16 Haziran 2016 Perşembe 13:43
Kabataş yalancısı Nihal Bengisu Karaca bu kez de İEL'de mağduru

Kabataş yalancılarından Habertürk gazetesi köşe yazarı Nihal Bengisu Karaca bugünkü yazısında eski performansından bir şey kaybetmediğini tekrar gösterdi.

Dönemin Başbakanı Erdoğan tarafından ortaya atılan ve Kabataş'ta bir kadının deri eldivenli ve yarı çıplak bir grup erkek tarafından mağruz kaldığı saldırının görüntülerini izlediği yalanını söyleyen Nihal Bengisu Karaca, bu kez de İstanbul Erkek Lisesi öğrencilerinin yandaş müdürün konuşması esnasında sırtını dönmesiyle başlayan liseli eylemlerle ilgili bir yazı kaleme aldı.

Kabataş saldırısı hakkında “Gezicilerin başörtülü anneye saldırı görüntüleri var. Görüntüleri izledim” sözleriyle yalancı olarak tanınan Karaca, bugünkü yazısında ise İstanbul Erkek Lisesi öğrencilerinin kaleme aldığı bildiride yer alan ifadeler üzerinden liseli öğrencilerin baskıcı ve yandaş eğitime karşı verdiği mücadeleyi eleştirerek mağdur edebiyatına devam etti.

Baskıcı bir eğitime karşı ayağa kalkan öğrencilerin özgürlük mücadelelerine "özerklik" vurgusu yapan Karaca'nın konuyla alakalı sözleri şöyle:

"Karşımızda bir devlet lisesi var, ama neredeyse “özerklik” iddiası ve talebi olan bir devlet lisesi bu. Söz konusu özerklik için referans alınan değerler ise “abilerin” iradesinde tebarüz etmekte."

İEL'de nelerin olup bittiğini, öğrenciler arasında "öteki" odağında sürdüren Nihal Bengisu Karaca, İEL mezunlarından Mehmet Zahit Şerefoğlu isimli bir öğrenciyle konuşarak "asıl" hikaye üzerine fikir üretiyor:

Karaca'nın “İEL’de ne oluyor ki, Milli Eğitim’in atadığı müdür yüzünden hangi sorunlar çıkıyor ki, liseliler ateşi ve ihaneti gördü?” sorusuna İEL mezunu Şerefoğlu şu cevapları veriyor:

“Benim zamanımda Adnan Ersan müdürdü. Mesela dışarıda başını örten kız öğrencilere bakarak ‘Başı açık, zihni açık öğrenci istiyoruz’ gibi ifadeler kullanarak konuşurdu. Son dönemde ise İEL’den ‘asimile olmadan mezun olabilen’ çocuklar oluyor. Derslerde Fatih Sultan Mehmet’le ilgili, Mevlânâ ve Şems’le ilgili ithamlar yer aldığında artık bazı öğrenciler karşı tez geliştirebiliyor. Rahatsız oldukları şey bu. Onlara göre ateş ve ihanet bu.”

“Nurettin Topçu İEL mezunudur ve bir sempozyumla anıldı. ‘Mezun abiler’ Topçu’yu İslamcı bularak ‘Hayır, bu isim İEL’li olamaz’ dediler ve buradan bile rahatsızlık çıkardılar. Öğrenci meclisindeki çocuklardan bazıları okulun bastığı yıllık ajandada 20 Nisan gününün altına Kutlu Doğum Haftası’nı hatırlatsın diye ‘K.D.’ harflerini not etmişler. Bazı öğretmenler, öğrenciler okulu ayağa kaldırdı. Yine Kutlu Doğum Haftası’nda bir öğrenci bazı hadislerin Almanca’sını A4 kâğıtlara yazıp koridora asmış ve arkadaşlarına gül lokumu ikram etmiş. İki mezun ‘abi’ gelip çocuktan hesap sordular; müdür yardımcısı bu mezunları gönderdiğinde de soluğu İELDER’de aldılar ve iki saat sonra bir bildiri ile gelip protesto başlattılar.”

“Benim gördüğüm Müdür Hikmet Konar’ın çalışkan biri olduğu. Çocuklara burs buluyor, proje yapanları destekliyor. Hocalarla da öğrencilerin arası iyi. Ama birileri gelip ‘Ne o, müdürün sevdiği hocayla mı kanka oldun?’ diyerek öğrencilerle hocaların arasını açıyor. Müdürün burs bulduğu öğrencileri burstan vazgeçirmeye kadar varıyor baskıları.”

“İEL’nin mezun abileri ‘İEL ruhu’ adı altında okulda okuyan bütün öğrencileri tarihiyle sorunlu, maneviyatla sorunlu bir kültür ve ideoloji terkibi altında tek tipleştirmeye çalışmaktalar. Okula sahip çıkmakla okulun sahibi olmak arasındaki farkı idrak edemiyorlar. Çocuklara beraberlik duygusu aşılamakla okula tahakküm etmek arasındaki nüansı kaybettiler. Sorunların nedeni bu.”

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 16.06.2016 13:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol