23 Nisan 2016 Cumartesi 08:23
Talana karşı olduğu için hedef alıyorlar

DOĞU EROĞLU dogueroglu@gmail.com @dogueroglu

Fotoğraflar: Recep Yılmaz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmit Körfez Geçişi Köprüsü için düzenlenen törendeki konuşmasında, bir kez daha TMMOB’yi hedef aldı. Erdoğan, “Bir yerde abide yükselecekse hemen yargıya gitmek işleri. Dertleri inşa etmek değil, yıkmak. Çünkü bunlar paralelle beraber çalışıyor, tam paraleller. Köprü yaparız karşımızda bunlar. Turizm projesi yaparız, karşımızda bunlar. Konut yaparız, hastane yaparız karşımızda bunlar. Elektrik üretmek için baraj yaparız karşımızda bunlar” sözleriyle TMMOB’ye karşı algı operasyonuna girişti.

Erdoğan'ın karalamaya çalışsa da, TMMOB ve bağlı meslek odalarının açtığı, müdahil olduğu veya hazırladığı teknik raporlar yoluyla destek verdiği hukuk mücadelelerinin ortak özelliği, kamu yatırımları veya özel projeler yoluyla ortak varlıkların belirli kişi veya zümrelerin tekeli altına girmesini önlemek ve kamu yararını muhafaza edebilmek. Toplum sağlığı ve güvenliğini muhafaza etmek için neoliberal karakterdeki pek çok yasama faaliyetine dava açan TMMOB, Erdoğan’ın yakınındaki iş çevrelerine ihale edilen Cerattepe maden projesi, Üçüncü Havalimanı, Üçüncü Köprü gibi projeleri; Erdoğan’ın Kaçak Sarayı ve Urla Villalarını; yerel toplulukları yerlerinden edecek Gerze, Yırca, Allionoi gibi projeleri yargıya taşıdı. Yani TMMOB bir anlamda, AKP’nin rant bölüşümü faaliyetleri için pürüz çıkarttı.


Özelleştirmeler ve neo-liberal yönetmelikler: TMMOB Genel Merkezinin yürüttüğü hukuk mücadeleleri arasında, kamu yararını ortadan kaldırıcı yasama faaliyetleri ile özelleştirme faaliyetleri öne çıkıyor. Geçmişte SEKA, Eti Alüminyum, Cargill, PTT gibi dev özelleştirme faaliyetlerine karşı çıkan TMMOB, kamu bankalarının, köprü ve otoyolların özelleştirilmesi, meralar ve ormanların yapılaşmaya açılması veya özel şirketlere projeler için devredilmesine ilişkin işlemlere davalar açtı. Özelleştirme kararları geri alınamadıysa da, bu kurum ve varlıkların değerlerinin çok altındaki bedellerle özel yatırımcılara devredildiği ilerleyen yıllarda anlaşıldı. TMMOB patronların sorumsuzluğuna yol veren işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatlarına, projelerin etkilerini mercek altına alıp doğaya ve topluma zararlı yatırımları elemesi gerekirken sıradan bir formaliteye dönüştürülen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği gibi yasama faaliyetlerine de davalar açtı. Bu yönetmelikler hakkında yargıdan pek çok defa kısmı yürütmeyi durdurma veya iptal kararları çıkmasına karşın, hakkında hüküm verilen maddeler yeniden yönetmeliklere alınarak yargı kararları baypas edildi.

Altın ve kömür madenleri: Bergama’daki altın madenciliğine karşı başlayan halk direnişinden itibaren kamu yararı olmayan maden projelerine karşı mücadele yürüten TMMOB, Ordu Fatsa’daki maden projeleri ile Artvin Cerattepe’deki maden arama projesine de karşı durdu. Rize İdare Mahkemesinin “Maden projesi başlarsa Artvin yaşam alanı olmaktan çıkar” ifadelerine karşın yeniden Çevre ve Şehircilik Bakanlığından onay alan, Özaltın’ın proje sahibi, Cengiz Holdingin de alt yüklenici olduğu güncel Cerattepe maden arama projesine dava açanlar arasında TMMOB de var. 2014’te meydana gelen Soma Maden Faciasındaysa TMMOB Genel Merkez ve Maden Mühendisleri Odası, facianın faillerinin ortaya çıkartılması için pek çok teknik rapor hazırladı. Erdoğan’ın ‘Paralel’ dediği TMMOB, Gülen Cemaatine yakınlığıyla bilinen ve Gülen Cemaatiyle anlaşmazlığa düşüldükten sonra kayyum atanan Koza İpek Grubu'nun işlettiği altın madenlerine de karşı çıkmıştı.



Üçüncü havalimanı-köprü, Galataport ve Topçu Kışlası: Kuzey İstanbul’u yerleşime açacak dev projelerden Üçüncü Havalimanı ve Üçüncü Köprü projelerine karşı da TMMOB ve bağlı odalar dava açtı. ÇED kararı beklenmeden ihaleye çıkartılan Üçüncü Havalimanı projesinde TMMOB’nin açtığı davalar sonucu projenin ÇED Olumlu kararının yürütmesi durdurulunca apar topar yeni ÇED süreci başlatıldı ve projenin inşaatına girişildi. Yönetmelikle ÇED sürecinden kaçırılan Üçüncü Köprü projesinde de TMMOB hukuk mücadelesi verdi. Galataport ihalesinin iptali, Gezi Parkına AVM’yle bütünleşik Topçu Kışlası projesinin rafa kalkması gibi süreçlerin arkasında da TMMOB’nin verdiği hukuk mücadelesi var. Üçüncü Köprü ve Üçüncü Havalimanı projelerini Erdoğan’a yakın şirketler Kalyon, Cengiz, Limak, Kolin, MAPA, IC İçtaş gibi şirketler üstlenmiş durumda.

Akkuyu Nükleer Güç Santralı: 1970’li yıllardan itibaren çeşitli dönemlerde gündeme gelen ve Türkiye’nin ilk nükleer enerji projesi özelliği taşıyan Akkuyu Nükleer Güç Santralının ÇED sürecinde TMMOB ve bağlı odalar davacı oldu. Nükleer enerji güvenliği, atık yönetimi, riskler ve maliyet gibi pek çok konuda sorunlu projede, Nihai ÇED Raporlarında sorumlu mühendislerin imzalarının taklit edilmesini de TMMOB yargıya taşıdı. Türkiye’yle Rusya arasındaki siyasi ilişkilerin bir uzantısı olarak görülen, Suriye kriziyle yavaşlayan projenin tali ihalelerinde, Erdoğan’a yakın Cengiz Holding'in de adı var.



Kaçak Saray ve Urla Villaları: Erdoğan ‘Paralel olmakla’ suçladığı TMMOB’yi, kişiselleştirdiği projelerde de karşısında buldu. Ankara kent merkezindeki en büyük ormanlık alanlardan olan Atatürk Orman Çiftliği için TMMOB ilk defa 2007’de, Ankara Büyükşehir Belediyesinin imar planı değişikliklerine karşı dava açtı. 2012’de Başbakanlık Hizmet Binası yapımı için imzalanan protokolle mücadelenin seyri değişti. 1. Derece SİT alanı özelliği taşıyan alana yapılacak Başbakanlık Hizmet Binası için defalarca yargıdan TMMOB lehine kararlar çıkmasına karşın kompleks inşa edildi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kullanılmaya başlandı. Benzer bir durum, Erdoğan’ın ve aile üyelerinin de sahibi olduğu iddia edilen Urla Villaları konusunda yaşandı. 1. Derece Sit alanı statüsü düşürülerek inşa edilen villalar için TMMOB’ye bağlı odaların açtığı davalarda inşaat aleyhine kararlar çıkmıştı. Planların iptali için açılan davadaysa Çevre ve Şehircilik Bakanlığı taraflı oldukları gerekçesiyle iki hakimi reddetmişti.

Termik santrallar ve HES’ler: 2000’lerin büyük bölümünde mikro HES’lere yol veren AKP iktidarının termik santrallara yönelmesiyle, toplumsal davalar da buraya kaydı. Yerel toplumları göçe zorlayacak HES projelerine karşı mücadelede teknik ve hukuki destek sunan TMMOB, kamuoyunun yakından tanıdığı Gerze ve Soma Yırca’da yapılması planlanan termik santral projeleri karşısında da bölge halklarıyla birlikte durdu. TMMOB’ye bağlı odalar, 20’ye yakın termik santral projesinin planlandığı Çanakkale’de, santralların yıkıcı etkisinden toplumu korumak için yargı mücadelesi vermeyi sürdürüyor.


***

Soğancı: ‘Hiçbir hukuki güvence kalmadı’

Erdoğan’ın ‘paralel’ iddiasını “Paralelle hiç kesişme noktamız olmadı. Kesişenler düşünsün. Paralel ile çalışmıyoruz ama kafamızın dikine gidiyoruz” sözleriyle eleştiren TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, AKP’nin mülksüzleştirme siyasetini şöyle anlattı: “Kamunun ortak varlığı olan kıyılar, ormanlar, limanlar, dereler ve meralar Bakanlar Kurulu kararlarıyla şirketlere ve kişilere peşkeş çekilmektedir. Bununla da yetinilmemekte; kentlerimize, konutlarımıza ve yaşam alanlarımıza dönüşüm gerekçeleriyle el konulmaktadır. Vatandaşı koruyacak hiçbir hukuki güvence kalmamıştır.”

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 23.04.2016 08:23
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol