04 Haziran 2016 Cumartesi 16:04
Muharrem İnce: Eğilmeyeceğiz

Çağdaş Ses'in haberine göreCHP’li Muharrem İnce, bugün İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi’nde 'Sonsuza kadar Laik Türkiye' mitingi düzenledi.

İşte Muharrem İnce'nin konuşmasından satır başları:

Biz parti içi muhalefet değiliz. Çünkü bu salonda bütün yaşlarını partisi için mücadele ile geçiren insanlar var. Ben partinin gençlİk kolunda çalıştım, ilçe sekretereliği, yaptım. 14 yıldır milletvekillliği yapıyorum. Ömrümün tüm bölümlerini CHP'ye adadım. Bugün kendini CHP yerine koyup da, beni misafir yerine kimse koyamaz. Ben bu partiye milletvekilliği için gelmedim. Rahmetli İsmail Cem'in afişlerini asarak büyüdüm ben. Ecevit'in adını, zifti eritip duvarara yazarak geldim ben. Biz parti içi muhalefet değiliz, ev sahibiyiz!

Biz Muharrem İnceciler değiliz. Biz kaygılı, endişeli insanlarız... Ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğinden kaygı duyan insanlarız...

Bizler cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkıp bir şeyler yapmak isteyen insanlarız. Biz bu toplantılarda geleceğimizi konuşuyoruz. Biz farkındalık yaratmak için buradayız. Biz gençlerimize özgürlük şarkıları söyletmek için buradayız. Üniversite özerkliği için, iş güvenliği için, buradayız. AKP bölünsün de iktidara gelelim diye düşünenlerden olamayanlar olduğumuz için buradayız. Zincirlerini kıranlar, acılarından değil umutlarından söz eden insanlar olduğumuz için buradayız. Önce insan, önce emek demek için buradayız...

AMERİKA KOMŞUMUZ OLDU

Antalya’da bir yanda kayak yaparken bir yanda denize girilebildiği halde, ülkemizin bunca zenginliği olduğu halde , genç nüfusumuz olduğu halde neden yoksuluz? Bir büyük düşünsel akımın torunları olarak neden yoksuluz. Bunları sorgulamak için buradayız. 2002 de yasaklar kalkacak, yoksulluk bitecekti. 2002’de stratejik derinlik vardı. Bugün konuştuklarımıza bakın, o gün Ortadoğu’nun Eş başkanı olacaktık. Şimdi değerli yalnızlığımızı konuşuyoruz. Amerika komşumuz oldu. Bizim dış politikamız Uganda’yla, Kenya’ya kaldı artık. Türkiye’nin bir ayıbını hep birlikte yaşadık.

DAVUTOĞLU ÇOK MU YÜKSEK PROFİLLİYDİ?

Düşük profilli Başbakan aradılar. Bunun için oylama yaptılar. Düşük profilli demek kafası basmayan demektir. Peki Davutoğlu çok mu yüksek profilliydi? Şimdi de bin deyince bin ali in deyince in ali gençler çok iyi laf bulmuş. O başbakan görünümlü bir yaver. Yaşamını yitiren çocukların vebali Davutoğlu’nun payı sorumluluğu var mı? Var. Kaçak saraya direnemeyen o değil mi. CHP terör örgütlerine yardım ediyor diye chpye laf atan o değil mi? Milyonlarca insanın kimlik bilgilerini çaldırmadı mı. Ben bu adama hakkımı helal etmiyorum. Kim ederse etsin.

Geçmişin birikimini sattılar, geleceğin birikimini de nakit paraya kırdırdılar. Milli piyangoyu sattılar, gelecekteki gelecek parayı bugün kırdılar. Yerin üstünü sattılar, yerin altını da sattılar. Sadece sizin değil torunlarınız geleceğini de sattılar. 25 milyon icra dosyası var. Gençler anasının babasının emekli maaşını alacağı günü bekliyor. Neşet Ertaş diyor ki siz analar siz insansınız biz insanoğluyuz. Ben CHP’nin iktidarı için analara kadınlara güveniyorum.

Açılım yapacaklardı bir açılım kaldı mı açılımlar çöktü, Ergenekon davası çöktü.

1940’da 45’de Yahudilerin Almanya’da ellerinde silah var mıydı? Almanya’daki Yahudilerin partileri var mıydı? Yoktu. Almanya’daki Yahudiler evlerinde oturuyordu. Hitler Almanya’daki Yahudi’leri sabun yaptı.

ACILARIMIZI YARIŞTIRMAK ZORUNDA DEĞİLİZ

Ermeni’ler göç ettirilirken parlamentoda, yargıda Ermeni kökenli insanlar vardı. Yahudilere yapılanlarla Ermenilere yapılanlar farklıdır. Ermeniler göç ettirilirken. öldürülürdüler, gasp edildiler ama Binali’nin dediği gibi de değil bunlar olası şeyler değil çok önemli şeylerdir. Acılarımızı yarıştırmak zorunda değiliz. Osmanlı’nın soykırımla suçlanabilmesi için 2 şey olması gerekir.

Yazılı emir ve soykırım olduğuna dair bir yargı olması gerek ama Türkiye’nin basını belaya sokan parti burada da zor duruma sokuyor.

REZA ZARRAB'IN BEDELİNİ DIŞ POLİTİKADA ÖDÜYORUZ

Türkiye’de delik bulamadı savcı, Amerika’yı dolandırdın kara parayı akladın. O dedi ki ben 50 milyon dolar vereyim. Savcı dedi ki sen sırf bir yılda 150 milyon dolar Türkiye’de rüşvet verdin. Hayırsever iş adamı Rıza dedi ki ben hayırsever olduğumu göstermek için mahkemeye söyledim. O kadar çok dolandırıcılık, kara para aklama belgesi var ki Amerika’nın elinde, bunların hırsızlıklarının bedelini biz dış politikada da ödüyoruz.

El yordamıyla yönetilen bir parti olmazsak buradan çıkabiliriz. Algı dağınıklığını ortadan kaldırırsak, sağcı bir adamı aday gösterip halkı kandırmak yerine, ben buyum ilkelerim bu dersen buradan çıkabiliriz. Kahramana kurtarıcıya ihtiyacımız yok, topyekün bir dayanışma ile çıkacağız, hepsinden önemlisi 1919 ruhuyla Atatürk nasıl çıktıysa biz de öyle çıkacağız. CHP şemsiyesi altında çıkacağız, kimseyi ötekileştirmeden, kim mağdursa kim haklıysa onun yanında olacağız.

Eğer 14 15 yaşında Kürt çocukları öldürülüyorsa o çocukların da yanında olacağız.

Ezen mi ezilen mi olduğuna bakacağız.

Modern dünyanın bugün insanlığa armağanı bugün için en önemlisi özgürlükçü laik demokrasidir. İnsanları kutuplaştıran iktidar bizi de tehlikeye atıyor. Biz Mevlana’nın Hacı Bektaşi velinin torunları olarak bunların İslam’ını kabul etmiyor. İslam bu değil.

2023 YILINDA CUMHURİYETİ TEKRAR ALACAĞIZ

Türkiye’yi bir restorasyona sokarak 2023 de cumhuriyeti tekrar geri alacağız hep birlikte.

Projemizi biraz anlatayım size, ekonomik kalkınma, barınma, iş güvenliği bunları konuşacağız. 14 yıl içinde tek ürettikleri Ağaoğlu inş. Onlar avmleri konuşsun.

Salıdan salıya diktatör bozuntusunun laflarına cevap veren bir chp olmayacağız.

ODTÜ’de mescid tartışmasına girmeyeceği ODTÜ’de yüksek teknolojiyi konuşacağız.

Hukukun üstünlüğü nerede yargı çay toplayan bir yargıdır. Bizim görevimiz yargıya ayar vermek değil, yargıya cesaret vermektir. Hukukun üstünlüğünü uygulayacağız, Kimlik siyasetinden bu ülkeyi kurtaracağız. Kürt, Çerkez, Türk bu kimlikler onurumuzdur ama teslim olmayacağız. Kimliklerin dışında Türkiye’yi konuşacağız.

Şu an Türkiye teröre yardım eden bir ülke olarak anılıyor bunun sonuçlarını biz çekeceğiz gelecekte.

Biz eğilmeyeceğiz. Biz terörden çok çekmiş bu ülkeyiz. Biz barıştan vazgeçmeyeceğiz. Bu kıt akıllılar yurtta sulh cihanda sulh lafını kavrayamaz.

Gezi ruhunu cumhuriyet halk partisi kadrolarında yaşatmaya var mısınız?

Türkiye’de 2 insan tipi var bir geziciler bir de yiyiciler. 160 Cuma geçti hani camide içki görüntüleri. Orada direnen evlatlarımıza kocaman alkış istiyorum. Selam yolluyorum.

Nazım diyor ki seni düşünmek güzel şey ümitli şey. Ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum.

Biz bir yola girdik bu yoldan dönüş yok. İşte hançer işte oynum, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.

Şehit çocuklarını da, okula gidemeyen Kürt çocuklarında boynunu eğik gezdirmeyeceğiz...”

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 04.06.2016 16:04
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol