17 Ağustos 2016 Çarşamba 18:43
'Özgür Gündem'le dayanışmayı büyütmeliyiz'

Özgür Gündem gazetesinin İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı ile kapatılması ve ardından çalışanlarının darbedilerek gözaltına alınmasına tepki gösteren Cumhuriyet, Evrensel, BirGün ve Yurt gazetelerinin yöneticileri, baskılara karşı yan yana durmak gerektiğini belirterek, Özgür Gündem gazetesi ile dayanışma çağrısında bulundu.

GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR’

Yurt Gazetesi Yazı İşleri Müdür Sibel Köklü, Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini belirterek, “Gazeteci kamuoyu yararına haber yapar. Demokrasilerde dördüncü güçtür medya. Ama Türkiye’de artık bu özelliğini kaybetmeye başladı ve iktidarın izin verdiği ölçülerde gazetecilik yapılsın isteniyor. Oysa gazetecilik suç değildir. Gazetelerin kapatılması ve gazetecilerin tutuklanması ile sorunlar çözülmez, fikirler bu şekilde yok edilemez” dedi. Köklü, gazetecilerin Özgür Gündem’e yönelik baskılara karşı ses çıkarması gerektiğine vurgu yaparak, “Böylesi durumlarda yan yana durmak gerekiyor” diye konuştu.

MİLLİ MUTABAKATIN SONUCU

Gazetemiz Yayın Kurulu Üyesi İbrahim Varlı ise, gazetenin kapatılmasını “Milli mutabakat faşizminin” bir sonucu olarak tanımladı. AKP’nin darbe girişimini bir fırsata çevirerek kendisine yönelik tüm muhalifleri susturmayı hedeflediğini vurgulayan Varlı, iktidar kavgasında olan her iki gücün çatışmasının bir sonucu olarak solcuların, muhaliflerin ve Kürtlerin susturulmak istendiğini söyledi. Tüm gazetecilerin yeni bir mücadele hattı örerek, yan yana durması gerektiğini ifade eden Varlı, “Milli mutabakata karşı mücadele etmek bugün sol-sosyalist, muhalif tüm kesimlerin görevidir. Bu anlamda Özgür Gündem ile dayanışmak da bizim görevimizdir” diye konuştu.

‘GÜNDEM, BASKI KURANLARDAN DAHA GÜÇLÜ’

Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat da, yaşanan bu son süreci “Takrir-i Sükun” dönemine benzeterek, “O dönemde iktidar Şeyh Sait isyanı ile mücadele bahanesi ile 1925 yılının Mart’ında Takrir-i Sükun kanunu çıkarmıştı. Bütün muhalif yayınlar kapatıldı, Nâzım Hikmet yurt dışına çıkmak zorunda kaldı, 15 yıl hapis cezası aldı. Bu dönemde darbe girişiminde bulunan Gülen cemaati ile mücadele gerekçesi ile OHAL çıkarıldığı söylenirken, son olarak Özgür Gündem’in kapatılması ve tam darbe yöntemi ile binasının basılarak çalışanlarının yöneticilerin gözaltına alınması devletin bu yüz yıllık yönetme anlayışının devamını gösteriyor” hatırlatmasında bulundu. “Ayrıca söz konusu olan Özgür Gündem ise buna mutlaka iktidarın Kürt sorunu ile ilgili politikasının baskıya dayalı, teröre dayalı sürdürmesinin ısrarcı yaklaşımı görüyoruz” diyen Polat, şöyle devam etti: “BDP’li belediyelere kayyum atama BDP, HDP yöneticilerin gözaltına alınması, HDP’li vekillerin tutuklanma tehlikesi altında olması, Özgür Gündem’in kapatılması birbirini tamamlayan gelişmelerdir. Ancak tüm bunlara rağmen Ape Musa’nın çocukları bu kadar ağır bir darbeden sonra ‘Boyun eğmeyeceğiz’ manşeti ile çıkarak duruşlarının bu baskıyı gerçekleştirenlerden çok daha sağlam olduğunu kanıtlandı.”

‘BÜTÜN MEDYANIN SUSTURULACAĞI BİR DÖNEM’

Yaşananları OHAL’in medyaya uzanma hali olarak tanımlayan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Aydın Engin de, muhalif medyaya baskıların artacağını söyledi. “Bütün muhalif medyanın susturulacağı bir yöne doğru gidiyoruz” diyen Engin, şunları söyledi: “Önceliğin Özgür Gündem’e tanınması kanımca rastlantı değil. AKP iktidarı cemaati kazıdıktan sonra ki az kaldı, yüzünü besbelli ki Kürt siyasal hareketine dönecek. HDP’nin her türlü parlamenter çalışmadan ısrarla dışlanması bunun yeterli kanıtı. Türk milliyetçisi, militarist ‘ulusalcı’larla kurulan ittifak, hatta koalisyon bir başka kanıt. Zor, çok zor günlere hazır olmamız gerekecek. Baskılara karşı daha çok yan yana durmalıyız.”

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 17.08.2016 18:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177