22 Eylül 2016 Perşembe 09:43
Sonbaharda müzik başkadır

BARIŞ AKPOLAT [email protected]

Eylül sonunda geldi, hatta geçiyor. Bizler kültür sanat ve konser canavarları için heyecanlı vakitler olmuştur bu aylar. Eylül’de aşk başkadır derler. o bizim için müzik aşkı işte. Arka arkaya konser salonları, programlarını yayınlamaya bu dönemde başlar ve bir sonraki yılın nasıl geçeceğini az çok kestiririz biz de. Salon İKSV, Zorlu PSM, Uniq Hall, Babylon ve Akbank Caz Festivali önümüzdeki sezonun ilk programını açıkladı. Dikkat çeken pek çok iş var. Hepsinin takvimlerine bakmanızı öneririm. Ben burada boşuna gevezelik etmeyeyim. Kaçırmam dediğim pek çok iş var.

Zorlu PSM’deki Yüzüklerin Efendisi: İki Kule ve Titanic müzikleri mesela pek çok kişinin ilgisini çekecektir. Aynı mekandaki Moderat fena halde heyecanlandırıyor bünyeyi. Bunlardan daha daha bahsederiz ama esas Mix Festivali güzel bir sezona hazırlık sebebi. Mode XL’den In Hoodies’e ve hatta Ayşe Tütüncü’ye kadar pek farklı isim izlenebilir. Takip edin. 30 Eylül - 1 Ekim arasında...

Akbank Caz’da Ron Carter, Pharoah Sanders ve Tony Allen var. Ve tabii ki Ferit Odman, Önder Focan, Okay Temiz de unutulmamalı. Festival 12-23 Ekim arasında gerçekleştirilecek.

24 Eylül’de Uniq Hall’da Eren Başbuğ ve Ayumi Ueda var. Başbuğ’un adını Google’da bir aratın derim. Kendisi Dream Theater’ın False Awakening Suite ve Illumination Theory şarkılarının orkestra düzenlemelerini yaptı ve stüdyo kayıtlarını grupla birlikte gerçekleştirdi. Önemli bir genç yetenek.

Salon İKSV çok leziz bir program açıkladı. Bengi Ünsal’ın İngiltere transferi sonrası kafasında ‘haksız’ soru işareti olanlar varsa aranızda, Salon’un yeni sorumluları Egemen Eti ve Deniz Kuzuoğlu’nun programına bir göz atsın derim. 24-25 Eylül akşamları Battles var mesela. Müthiş bir başlangıç. Sonra Local Natives, The Veils, The Dears güzel ve hatta bayağı güzel isimler. The Comet Is Coming ise pek çoklarımız için güzel bir keşif olacaktır. Yine detaylar için kurcalayın derim.



Bu hafta sonu her etkinlik çakışıyor biliyorum ama Kadıköy’de Plan Günleri etkinliği de güzel geçecek gibi duruyor. Hem konuşmacı ve hem müzisyen zenginliği güzel. Daha deneyimlemeden seneye de yapılmasını temenni ederim.

Bu yılki etkinlikler uzun süre sıkıntı yaşayacağını öngördüğümüz etkinlik firmaları ve organizatörler açısından hayati önem taşıyor. Desteklememiz şart. Biz bu etkinliklere gidelim ki ileride çocuklarınız da Türkiye’de konser izleyebilsin.

***

Müzik ve Ötesi

Geçen haftalarda hatırlarsanız ben balayına çıkıyorum bir sürü müzik dinleyeceğim size yazacağım dedim. Yeni şeyler dinlemek istememiş olacağım ki tüm yol boyunca Bryan Ferry ve Roxy Music ağırlıklı birtakım huzur dolu playlistler yaptım ve farkettim ki huzur gerçekten Bryan Ferry’nin sesinde. Bu arada bolca Judas Priest dinledim... Kendileri uzun yola çıkarken yanınıza almanız gereken en önemli gruptur kanımca. Neyse yeni grupları dinlemeye başladım tek tek.

Fakat ben tam tatile çıkmadan önce bir plak yolumu kesti. mor ve ötesi’nin ‘Dünya Yalan Söylüyor’ albümü Rainbow 45 Records tarafından plak olarak basıldı. Bu albüm için en beylik şey pek çok grubun yolunu açtığıdır. Evet, beylik ama gerçektir. Memleket müzik tarihinde Şebnem Ferah/Kadın ve Dünya Yalan Söylüyor gibi inanılmaz önemli albümler var. Pentagram’dan, Aylin Aslım’a Bulutsuzluk Özlemi’ne, Athena’dan MFÖ’ye kadar pek çok ismin albümü memleket rock müziğine ciddi katkısı oldu. (Alternatifleri unuttum sanmayın). Dünya Yalan Söylüyor çok net bir biçimde 2004’te çıktığı günden itibaren herkesi alarma geçirmişti. Müzik sektörünün, plak firmalarının ve hayranların sinir uçlarıyla oynadı. Şirketler bu işte maddi çıkar görünce diğer genç rock gruplarının da yolu açıldı. Bu yolda maddi çıkarı kötü bir şeymiş gibi algılamayın. Bu sayede çok iyi isimlerle karşılaştık. Neyse diyeceğim o ki ‘Dünya Yalan Söylüyor’ artık müthiş bir kapak baskı ve sound kalitesiyle evimize konuk oluyor. Bu albüm bir mihenk taşıdır. Arşivlerde yeri önemlidir.

***

Uluru, Berlin yolunda

Red Bull’un Warm Up adlı bir etkinliği var. Bu yıl jürisinde olduğum etkinlik için 6 tane pırıl pırıl isim arasından Uluru seçildi. İçlerinde Ozbi, Help! The Captain Threw Up, İdil Meşe, Ponza, Astrofella gibi mis gibi isimler vardı. Uluru 1. olarak seçildi Red Bull’un Almanya, Berlin’deki stüdyosunda kayıt yapma fırsatı yakaladı. Bu çok büyük bir şans. Diğer isimlerde ve Uluru’nun da pek çok hatası vardı benim gözümde. Bu hataları onların özelinde görüp genel birtakım yorumlar yapacağım tüm yetenekli alternatif isimler için. Ama daha sonra…

Bu arada stoner, sludge ve deneysel suları seviyorsanız Uluru’nun Imaginary Sun albümüne dijital ortamlardan ulaşabilirsiniz. Diğer grupların da pek çok işi hem Red Bull sayfasında hem Youtube’da var. Farkında olalım derim.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 22.09.2016 09:43
Anahtar Kelimeler:
CazAlbümBerlinBASKIAlmanya
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177