26 Eylül 2016 Pazartesi 11:23
Mark Zuckerberg’in dayanılmaz cehaleti

HOLLY BAXTER

Mark Zuckerberg’in dayanılmaz cehaletine tahammül edemeyen bir tek ben miyim? Internet.org projesinin “Afrika’daki herkesi çevrimiçi yapmayı” hedefiyle yetinmeyen Zuckerberg, şimdi de parasıyla tüm hastalıkların kökünü kazıyabileceğine karar verdi. Yalnızca Alzheimer değil, onca kanser türü değil, HIV değil, Zika değil, genetik bozukluklar değil: tüm hastalıklar, çünkü 3 milyar dolar böyle bir şey. Daha önce neden aklımıza gelmedi ki?

Geçen sene ilk çocukları Max’in doğmasıyla Zuckerberg ve karısı Priscilla Chan servetlerinin %99’unu hayırsever amaçlar için bağışlama sözü verdi. Pekala, Jay Z’nin kızı Blue Ivy doğurduktan sonra kaltak kelimesini bir daha kullanmama kararından (Söylentinin sonraları Jay Z’nin halkla ilişkiler asistanı tarafından yalanlandığını da belirtelim, yani K ile başlayan o kelimeyi gelecekte de duymaya hazır olun) daha etkileyici olduğunu kabul edelim, fakat yine de son derece naif ve inanılmaz Amerikan bir yaklaşım.

Ulusal sağlık hizmetinin komünizm ile eş anlamlı olduğu ve kanser taraması yaptırmak için kesenin ağzını açmak zorunda olduğunuz özgürler ülkesinde paranızla dünyadaki herkese ömür boyu sağlık satın alabileceğinizi düşünmek kolay olmalı. Nihayetinde kendinize pırıl pırıl yeni organlar alabiliyor, çocuklarınızı doğurması için taşıyıcı anneler edinebiliyor, problemli çocuklarınız için davranış-düzeltici ilaçlar edinebiliyor, diyaliz için “öncelikli bilet” alabiliyor, hasta bakım odalarına oda servisi ve 4K çözünürlüklü televizyon konmasını talep edebiliyorsunuz. Hatta yeterince paranız varsa, alerji sahibi insanlardan muhtaç oldukları EpiPen için fahiş bedeller talep edebiliyorsunuz. O halde, neden herkese sağlık hizmeti almıyorsunuz ki? O zaman kimse hastalanmaz, değil mi? Öyle Değil mi?

Maalesef bu iyi niyetli fikir de alevler içinde yere çakılmaya mahkum; aynen Afrika’yı kurtaracağı söylenen ve Zuckerberg uydusunu taşıyan SpaceX roketi gibi. Çünkü Zuckerberg çifti 3 milyar doların “çocuklarımızın yaşamı süresince bütün hastalıkları iyileştirebilecek ya önleyebileceğini” düşünse de tıp gerçekleri başka bir hikaye anlatıyor.

Tepemizde dönen “antibiyotik felaketi” paranın neden her şeyi tedavi edemeyeceğinin bir örneği. 80’lerden beri yeni bir antibiyotik geliştirilebilmiş değil ve tıp dünyasının büyük bir bölümü gelecekte yeni antibiyotik türleri bulunabileceğine dair ümitli değil. Antibiyotik direnci tarihin en yüksek seviyesine ulaştı; bunun sebeplerinden biri, bazı ülkelerde hayvancılık endüstrisinde fazlaca antibiyotik kullanılması (bir çok yerde hayvanlara “önleyici” antibiyotik veriliyor çünkü dar yaşam alanları bulaşıcı hastalıklar için ideal yaşam ortamları oluşturuyor. Gıda zincirimize bu türden sabit oranlarda antibiyotik sokmanın neden kötü bir fikir olduğu herhalde herkesçe anlaşılabilir) ve doktorların gereksiz antibiyotik reçetelendirmesi. Bu problemi daha çok antibiyotik keşfedilmesi için kaynak aktararak çözemeyeceğimiz hemen hemen kesin, çünkü gezegenimizin kaynakları sınırlı. Probleminin özünde –aslına bakarsanız bu insanlığın en büyük problemli, yani epey önemli– sosyokültürel sorunlar yatıyor, milyarlarca dolar para atarak çözebileceğiniz sorunlar değil.

Benzer şekilde, Zuckerberg’in “aniden tedavi geliştirilmesi” için özel olarak ismini andığı hastalıklardan bazılarının –kanser, kalp hastalıkları, Alzheimer gibi nörolojik bozukluklar– yaşam tarzıyla ilgisi var (sigara ve alkol tüketimi, hava kirliliği, işlenmiş et tüketimi, obezite, vb.). Bu hastalıkları tamamen ortadan kaldırmak için yurttaşlar ve devletler arasında diyalog oluşturularak risklerin azaltılması tartışılmalı. Parayı yüksek tansiyon, damar enfeksiyonu ve beyin hücresi ölümünden etkilenmeyen süper-insanlar üretmek için kullanmadığımız sürece laboratuvar araştırmasının da belirli sınırları var.

Ve bir de virüslerin doğası gereği mutasyona uğradığı gerçeği var. Ebola gibi kontrol altına aldığımızı sandığımız hastalıkların bir anda salgına dönüşmesinin sebebi de bu. Hayvanlardan insanlara geçerek bir anda patlak veren yeni hastalıkların çıkmasının sebebi de bu (domuz gribi, HIV, kuduz, hepatit türleri, vb.) Bu yüzden tıbbi araştırmanın sonu asla gelmeyecek: sürekli olarak devam ettirilmesi, finanse edilmesi ve değişmesi gerekiyor. Böylelikle insanlığın varlığını tehdit eden virüsler, bakteriler ve mantarlardan daima bir adım önünde olabilir. Bir insanın bir seferlik para vermesi yetmiyor; hükümetler ve toplumların uzun vadeli, jenerasyonlar arası planlar geliştirerek Zuckerberg’in kibirli amaçlarını gerçekleştirebilir. Dediğim gibi, sosyokültürel bir mesele.

Tabii insanların da virüsler gibi değişime uğradığını unutmayalım – bunun da bazen felaket niteliğinde sonuçları olabiliyor. Dünyada her yıl yeni genetik anomaliler baş gösteriyor – on sene önce birden ortaya çıkan güçlü “Bebek Süpermen” vakasını hatırlıyor musunuz? O işin zararsız, haber değerindeki versiyonuydu. Zararlı olanları ise doğum öncesinde ya da bir insanın yaşamı esnasında rastgele gerçekleşen genetik mutasyonlar, silinmeler, eklemeler ve gelişmelerden oluşuyor. Örneğin kız kardeşimde çıkan ve yaşamını tehdit eden genetik mutasyon öyle nadir ki, dünyada yalnızca 200 vaka var ve 2016 senesine gelindiğinde doktorlar mutasyonun nereden ve niye geldiğini hala bilmiyor. İki jenerasyon önce birileri sağlık hizmetlerine 3 milyar dolar vermiş olsaydı, kız kardeşim için hiçbir şey fark etmezdi.

Yeterince zengin olursanız Tanrıcılık oynayabileceğini düşünmek hoş bir fikir – fakat Zuckerberg’in her şeyi yapabilme gücünün de bir sınırı var. 3 milyar dolar tıp dünyasına verilecek harika bir hediye ve olumlu araştırmalar, tesisler ve tedaviler için kullanılacağı kesin. Zuckerberg ve Chan müthiş bir hayırseverlik örneği sergiliyor ve servetlerini bu şekilde bağışlamaya gönüllü olmaları cömertçe. Fakat Facebook kurucusunun paranın gücüyle tüm hastalıklarının küçük, yenilebilir zorluklar haline geleceği iddiası gereksiz derecede iddialı. Ölümcül hastalıklar daima var olacak –herkes bir şeyden ölüyor– ve bazen gücünüzün sınırlarını kavramak gözünüzü yıldızlarda tutmak kadar önemlidir.

Kaynak: The Independent, ind.pn/2d2MsSM’den çeviren

Fatih Kıyman

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 26.09.2016 11:23
Anahtar Kelimeler:
DolarAfrikaAlkolBebek
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177