13 Nisan 2016 Çarşamba 08:22
Meslek odalarından çarpıcı Soma raporu: Katliam önlenebilirdi

BURCU CANSU
burcucansu@birgun.net

Manisa Soma’da 13 Mayıs 2014 tarihinde yaşanan ve 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden katliamı sonrası, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından yapılan incelemeler kapsamında rapor hazırlandı. Rapor, davanın dün başlayan 7’nci blok duruşmasında mahkeme heyetine sunulacak.

‘Soma Maden Faciası İnceleme Raporu’, dün Ankara’daki TMMOB binasında düzenlenen bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıklandı. Toplantıya, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, TTB Merkez Konseyi Başkanı Bayazıt İlhan ile inceleme heyetinde yer alan komisyon üyeleri katıldı. Raporu okuyan Soğancı, raporu hazırlarken bürokratik birçok engelleme ile karşılaştıklarına dikkat çekerek, “Ocakta ana giriş galerisinin belli bir noktasına kadar gidilebilmiş, ancak ocakta detaylı bir inceleme yapmak mümkün olmamıştır. Ocak imalat haritaları ve belgelerin incelenmesi ile galeri içerisindeki teknik inceleme sonucu raporumuz hazırlanmıştır” dedi.

Raporda yer alan tespitlerden bazıları şöyle: Nedeni kömür yangını

Facianın nedeni ocaktaki kömür yangınıdır. Havzadaki linyitlerin kendiliğinden ısınmaya ve yanmaya müsait olduğu onlarca bilimsel makale ile tespit edilmiştir. Ayrıca havzada defalarca bu tür yangın olayları meydana gelmiştir.

Ocak yangınının; eski imalat panolarında bırakılan kömürlerin oksijenle temas etmesi sonucu içten içe yandığı, yarım yanma sonucu karbonmonoksit gazının biriktiği, bu yanma olayının zamana bağlı olarak artarak devam ettiği düşünülmektedir. Kömürün bünyesinde bulunan metan gazının da yanmasıyla eski imalat içindeki yangının hızlandığı, yüksek sıcaklık ve basınç altında biriken zehirli ve zararlı gazların, zayıflatılmış olan zondan, açık alevle ve basınçlı şekilde ana galeriye aniden boşaldığı düşünülmektedir. Boşalan kızgın malzeme; galerideki lastik bantı, demir tahkimat aralarındaki ahşap elemanları (fırça, kama), sert plastik olan basınçlı hava borularını tutuşturmuştur. Eski imalattan boşalan gaz ile galeride meydana gelen yangın sonucu oluşan duman ve zehirli gaz birleşerek belli bir basınçla ve hızla kısa sürede tüm çalışma alanlarına yayılmış, ölümlere ve yaralanmalara neden olmuştur.

Her alanda eksiklik

Bu özellikteki kömür damarlarında çok özel önlemler alınarak üretim yapılması gerekirken pek çok ciddi hata yapılmış ve gerekli önlemler alınmamıştır. Bu ocakta yaşanan facianın önceden öngörülebileceği, önlenebileceği ve gerekli önlemlerin alınabileceği anlaşılmaktadır. Ocağın planlanmasından üretim yöntemine, havalandırmasından acil eylem planına, denetimden eğitime kadar tüm alanlarda ciddi noksanlıklar görülmektedir.

Üretim zorlaması

Ayrıca üretim zorlamasının da faciada ciddi etkisi bulunmaktadır. TKİ ile yüklenici firma arasında yapılan sözleşmede; tuvönan üretiminin, projesine uygun şekilde 1,5 milyon ton olacağı, ancak yüklenicinin isterse bundan daha fazla üretim yapabileceği belirtilmiştir. Ancak Soma Kömür AŞ. üretimi hızla artırmış ve 2009’da 230 bin ton olan üretim 10 kattan fazla artırılarak 2010’da 2.6 milyon tona yükseltilmiştir. 2012 yılında ise 3.8 milyon ton düzeyine kadar ulaşmıştır.

Gerekli emniyet yatırımları yapılmaksızın eski havalandırma, nakliyat ve galeri alt yapısıyla sırf kâr amacı güdülerek çok yüksek üretim seviyesine çıkılmış ve çalışanların hayati emniyet tedbirleri ihmal edilmiştir.

Hastalıklar gizlenmiş

Facia sonrası kurtarma organizasyonu sırasındaki başıboşluk ve kargaşa, olası bir iş kazasında yapılması gerekenlerin planlanmadığını ve önlemlerin alınmadığını göstermektedir.

İşyeri sağlık birimi ve personelinin, kömür madenciliğine yönelik özel, programlı, süreklilik arz eden, gerek ulusal-uluslararası mevzuat ve gerekse de bilimsel gerçekleri kullanarak yapılandırmış olduğu bir sağlık gözetim programının olmadığı gözlenmiştir.

Kazadan hemen sonra yapılan ve geçen günlerde yayımlanan iki bilimsel çalışmaya göre, bu ocakta çalışan neredeyse her 4 işçiden birinde doktor tanılı solunumsal hastalıkların olduğu, her 3 işçiden birinde de pnömokonyoz (akciğerin mesleki toz hastalığı) vakasının olduğu kanıtlanmıştır. Buna göre madende 900 dolayında gizli tutulmuş pnömokonyoz vakası olabileceği değerlendirilmiştir. Bu vakaların hiçbirinin işletmede kaydı oluşturulmamıştır.

****

Soma davasında konuşan tanık işçi: ‘Vardiyalar arasında rekabet vardı’

Soma davasının 7’nci blok duruşması dün başladı. Manisa Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada dinlenen tanıklardan Ahmet Mutluer, ilk işe girdiği dönemde ocakta düzenli bir çalışma sistemi olduğunu, ancak sonrasında üretim baskısıyla karşılaştıklarını anlattı. Son zamanlarda artan üretim baskısı sonucunda tarama ve tamir işçisi olduğu halde üretim bölümüne kaydırıldığını belirten Mutluer, “Madende üretimini artıran vardiyaya prim düzeni getirildi. Vardiyalar arasında rekabet oluşturuyorlardı. Senden önceki vardiya bin 500 ton çıkardıysa senden daha yükseğini bekliyorlardı” dedi. Çalışma ortamının son zamanlarda ısındığını ifade eden Mutluer, sıcaklığı ve havasızlığı yetkililere bildirdiklerini, bunun üzerine ölçüm yapıldığını, ancak değerlerin normal olduğunun söylendiğini aktardı. Olaydan önce S panosunda sürünerek çalıştıklarını dile getiren Mutluer, dar ve emniyetsiz yerlerde çalıştıklarını gösteren 2012 yılına ait bazı fotoğrafları mahkemeye delil olarak sundu.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 13.04.2016 08:22
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177