07 Nisan 2016 Perşembe 09:23
Moria’da hüzün, öfke ve protesto

ZEYNEP YÜNCÜLER

Avrupa Birliği ile varılan anlaşma gereği, Türkiye üzerinden Yunan Adaları’na giden mültecilerin, 4 Nisan’da Türkiye’ye geri gönderilmesiyle başlayan süreç durdu, Midilli adasındaki Moria kampında tutulan 3 bin 560 mültecinin iltica başvurusunda bulundu. Ancak, 20 Mart'tan itibaren Yunanistan'a ayak basan her bir mülteci, iltica başvurusu yapmaması durumunda Türkiye'ye gönderilecek. Anlaşmaya Suriyeli mültecilerin geri gönderimi de eklenmişti. Üç feribot ile Türkiye'ye 202 mültecinin gönderildiği gün, Birleşmiş Milletler (BM) Dikili'ye gönderilen 13 mültecinin iltica başvurusu talebini ilettiklerini, fakat yetkililerin bu talepleri dikkate almadığını da açıklamıştı.

'Geri kabul'u durduran iltica başvurusu sürecinde, Yunanistan geri göndermeleri durdurduğunu açıkladı. Bu nedenle, 'geri kabul' kapsamında merkez olarak belirlen Dikili Liman'nında hiçbir hareketlilik yok, şu an gözler Midilli adasında mülteci kamplarında: 'Geri kabul' ne zaman devam edecek? Kaç mültecinin iltica başvurusu kabul edilecek, kaçının iptal olacak?

İki gün sürebilir

'Geri kabul'un yeniden yeniden hareketlenmesi önümüzdeki iki güne bağlı. Çünkü, Yunanistan'dan yetkililerin yaptığı açıklamaya göre, 3 bin küsür mültecinin iltica başvurusu değerlendirilmesi dün, kamp alanında 800 görevlinin oluşturduğı komisyon ile başladı. Yetkililerin açıklamalarına göre, iltica başvurusunda bulunan mültecilerin tahmini yüzde 90'nının ret cevabı ama ihtimali var. Ancak, başvuruları reddedilenlerin 5 gün içerisinde de bu ret kararına itiraz etme hakları da var. Aksi takdirde, iltica başvurusu reddedilen ve Türkiye'ye dönmek istemeyen mültecilerin Dikili Limanı'na getirilmeleri cuma günü sabahın erken saatlerinde tekrar başlayacak.

'Açlık grevindeler'

Büyük bir umutla Avrupa'ya gitmek isteyen Moria kampındaki mültecilerin 'Türkiye dönmek istemiyoruz' diyerek başlattıkları protestolar da devam ediyor. Kamp yetkililerinden aldığımız bilgiye göre de, çoğunluğu Pakistanlı olan mülteciler, 'geri gönderme' anlaşması kapsamında Avrupa'ya gidişleri engellendiği için açlık grevine başladı.

***

Geçişler sürüyor

Her ne kadar anlaşma gereği son bir ayda Ege kıyılarından, Yunan adalarına mültecilerin botlarla geçişleri azalsa da bu hareketlilik de tam anlamıyla bitmiş değil. Dün sabah erken saatlerde 63 kişiden oluşan içlerinde Pakistan ve Afgan uyruklu mültecilerin yer aldığı bir bot Dikili açıklarında yakalandı. Bu geçişler, 'geri kabul' günü yaklaşırken 2 ve 3 Nisan gecesi de yaşanmıştı.

53 bini geçti

Yunanistan’dan yetkililerin paylaştığı verilere göre, ülkede şu an toplam mülteci sayısı 53 binin üzerine çıktı. Ayrıca, ‘geri kabul’ anlaşması kapsamında ve iltica başvurularının sonuçlanması durumunda, 6 bin 400 civarında mülteci Türkiye’ye geri gönderilecek.

43’ü AB’ye gitti

4 Nisan günü Dikili'de gerçekleşen 'geri kabul' işlemlerinde Türkiye'ye 2 Suriyeli gönderilirken, Türkiye'deki kamplardan 43 Suriyeli AB ülkelerine gitmişti. 32 mülteci Almanya'ya giderken, 11 mülteci de Finlandiya tarafından kabul edildi. Salı günü ise 31 Suriyeli daha Türkiye'den Hollanda'ya gitti. Ancak Dikili Limanı'na ayak basan çoğunlukta Pakistan ve Afgan uyruklu mülteciler Kırklareli'ndeki mülteci kampına gönderildi.

160 bin yakın geçiş

Mart ayı sonundan itibaren, 150 bin 703 mülteci, Yunanitan’a ulaştı. Bu rakım yüzde 37’sini çocuklar oluşturuyor. Ayrıca resmi rakamlara göre, sadece 2016 yılında Yunanistan yolculuğu başlayan binlerce mülteciden 366’sı yaşamını yitirdi. 2015 yılında ise, Yunanistan’a ayak basan mülteci sayısı 853 bin 550 olarak belirtilmişti.

15 ‘geri gönderme merkezi’ var

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Türkiye’de 2980 kapasiteli 15 adet geri gönderme merkezi bulunuyor. 250 kişi kapasiteli bir merkez inşaat halinde, 11 yeni merkezin proje çalışması devam ediyor. Bunlar da tamamlandığında kapasite 6 bin 900’e çıkacak.

258 bin 405 Türkiye'de

BM’nin verilerine 1 Mart itibariyle uluslararası geçici koruma altında beş yılı aşkın süredir Türkiye’de ikâmet eden 258 bin 405 sığınmacı var. Bunların çoğu Irak, Afganistan, İran ve Somali’den Türkiye’ye gelenler. Bu sayı ‘geri kabul’ anlaşması ile artacak.

***

SELİN ÜNAL: Sığınma talepleri dikkate alınmalıdır
(Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Türkiye Dış İlişkiler Basın Müdürü, Sözcü)

2015 yılında, 1 milyondan fazla mülteci ve göçmen, Avrupa’ya ulaşmak için deniz yolculuğuna uygun olmayan botlarla Akdeniz’i geçmeye çalışmış ve 3700’den fazlası bu yolculuklarda kaybolmuş ya da hayatını kaybetmiştir. 2016 yılı verilerine bakarsak 171.000’den fazla insanın bu yolculuklara çıktığını ve 700’den fazlasının kaybolmuş ya da hayatını kaybetmiş olduğunu görüyoruz. Bu tehlikeli ve düzensiz yollarla Akdeniz’i geçme teşebbüsünde bulunan kişilerin büyük çoğunluğunu, uluslararası koruma ihtiyacında olan, kendi ülkelerinde savaştan, şiddetten ve zulümden kaçan kişilerin oluşturduğunu biliyoruz. Bu noktada göz önünde bulundurmak gerekir ki yüz binlerce insandan bahsediyoruz. Her biri ayrı yaşam öykülerine sahip, savaştan veya zulümden kaçıyor, kimi zaman çıktıkkları bu yolculukların taşıdığı risklerin farkında olarak kimi zaman da bu risklerin boyutu konusunda net bir fikre sahip olmadan botlara binip yola çıkan, geleceğe dair farklı beklenti ve umutları olan çocukların da olduğu bireyler.

Kendi ülkelerinde zulüm ve ciddi insan hakları ihlalleri tehditi altında olan ve güvenliğe ulaşmaya çalışan insanların her şeyini riske atarak Akdeniz üzerinde bu tehlikeli deniz yolculuklarına çıkmaları; bölgede ve bölgenin ötesinde uluslararası koruma ihtiyacında olan kişiler için güvenliğe erişimin sağlanmasının ne denli önemli olduğunun ve Avrupa’ya ulaşmak için güvenilir ve yeterli yasal yollar tesis etmenin ne denli ivedi olduğunun altını bir kez daha çizmekte. Güvenli yolların temini ile ancak, denizlerdeki düzensiz geçişler sırasında yaşanan kayıpların ve trajedilerin önüne geçilebilir.

UNHCR’nin, AB ve Türkiye arasındaki anlaşmanın uygulanmasına ilişkin usüllere taraf olmadığını ve bu usüllerin UNHCR’nin bilgisi dahilinde olmadığını belirtmek isteriz. UNHCR, AB-Türkiye anlaşmasının uygulanmasına ilişkin var olan güvencelerin yetersizliği konusunda endişesini öncesinde dile getirmiştir. Bu güvenceler, halihazırda tesis ediliyor. Aynı zamanda belirtmek gerekir ki, insanların Yunanistan’dan Türkiye’ye geri gönderilmesi ve Türkiye’ye geri gönderilen bireylerin karşılanması sürecine dahil değiliz. UNHCR olarak önceliğimiz, herkesin hakları konusunda bilgilendirilmesi ve sığınma talebinde bulunma fırsatına sahip olmasının temin edilmesidir. Tekrar altını çizmek gerekir ki, uluslararası koruma ihtiyacı içinde olan herkesin sığınma başvurusunda bulunma hakkı vardır.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 07.04.2016 09:23
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177