomik güç haline gelmek" olduğu öne sürüldü.

"DÜNYA ÇAPINDA BİR İSTİHBARAT ÖRGÜTÜ HALİNE GELDİ

İddianamede, örgütün elinde bulundurduğu şirketler, okullar, dernekler, vakıflar, banka sayısı ve büyüklüğü, ulaştığı mali güç ve topladığı para gözönüne alındığında, dünya çapında bir istihbarat örgütü haline geldiği öne sürüldü.

"DÜNYA MÜSLÜMANLARININ RUHANİ LİDERLİĞİNE SOYUNDU"

Örgüt liderinin (Fethullah Gülen) kendisini "dünya imamı" olarak gördüğü, dünya müslümanlarının ruhani liderliğine soyunduğu öne sürülen iddianemede, "Hristiyan aleminin ruhani lideri olan Papa ile siyasi birliktelik oluşturup, Müslümanlarca kutsal sayılan yerlerin idaresinin dahi üç dinin temsilcisine verilmesi gibi BM'ye önerge verebilecek seviyede dünya çapında dini ve siyasi argümanlar organize etmek suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı paralel yapılanma teşkil ettirdikleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temil siyasetlerine aykırı siyaset geliştirip uygulamaya koymaya çalıştıkları gözönüne alındığında, paralel devlet yapılanmasının gücü ve boyutları daha iyi anlaşılacaktır" denildi.
TÜM SANIKLARIN DARBEYE TEŞEBBÜSTEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPSİ İSTENİYOR...
İddianamede, soruşturma kapsamında tutuklu bulunan eski emniyet müdürleri Erol Demirhan ve Ali Fuat Yılmazer'in de aralarında olduğu tüm sanıklar hakkında "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.
Ali Fuat Yılmazer, Erol Demirhan, Özgür Nikbay, Halil Hilal Seyfi, Serdar Güldalı ve Mehmet Yılmaz hakkında ayrıca, "Silahlı örgüt kurmak ve yönetmek" suçlarından 15'er yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianamede, diğer 137 şüphelinin de "Silahlı örgüte üye olmak" suçundan 10'ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

ALİ FUAT YILMAZER'İN BİN 924 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

İddianamede, Ali Fuat Yılmazer hakkında 56 müştekiye yönelik eyleminden dolayı, "Resmi belgede sahtecilik", "İftira", "Görevi kötüye kullanma", "Haberleşmenin gizliliğini ihlal", "Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması", "Özel hayatın gizliliğini ihlal", "Kişisel verilerin kaydedilmesi", "Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme", "Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri yok etmeme" suçlarından 616 yıldan bin 924 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

5 BİN 735 YILA KADAR HAPİS TALEP EDİLİYOR

İddianamede, Erol Demirhan'ın ise aynı suçlardan, 175 müştekiye yönelik eyleminden dolayı bin 743 yıldan 5 bin 735 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istendi. İddianamede, diğer 141 şüpheli hakkında ise benzer suçlardan 35 yıldan 878 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası talep edildi.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 14.02.2016 13:20
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177