26 Temmuz 2016 Salı 08:03
Sorular aydınlanmadı

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, darbe girişimini saat 17.00-18.00 sularında odasına gelen Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’den öğreniyor. Bu bilginin saat 16.00’da MİT’ten geldiği biliniyor. Darbeci askerlerin kendisini rehin alma saati Akar’ın ifadesine göre 21.00’den sonra. Akar’ın odasına gelen AKP’li Şaban Dişli’nin kardeşi Tümgeneral Mehmet Dişli, darbe planından sözü açıyor ve “Komutanım operasyon başlıyor, herkesi alacağız, taburlar, tugaylar yola çıktı. Biraz sonra göreceksiniz” diyor. Akar, Dişli’ye tepki gösterse de ardından derdest ediliyor. Ancak Başbakanlığa, “Sen kal” dediği Tümgeneral Dişli ile geliyor. Orgeneral Akın Öztürk’ü ise Akar, ilk kez rehin alındıktan sonra götürüldüğü Akıncılar Üssü’nde görüyor. Orgeneral Akar’ın 6 sayfalık ifadesi, geceye dair boşta kalan noktaları dolduramıyor. Sorular hâlâ geçerliliğini koruyor.

MİT’ten saat 16.00’da gelen bilgi, 18.00’den sonra teyit ediliyor. Bu bilgiye karşın Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar nasıl oluyor da saat 21.00’den sonra rehin alınabiliyor?

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın 15 Temmuz darbe girişimi sonrası tanık sıfatıyla verdiği 6 sayfalık ifadenin ayrıntıları ortaya çıktı. Akar, ifadesinde, yaveri Yarbay Levent Türkkan’ın kendisini ‘Komutanım sakin olun, vururum’ diyerek tehdit ettiğini kendisinin de buna ‘Sık ulan’ diye karşılık verdiğini anlattı. Orgeneral Akar, Tümgeneral Mehmet Dişli’nin ise ‘Komutanım operasyon başlıyor herkesi alacağız’ sözlerine ‘Ne diyorsun ulan sen, ne operasyonu, sen manyak mısın, sakın ha’ şeklinde bağırdım’ dedi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, darbe girişiminin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede yaklaşık bir yıldır Genelkurmay Başkanı olarak görev yaptığını anımsattı.

“Devletimizin bir süredir FETÖ/PDY ile yürüttüğü mücadele bizim de kurumsal olarak azami dikkat ve hassasiyetle içinde yer aldığımız bir mücadele olup bu yıl yapılacak Ağustos Şurası’nda silahlı kuvvetler içerisindeki bu yapının alacağı ağır darbenin hazırlıkları yapılmaktaydı” değerlendirmesinde bulunan Orgeneral Akar, şöyle devam etti:

“Şu an geldiğimiz noktada bu terör örgütünün bunu muhtemelen öngörerek, hiç kimsenin belki de tahayyül edemeyeceği gözü dönmüşlük ve alçaklıkla sivil insanları katletme, TBMM’yi bombalama, kendi silah arkadaşları ve birliklerine taarruzda bulunma, emniyet birimlerini bombalama gibi akıl almaz eylemlere girişip, böyle bir darbe teşebbüsünde bulunduğunu düşünüyorum. Özellikle Güneydoğu’da bölücü terör örgütüne yönelik emniyet, valilikler, siyaset kurumu, adalet teşkilatı, istihbarat ve silahlı kuvvetler hepsi mükemmel bir koordinasyonla büyük bir titizlikle başarılı sonuçlar elde etmekteyken Türkiye Cumhuriyeti hükümetine yönelik tertiplenen bu alçak darbe teşebbüsüyle tarihimize kara bir leke sürülmüştür.”


“İstihbarat iletildi”

Orgeneral Akar, kalkışmanın başladığı 15 Temmuz’da saat 17.00-18.00 sıralarında makamında çalışırken, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in, yanına geldiğini ve kendisine MİT’ten gelen bilgi ile bu akşam içerisinde Kara Havacılık Okulu’ndan 3 helikopterin görevlendirilmesiyle bir faaliyet icra edileceği yönünde istihbaratı illettiğini kaydetti.

Orgeneral Akar, “Tam emin olmamakla birlikte muhtemelen saat 21.00’e doğru arkam kapıya dönük bir şekilde yuvarlak toplantı masasında çalışırken kapı çaldı. Ben ‘Gir’ dedim ve hatta, ‘Kimsin, bu saatte’ gibi bir şey de söyledim. Baktığımda karargahta görevli Tümgeneral Mehmet Dişli’nin geldiğini gördüm” ifadelerine yer verdi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Tümgeneral Mehmet Dişli’nin “Komutanım operasyon başlıyor, herkesi alacağız, taburlar, tugaylar yola çıktı. Biraz sonra göreceksiniz” gibi şeyler söylediğini belirterek, “Ben ilk önce anlamlandıramadım. Cümle içinde belki uçaklar demiş olabilir” diye ifadesine ekledi.

Akar şunları söyledi: “O esnada Levent Türkkan’ın elinde tabanca ile ‘Komutanım sakin olun, vururum, sıkarım’ gibi şeyler söylediğini işittim. Hatta ben bir iki adım daha atıp, kendisine ‘Sık ulan’ diye bağırdım. Gözlerinde sıkmakla sıkmamak arasındaki robotik tereddüdü gördüm. Bu arada elimi sıkan kelepçeleri açmalarını istedim ve tahminen Mehmet Dişli’nin onayıyla bir komando bıçağı çıkarttılar. Kör bir bıçaktı ve askerlerden biri kelepçeyi kesmeye çalıştı. Fakat bir süre daha açamadılar. Hatta ben yine hiddetlendim, bağırdım. Tekrar ikinci kez uğraşıp, kelepçeyi kestiler. Bu şekilde beni, arkamda biri olacak şekilde oturtarak, etkisiz hale getirdiler.

Gülen ile görüştürürüz

(Akıncı 4. Ana Jet Üssü Komutanı) Hakan Evrim ‘dilerseniz sizi kanaat önderimiz Fetullah Gülen ile görüştürürüz’ gibi bir şey söyledi. ‘Ben kimse ile görüşmem’ diyerek tersledim. Ardından Akın Öztürk dışındakiler odayı terk ettiler.

Bu darbe teşebbüsünü planlayan ve uygulamaya koyanların bu örgüt mensupları olduğuna inanıyorum. Bu çılgınlığa girişmelerinde, Ağustos şurasına ilişkin yaptığımız kapsamlı, ciddi ve titiz çalışmalarda bu örgütün büyük bir darbe yiyeceğini anlamalarının en önemli etken olduğunu düşünüyorum.

Bana sözde bildiri metnini imzalamam ve okumamı istediklerinde elimi bile sürmedim. Hatta bana okuduklarında önemsiz ve alaycı bir şekilde dinledim. Hatta öyle ki bu olaylar bittikten sonra ben bu hainlerin oluşturduğu cuntaya verdikleri ismi Yurtseverler Birliği gibi aklımda kaldığı halde, Yurtta Sulh Konseyi olduğu ortadadır. Ruh halimdeki şiddetli kızgınlık ve hiddet hiç bitmedi. Anılan konseyin kimlerden oluştuğu konusunda bir şey söylemediler.”

***

Yanıtsız kalan sorular

15 Temmuz Darbe Girişimi’ne dair olup bitenleri aydınlığa kavuşturacak açıklamalar yapması beklenen Genelkurmay Başkanı Akar, tutanaklara geçen ifadesinde merak edilen sorulara açıklık getirmedi.

Genelkurmay’ın iki açıklamasında da cevapsız kalan sorular Akar’ın ifadesinde de aynı âkıbete uğradı.

1. Darbe girişiminin istihbaratı alındıktan sonra Akar, Genelkurmay Başkanlığı’ndaki makam odasında çalışmaya devam ederken neden Başbakan ve Cumhurbaşkanına haber vermedi?

2. Hava sahası uçuşlara kapatılma emri gönderildi ancak Hava Huvvetleri Komutanı Abidin Ünal’a haber verilmedi. Niçin?

3. Akar’ın ifadesinde MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile karargahta saat 18.00 sularında yapılan görüşmeye dair bir anlatım yok? Neden?

4. Akar, yine ifadesinde Akın Öztürk için ‘pozisyonuyla ilgili edindiği izlenime dair şüphe duyduğunu’ belirtti. Ancak TSK’den yapılan resmi
açıklamada Öztürk’ün arabulucu olarak görevlendirildiği ifade edilmişti? Çelişki nereden kaynaklanıyor?

5. Fethullah Gülen Cemaati’nin madem TSK içinde yapılandığı biliniyordu faaliyetleri neden yakından izlenmedi?

6. Darbe girişimiyle bu kadar büyük zarar veren yapının tasfiyesi için neden Yüksek Askeri Şura beklendi?

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 26.07.2016 08:03
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177