24 Şubat 2016 Çarşamba 09:22
Stratejik sefalet Balkanlar'da

CAN UĞUR @canugur1987

Sorun yaşamadığı komşusu kalmayan Türkiye, şimdi de Bulgaristan’la kriz yaşıyor. Burgaz Başkonsolosluğu’nda görevli ataşe Uğur Emiroğlu, ‘istenmeyen adam’ ilan edildi. Bulgaristan yönetimi, ‘diplomasi ile uyuşmayan faaliyetlerde bulunduğu’ ve Bulgaristan’ın içişlerine karıştığı gerekçesiyle Türkiye’nin Burgaz Başkonsolosluğu’nda görevli ataşe Uğur Emiroğlu’nu ‘persona non grata’ ilan edince Türkiye’den karşı hamle geldi. Dışişleri Bakanlığı da, Bulgaristan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda görevli Konsolos Zorrnitsa Petrova Apostolova’yı ‘istenmeyen adam’ ilan ederek, Türkiye’yi terk etmesini talep etti. Ankara ve Sofya’nın bu sert diplomatik tutumları üzerine her iki diplomatın ülkeleri terkettikleri öğrenildi.

Gerçekte neler oluyor?
Peki Türkiye ile Bulgaristan arasında yaşanan krizin arka planında neler var? Bu sorunun tek bir yanıtı yok. Birçok noktada açığa çıkan sorunlar beraberinde bu krizi meydana getirdi. ‘İstenmeyen adam’ ilan edilen Emiroğlu’nun Türklerin kurduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) içerisinde AKP’ye yakın durulması için çalışma yaptığı iddia edilirken sorunların elle tutulur biçimde ilk ortaya çıktığı tarih Bulgaristan’da parlamento seçimleri olan 12 Mayıs 2013 tarihi.

AKP yanlısı bir parti
Bu tarihlerde Bulgaristan’da seçimlere giren AKP yanlısı bir parti dikkat çekiyor. Hürriyet ve Şeref Halk Partisi (HŞHP). Bu partinin genel başkan yardımcısı Kasım Dal’ın o dönem Türkiye’ye yaptığı ziyaretler ve AKP’lilerle olan sıkı ilişkileri Türkiye’nin resmi olarak desteklediği partinin HŞHP olduğunu net biçimde ortaya koydu. Bir partiden yana açıktan taraf olan AKP’nin daha sonra da yaşayacağı sorun Bulgaristan açısından da belirleyici oldu. Çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu HÖH’ün parlamentoda ciddi bir ağırlığı ve kilit konumu bulunurken bu partiyi desteklemek yerine İslamcı tonları çok daha ağır basan ve yeni kurulan bir partiyi açıktan destekleyen Türkiye seçim sonuçları geldiğinde istediği başarıyı elde edemedi. Türkiye’nin desteklediği parti HŞHP, istenilen oy oranına ulaşamadı ve temsilcisi AKP grubunda ağırlanan HŞHP ‘error’ verdi.

O parti mağlup oldu!
AKP’nin desteklediği parti barajın altında kalıp milletvekili çıkaramazken, HÖH 36 vekillik kazandı. Türkiye’nin müdahalesi ve Türklerin oylarını bölmesi HÖH açısından daha sonraki ilişkiler açısından da belirleyici bir durak oldu.
AKP yanlısı bir parti kurarak Bulgaristan’ın açıkça iç işlerine müdahale etmesine rağmen istediği sonuca ulaşamayan Ankara ilerleyen süreçlerde daha farklı bir rota izledi. HÖH içerisinde de AKP’ye yakın duran kesimlerin varlığı biliniyordu. Ancak HÖH yönetimi başta onursal başkanı Ahmet Doğan olmak üzere kurumsal açıdan Türkiye’nin müdahil olduğu bir siyaseti red ettiler. Bölgesel olarak Rusya’nın Bulgaristan siyasetindeki ağırlığı da dikkate alındığında HÖH’ün bu tutumu daha anlaşılır hale geliyor. Ancak bu tabloya rağmen zaman içerisinde bölgesel gelişmeler HÖH içerisinde ciddi bir kırılmaya neden oldu. Rusya ile Türkiye arasında başlayan uçak krizi sadece iki devleti etkilemedi. Bölgesel olarak Ortadoğu ile sınırlı olmayan bir etki alanı açığa çıkarken Bulgaristan daha özelde de HÖH bundan payına düşeni aldı.

İplerin koptuğu nokta
HÖH’ün genel başkanı Lütfi Mestan, Türkiye’nin Rusya uçağı düşürmesinin ardından başlayan krizde Türkiye’yi açıktan destekleyen bir tavır alınca HÖH kurucusu ve onursal başkanı Ahmet Doğan, Lütfi Mestan’ı görevden aldı. Mestan’ın kraldan fazla kralcı tutumu, HÖH’ün geleneksel olarak Türkiye’nin maşası olmamaya endeksli tutumuna aykırıydı. Üstelik HÖH, Bulgaristan Türklerinin Erdoğan ve Putin kavgasında arada kalmasını istemiyordu. Mestan geçen Aralık sonunda, can güvenliği olmadığı gerekçesiyle çocuklarıyla birlikte kısa bir süreliğine Türkiye’nin Sofya Büyükelçiliği’ne sığındı. HÖH’ten 3 milletvekili de Mestan’ın ihracını protesto etmek amacıyla istifa etti. AKP’nin Bulgaristan’da kendisine yakın bir partiyi kurdurup başarısız olmasının ardından HÖH içerisinde bir ekibi yanına çekmek istemesi büyük tepki çekti. Kısaca AKP’nin önce Bulgaristan’ın içişlerine karışması yetmedi, Bulgaristan siyasetinin kilit partisi ve Türklerin yoğun temsil ediği HÖH’ün içinde ayak oyunlarına başvurdu. HÖH’ün önde gelen isimleri bu durumu ‘partinin içerisine müdahale’ diye yorumladı. Bugün yaşanan gelişmelerin öncesine bakıldığında HÖH içerisine yönelik müdahalenin Türkiye-Bulgaristan arasında bir kriz haline geldiği görülüyor.

İsteyen HÖH oldu
Türkiye’nin özellikle Ortadoğu’da birçok ülkeyle sorun yaşadığı bilinirken Balkanlarda da Bulgaristan ile böyle bir noktaya gelmesi oldukça çarpıcı bir gelişme. Meselenin en dikkat çekici tarafı ise Bulgaristan Parlamentosu’nda Türkiye’nin Bulgaristan’ın içişlerine karıştığı yönünde bir komisyon kurulmasına karar verilirken bu komisyon teklisifini HÖH üyeleri tarafından yapılmış olmasıydı. HÖH, Türkiye’nin Bulgaristan’ın içişlerine karıştığı yönünde şüpheler barındırıyordu ve araştırılmasını istiyordu. Özetle Türkiye Türkmenleri savunuyorum iddiasıyla Ortadoğu’da Türkmenlere zarar verirken, şimdi Bulgaristan Türklerine el atarak orayı karıştırmaya başladı.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 24.02.2016 09:22
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol