29 Mart 2016 Salı 14:40
18 bin 500 kişilik konteyner kent gerginliği

Kentte 4 yıl önce ülkesinden kaçan Suriyeliler'in barınması için Küçük Sanayi Sitesi arazisine yapılan protokolle çadır kent kuruldu. Şu anda 18 bin 500 Suriyeli sığınmacının barındığı çadır kentin, kent merkezine 20 kilometre uzaklıktaki Sivricehöyük Mahallesi'nin girişindeki 37 hektarlık araziye kurulacak konteyner kente taşınması kararlaştırıldı. Çadır kentin taşınacağı bölgedeki 6'sı Alevi, 2'si Sünnilerin yaşadığı 8 mahallenin sakinleri, Suriyeli sığınmacılar için kurulacak konteyner kentinin başka bir yere yapılmasını istiyor. Bölge sakinlerinin, konteyner kentin kurulacağı alana kurduğu çadır sabah saatlerinde güvenlik güçleri tarafından sökülürken, bölgeye giriş ve çıkışlar kapatıldı. Jandarma ve polis tarafından konteyner kentin inşa edildiği alanın çevresine güvenlik barikatı oluştururken, iş makineleri de arazide çalışmalarına başladı. Bölge sakinleri, iş makinelerinin çalışma yaptığı alanın yakınında güvenlik barikatı oluşturan polis ve jandarmaların önünde oturarak konteyner kentin yapımına karşı direniyor. CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, CHP Hatay Milletvekili Birol Ertem, CHP Parti Meclisi Üyesi Ali Öztunç, CHP Kahramanmaraş İl Başkanı Esat Şengül, CHP Gaziantep İl Başkanı Hayri Sucu ile bazı partililer ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi, Sivricehöyük Mahallesi'ni ziyaret ederek bölge sakinlerine destek verdi.

Burada konuşan CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, bölge sakinlerinin can güvenlikleriyle ilgili endişeli olduklarını belirterek, şöyle dedi:

"Yarın buradaki köylerin dibine bir yer kuracaklar ve kimi getirdiklerini biz bilemeyeceğiz. Biz bu hükümetin sınır kontrolüne güvenmiyoruz, kimlik tespitine güvenmiyoruz. IŞİD'ci mi getirecek, canlı bomba mı getirecek, bilemiyoruz. Bunlar yarın köylerimizi rahatsız edecek. Yarın kim olduğunu bilmediğimiz komşularımızdan rahatsız olacağız, evimizde uyuyamayacağız. Burası, bunun yapılması için uygun bir yer değil. Bu uygulamadan mutlaka ama mutlaka vazgeçilmelidir. Eğer gerçekten yoksul halkı getirecekseniz, can güvenliğini sağlayacağınız daha uygun bir yer seçin ve doğru düzgün insani koşullarda bu yoksul halka bakın. Buna şu an için bir itirazımız yok. Ama kimi getireceklerine güvenmiyoruz. Burada yaşayan köylülerimizin de can güvenliğinden endişe ediyoruz ve endişe duymaya da devam edeceğiz. Can güvenliğimizi istiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Bu durumda yasal bir prosedür yok. Sadece devlet zoruyla oldu bittiye getiriliyor. Bu sebeple buradaki yerel halkın direnişinde sonuna kadar yanında olacağımıza söz verdik ve olmaya da devam edeceğiz."
CHP Hatay Milletvekili Birol Ertem ise, konuyu meclise taşıyıp görüşeceklerini ifade ederek, "Sanırım kişi başına 1 tane güvenlik görevlisi düşüyor. Yani çok üzücü bir durum. Biz kendi memleketimizde, kendi ülkemizde yabancı muamelesui görüyoruz. Biz yanı başımızdaki savaşa karşı tabi ki çok üzgünüz. Cumhuriyet halk Partisi olarak bu savaşın bir an önce bitip, savaştan kaçan masum insanların bir an önce kendi memleketlerine dönmesi için çaba sarf ediyoruz. Ama maalesef masum olmayan insanlar da geliyor. Bu kendi bölgemizde, kendi yöremizde ciddi anlamda tehdit oluşturuyor. Bunu kendi bölgemizde Gaziantep, Kahramanmaraş ve Kilis'te ciddi sorunlar yaşıyoruz. Bunlar için mecliste ciddi çalışmalar yapıyoruz. Ama şu anda sizin içinde bulunduğunuz durum hakikaten çok üzücü bur durum. Devletin çok ciddi bir ayıbı, sayın valimizin de çok ciddi ayıbı. Biz bunu Hatay'da valimizde konuşarak hallettik ama burada sayın valimiz hatalı olmasını bilmesine rağmen topu üst yere atması çok ayıptır. Çünkü kendi devletin temsilcisidir, hükümetin değildir. Kendisi devletin sıcak yüzünü size göstermesi gerekiyor. Bunu biz yarın mecliste de gündeme getireceğiz" diye konuştu.
CHP Parti Meclisi Üyesi Ali Öztunç da, Alevi'lerin yaşadığı bölgeye Suriyelilerin getirilmesinin asimilasyonun farklı bir versiyonu olduğunu savunarak şunları söyledi:

"Burası toplumun belli bir kesiminin yaşadığı bir alan. Bu köylerde yaşanan insanların kimliği biliniyor. Daha açık bir ifadeyle Alevi toplumunun yaşadığı bölgeye Suriyelileri getirip koymak, buraya el bombası koymakla eş değerdir. Bakın yanlış anlamasın kimse, biz Suriyelilere karşı değiliz. Evet onlara sahip çıkmak gerekiyor ama onun yeri burası değil. Yani kaş yapacağım derken göz çıkartıyorlar, göz çıkartmaya çalışıyorlar ve maalesef bu bilinçli yapılıyor. Bu asimilasyonun bir baka versiyonudur. Bu, buradaki toplumu ötekileştirmenin yöntemidir."

CHP heyeti, bölge sakinleri ve mahallede bulunan Dulkadiroğlu Kaymakamı Mehmet Türköz ile görüşüp alandan ayrıldı.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 29.03.2016 14:40
Anahtar Kelimeler:
HaberHaberlerTürkiye
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177