21 Eylül 2016 Çarşamba 08:41
Zorunlu göçün önüne geçmek için: Kırsal bölgelerin koşulları

FATİH KIYMAN / [email protected]

Önceki gün gerçekleşen Birleşmiş Milletler (BM) Zirvesinde söz alan BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Genel Direktörü Jose Graziano da Silva, gelişmekte olan ülkelerde yaşayan kırsal kesimin fırsatlarını artırarak yurtlarında kalmalarını sağlamanın, günümüzdeki göç krizi için ortaya konacak çözümün en önemli parçasını oluşturduğunu söyledi. Göçe sebebiyet veren nedenleri ortadan kaldırmanın atılması gereken ilk adım olduğuna dikkat çeken FAO Direktörü, gelişmekte olan ülkelerde yaşayan kırsal kesimin evlerinde kalabilmeleri için çatışma, zulüm, yoksulluk, işsizlik, eşitsizlik, çevresel tahribat ve iklim değişikliği gibi konularda çözüm üretilmesinin önemine dikkat çekti.

2015 verilerine göre dünyada 244 milyon uluslararası göçmen bulunurken, bunlardan 65 milyonu “zorunlu olarak yerinden edilmiş insan” kategorisinde ve bunların üçte birinden fazlasını mülteciler ve sığınmacılar oluşturuyor. Zorunlu göç eden mültecilerin büyük çoğunluğu Türkiye, Pakistan, Lübnan, İran İslam Cumhuriyeti, Etiyopya ve Ürdün’ün olduğu gelişmekte olan bölgelerde yaşamaya başlıyor.

FAO’nun kırsalı güçlendirmek için yol haritası

Etkili bir eylem için başlangıç noktasını, dünyadaki yoksul ve gıda güvencesinden yoksun insanlarının yüzde 75’inin yaşadığı gelişmekte olan ülkelerin kırsalı oluşturuyor. Bu kesimler çevresel tahribata ve iklim değişikliği gibi durumlarda yüksek derecede korunmasızlar ve bu etkilerin tümü ya da herbiri, ailelerine daha iyi bir hayat sunabilecek kırsal kesimin kapasitelerini hızlıca zayıflatabilir.

Da Silva’nın aktardığına göre FAO, göçün kaynaklandığı ülkelerde “dayanıklılık” inşa etmeyi ve kalkınmayı güçlendirmeyi hedefleyen tedbirler alıyor. Arazi ve suya gerekli erişim, kadınları güçlendirmek, aile çiftçilerinin ekonomik güce katılımını sağlamak, kırsalda yaşayan gençlerin ihtiyaçlarına ve beklentilerine özel bir dikkat göstermek, şoklara karşı tampon işlevi görecek sosyal koruma programlarını güçlendirmek FAO’nun başlıca öncelikleri arasında yer alıyor.

BM insani krizlerde tepkisizliğiyle eleştiriliyor

Diğer yandan Mart ayında gerçekleşen ve BM tarafından organize edilen Dünya İnsani Zirvesi, BM kurumlarının insani krizler karşısındaki “ikiyüzlülüğü” sebebiyle Türkiye ve dünyada uzmanlarca eleştirilmiş, Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü zirvenin, “dünyanın en savunmasız insanlarının korunması için” hiçbir işe yaramayacağını belirterek zirveden çekildiğini açıklamıştı.

BM, asıl yardıma muhtaç insanlara ulaşmaktaki başarısızlığının yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda karıştığı insani skandallarla da gündeme gelmişti. Haiti depremi için yapılan yardımların yolsuzluğa kurban gitmesi, Afrika’da BM barış gücü askerlerinin tecavüz ve çocuk istismarı olaylarına karışması bu skandallardan bazıları. BM’nin insani yardıma kanalize edilen kaynakları ne kadar verimsiz kullandığına dikkat çeken Independent yazarı Ian Birell, “İnsani yardım ekonomisine her yıl 155 milyar dolar pompalanıyor. Bu paranın büyük kısmını ise sektörün büyük oyuncuları kapıyor. "Dünya Gıda Programı 14 bin kişiyi istihdam ederken, Oxfam dünya genelinde 10 bin kişiyi çalıştırıyor. İhaleleri alan özel firmalar da sektörden faydalanırken, karlar artıyor altı haneli maaşlar banka hesaplarına yatıyor” ifadelerini kullanmıştı.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 21.09.2016 08:41
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177