14 Haziran 2016 Salı 09:43
Müzikal serüvenimin bir özeti

DEMET SARGIN

Sanatı ‘toplumsal ilişkilerin estetik bir ifadesi’ olarak tanımlayan sanatçı Mehmet Gümüş’ün hafızalara kazınan, bestelerini yeni seslerle buluşturduğu ‘Mehmet Gümüş Besteleri’ adlı albümünü konuşmak için kendisiyle buluştuk.

» Farklı bir konseptle sevenlerinizin karşısındasınız. Albümü biraz anlatabilir misiniz?

Müzik yaşamım boyunca yaptığım 150 civarında beste arasından seçtiğim eski ve yeni 17 besteden oluşuyor. Türkiye’nin en iyi seslerinden 15 ayrı sanatçı dostum yorumladı. 3 yeni bestemi ise ben seslendirdim. Ben albümü, müzikal serüvenimin bir özeti olarak tanımlıyorum.

» Okuyan isimler arasında kimler var?

Onur Akın, Suavi, Hüseyin Turan, Bahadır Sağlam, Kubat, Deniz Toprak, Ender Balkır, Selçuk Balcı, Sevcan Orhan, Nurdan İpek, Cem Çelebi, İlkay Akkaya, Oğuz Aksaç, Seyfi Yerlikaya ve Nilüfer Sarıtaş. Ayrıca, Türkiye’nin en önemli müzisyenlerinden oluşan bir orkestra, albümde yer aldı.

» Sizin için bu sanatçılarla çalışmak nasıl bir tercih?

Karadeniz’i Edip Akbayram’dan sonra yine çok değerli bir isim yorumlamalıydı. O da Kubat olabilirdi. Buğday Tanesi’ni Sevcan okuyabilirdi, O Sönmez’i (Fikri Sönmez’e Ağıt) ise Suavi anlatabilirdi. Korkarım Gideceksin’i 15 yıl önce bestelediğimden beri Onur Akın sesiyle düşünmüştüm. Sen Giderken’e ise Mustafa Özarslan’dan sonra Hüseyin Turan yakışırdı. Yine Turnam Başım Darda Benim’e Oğuz Aksaç yeni bir lezzet katabilirdi...

» Eski bestelerin ağırlıkta olduğu bir çalışma riskli değil mi?

Ben bestelerimin ulaşması gereken yerlere henüz ulaşmadığını düşünüyorum. Bu albümle, daha çok dinleyiciye ulaşacağına eminim.

» Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Çok sevildi albüm. Maillerime, sosyal medya hesaplarıma sürekli olumlu mesajlar geliyor. Daha albüm çıkalı kısa bir süre olmasına rağmen hızla büyüyen bir beğeni kitlesi oluşuyor.

» Popüler kültür, herhangi bir şarkıyı hızlıca tüketip unuturken, siz içinde eski eserlerinizin de olduğu bu projeyle olumlu tepkiler alabiliyorsunuz. Bunun sebebi nedir?

İçinde yaşadığımız sistem insanları buna zorluyor. Böyle bir sistem içerisinde kalıcı eserler bırakmaya çalışmalısınız. Üretim, yaşamınız boyunca biriktirdiklerinizle oluşur. Sanatsa, bir yönüyle toplumsal ilişkilerin estetik bir ifadesidir. Bu, toplumu iyi tanımayı; toplumun acılarını, hüzünlerini, dertlerini, sevinçlerini iyi bilmeyi gerektirir. Toplumdaki yoksullukları, yolsuzlukları, haksızlıkları iyi bilmeli sanatçı. Yaşamın tam içinde olmalı...

» Fatsa’da doğup büyümüşsünüz. Bu toprakların yaşamınıza ve müziğinize etkisi nedir?

1979, 1980 yıllarında Fatsa Lisesi’nde müzik öğretmeniydim. Çocukluğum ve gençliğim orada geçti. Yaşamım boyunca biriktirdiklerimin en değerlilerini, acılarımın ve sevinçlerimin önemli bir bölümünü orada yaşadım. Dolayısıyla, üretimlerimin büyük bir bölümünde Fatsa’nın etkisi vardır. Bir gün, bestelerimden bir bazılarının ‘Fatsa Türküsü’ diye anılacağına inanıyorum.

» Son olarak neler söylemek istersiniz?

İyi bir çalışmayla güzel bir ürün oluşturduğumuzu düşünüyorum. Projede yer alan sanatçı dostlarıma, şair arkadaşlarıma, müzisyen arkadaşlarıma, sektörün bu zor döneminde bu projenin prodüktörlüğünü üstlenen Seyhan Müzik’e ve tabii ki değerli dinleyicilerime sonsuz teşekkürler.

Son olarak da, Gezi Direnişi’nin üçüncü yılını daha yeni geçtik. Bu direnişi, demokrasi tarihimizin ve mücadelemizin zirvesinde görüyorum. Direnişi yaratanları selamlıyorum.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 14.06.2016 09:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177