04 Nisan 2016 Pazartesi 11:23
İşte dünyayı sarsan Panama Belgeleri

ONUR EREM / @onurerem

Dünya çapında siyasetçilerin yolsuzluklarını içerek Panama Belgeleri önceki akşam yayınlanmaya başladı. Dünyanın en kapsamlı araştırmacı gazetecilik çalışmasına yol açan belgelerin içinde çok sayıda devlet başkanının yanı sıra özel şirketlere ait bilgiler de yer alıyor.

Panama Belgeleri, adını bir vergi cenneti olan Orta Amerika ülkesi Panama’dan alıyor. İsmi açıklanmayan bir kaynağın, 500’den fazla çalışanla 35 ülkede faaliyet gösteren Panamalı hukuk firması Mossack Fonseca’ya ait 11.5 milyon belgeyi sızdırmasının ardından Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ICIJ) 80 ülkeden, 100’den fazla kurumdan 400 gazeteciyle birlikte 1 yıl boyunca incelediği belgeler önceki akşam dünyadaki basın kuruluşları tarafından yayınlanmaya başlandı. Yayınlanan belgeler arasında 1970’ten günümüze kadar şirketin tüm yazışmaları da yer alıyor. Üstelik belgeler yalnızca siyasetçilerle sınırlı değil: Uyuşturucu ticareti, insan kaçakçılığı, silah ticareti gibi konularda da çok sayıda belge var. Şu ana kadar açıklanan belgelerde 12 ülken lideri, 61 ülke lideri akrabası, 128 siyasetçi ve kamu görevlisi, Forbes listesinde yer alan 29 milyarder bulunuyor.

İşte o belgelerin içinde en çok dikkat çeken isimler:

Birleşik Krallık Başbakanı David Cameron’un babası Ian:

2010’da ölen Ian Cameron’un Panama’da Blairmore Holding adlı bir şirketi olduğu ortaya çıktı. Cameron, ülkesinde halkı zor durumda bırakan kemer sıkma politikaları uygularken şirket yatırımcılara “Birleşik Krallık sizden kurumlar vergisi veya gelir vergisi alamayacak” diye pazarlanıyordu. Şirketin 1998’deki değeri 60 milyon TL’ye denkti.

Arjantin Cumhurbaşkanı Mauricio Macri:

Belgelere göre Macri’nin, babası Francisco ve kardeşi Mariano ile birlikte Bahamalar’da Fleg Trading adında bir şirketi bulunuyor. Macri bu şirketi mal beyanında göstermemişti.

Eski Irak Başbakanı İyad Allavi:

Irak’ta Başbakanlık ve Cumhurbaşkanı Yardımcılığı yapmış olan Allavi’nin Panama’da şirketleri olduğu ve bu şirketler üzerinden biri 4.5 milyon TL değerinde olmak üzere İngiltere’de iki evi olduğu ortaya çıktı.

İzlanda Başbakan Sigmundur David Gunnlaugsson:

Gunnlaugsson ve eşinin Virjin Adaları’nda Wintris adlı bir şirketleri ve bu şirketler aracılığıyla İzlanda’nın üç büyük bankasında 12 milyon TL civarında varlığı bulunuyor. Gunnlaugsson bu varlığını mal beyanında göstermemiş, bir söyleşide gazetecilerin sorusuna “Herhangi bir off-shore şirketim yok” demişti. Belgelerde, İzlanda Parlamentosu üyelerinin dörtte birinin off-shore şirketi olduğu gözüküyor.

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz el-Suud:

Kral Selman’ın Virjin Adaları’ndaki şirketleri aracılığıyla Londra’da 100 milyon TL değerinde ev satın aldığı ve bir futbol sahası büyüklüğünde lüks bir yatı olduğu ortaya çıktı.

Eski Katar Emiri Şeyh Hamad bin Halife es-Sani ve Eski Başbakan-Dışişleri Bakanı Hamad bin Jassim as-Sani:

Sani 2014 yılında Mossack Fonseca aracılığıyla Virjin Adaları’nda bir off-shore şirketi aldı. Afrodille adlı şirketin Lüksemburg’da bir banka hesabı ve Güney Afrika’da iki şirkette hissesi bulunuyor. Sani’nin iki diğer şirketinin de Lüksemburg’daki Çin Bankas’nda hesapları var. Sani’nin şirketlerinin yüzde 25 hissesi de akrabası ve Katar’ın eski başbakanı ve dışişleri bakanı Şeyh Hamad bin Jassim as-Sani’ye ait. Eski başbakanın Virjin Adaları ve Bahamalar’daki şirketleri aracılığıyla İspanya limanlarında hisse ve 300 milyon dolarlık bir süper yat aldığı ortaya çıktı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko:

Ukrayna’da çikolata kralı olarak bilinen Proşenko’nun Prime Asset Capital adlı bir şirkette hisse sahibi olduğu belgelerde yer alıyor.

Eski Ürdün Başbakanı ve Savunma Bakanı Ali Abu a-Ragıp:

Ragıp ve eşi Yusra’nın Virjin Adaları’ndaki Jaar Yatırım adlı şirketinin, İsviçre’deki Arap Bankası’nda hesapları olduğu ortaya çıktı. Çiftin Seyşeller’de de şirketleri bulunuyor ve bu şirketler üzerinden Ürdün’e çeşitli yatırımlar yapılıyor.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın kuzenleri Rami ve Hafız Makhlouf:

Suriye’de petrol ve telekomünikasyon sektörlerinin başında olan Rami ve istihbarat ile güvenlik güçlerini yöneten Hafız, Suriye hükümetine uygulanan yaptırımlardan etkilenmemek için çok sayıda off-shore hesabı açmış.

Eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın oğlu Kojo:

Kojo’nun Londra’da 1.5 milyon TL değerinde bir evi bulunuyor. Kojo ve Kofi Annan daha önce 1998’de Kojo’nun sahip olduğu bir gıda şirketinin Irak’taki insani yardım programı ihalesini kazanmasının ardından yargılanmış ve aklanmıştı.

Eski Sudan Başkanı Ahmet Ali al-Mirghani:

Sudan’ın eski başkanının Virjin Adaları’ndaki Orange Star adlı şirket aracılığıyla Londra’da 1.5 milyon TL’lik bir ev aldığı ve şirketinin hisselerinin 7 milyon TL değerinde olduğu ortaya çıktı.

Pakistan Başbakanı Navaz Şerif ve ailesi:

Pakistan’da yıllardır siyasetin içinde olan Şerif’in çocukları çok sayıda off-shore şirkete sahip. Çocukları Meryem, Hüseyin ve Hasan’ın milyonlarca TL’lik hisselerinin yanı sıra İngiltere’de de ayrı ayrı evleri bulunuyor.

Putin’in dostları Arkady ve Boris Rotenberg:

Putin’in gençliğinden beri yakın arkadaşları olan Arkady ve Boris’e Soçi Olimpiyatı’ndaki yolsuzluk şüphesiyle ABD yaptırım uygulamıştı. Milyarder kardeşlerin Virjin Adaları’nda en az 7 ayrı şirketi olduğu ortaya çıktı.

Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Halife bin Zayid El Nahyan:

Dünyanın en zengin insanları arasında yer alan Şeyh Halife’nin Virjin Adaları’nda Mossack Fonseca aracılığıyla kurduğu 30’dan fazla off-shore şirket ile çeşitli yatırımlar gerçekleştirmiş. Londra’da emlak alımına ayırdığı para 4.5 milyar TL’yi buluyor.

***

VERGİ CENNETLERİNDEKİ 32 TRİLYON DOLAR!

Panama, Virjin Adaları, Cayman Adaları gibi çok sayıda vergi cenneti ülke, dünyanın dört bir yanında servetlerini gizlemek ve vergi ödemek istemeyen ultra zenginler için birer sermaye sığınağı görevi görüyor. Üstelik bu durum yeni değil: Büyük Buhran döneminde bile ABD sermayesi Panama’yı tercih ediyordu.

BM, IMF, Dünya Bankası ve 139 ülkenin merkez bankasının verilerinden yararlanılarak yapılan bir araştırmaya göre vergi cennetlerindeki sermayenin miktarı 21-32 trilyon dolar, yani 60-90 trilyon TL civarında. Bu, Türkiye’nin yıllık GSYİH’inin yaklaşık 40 katı, ABD ve Çin ekonomilerinin yıllık GSYİH’inin toplamından daha fazla bir servete denk düşüyor.

Dünya Bankası’nın bir diğer araştırmasında, dünyadaki en büyük 213 yolsuzluğun yüzde 70’inde off-shore şirketlerin kullanıldığı ortaya çıkmıştı.

Üstelik vergi kaçırmak için yapılan bu kirli işler yalnızca vergi cenneti ülkelerde gerçekleşmiyor. ABD içinde bile vergi kaçırmaya uygun yerler var: Örneğin Delaware. Delaware kentinde insandan daha fazla şirket bulunuyor ve ABD’nin en büyük 500 şirketinin yüzde 60’ı merkezini bu kente gösteriyor. Delaware’de herhangi bir kimliğe ihtiyaç duymadan şirket kurmak mümkün. Gazeteci Natasha Del Toro, Delaware’e giderek, sahibinin kedisi Suki olduğu bir şirketi yasal bir şekilde 5 dakikada kurmuştu.

***

MOSSACK FONSECA'NIN KİRLİ GEÇMİŞİ

Mossack Fonseca şirketi, iki ortağın kurduğu bir şirket: Jurgen Mossack ve Ramon Fonseca. Mossack’ın babası İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya’da Nazi Partisi’nin Waffen SS’inin bir parçasıydı. 1960’larda Panama’ya geldikten sonra CIA tarafından kendisine verilen Küba’daki komünistlere yönelik casusluk yapma faaliyetine başladı.

Oğul Jurgen Mossack üniversitede hukuk okuduktan sonra Londra’da MBA yapmış bir işadamı olarak başladı kariyerine. 1977’de Panama’ya döndükten sonra kendi hukuk şirketini kurdu. Şirketi 1986’da Ramon Fonseca’nın şirketiyle birleştirdi. Ramon Fonseca ise saygın üniversitelerden London School of Economics’te okumuş, 6 yıl boyunca Birleşmiş Milletler’in Cenevre’deki merkezinde çalışmıştı. Fonseca, gelecekte ünlü bir romancı ve Panama başkanının danışmanı olacaktı.

Mossack’ın şirketi ilk yıllardan kirli işlere karışmaya başlamıştı. 1983’te Britanya tarihinin en büyük ikinci soygununda Londra’nın Heathrow Havaalanı’nda 40 milyon dolarlık altının çalınmasının ardından Mossack Panama’da Gordon Parry adına bir off-shore şirket kurdu. Parry 1992 yılında soygunda çalınan parayı aklama suçundan hüküm giyecek isimdi. Parry hüküm giyse de Mossack Parry’nin sermayesini korumaya devam etti. İkili, sonraki yıllarda Meksikalı uyuşturucu çetesi Rafael Caro Quintero gibi çok sayıda kişi için off-shore şirket kurmaya devam etti.

Belgelere göre şirket, Rusya’da yetimhanelerde kalan 13-18 yaş arası kızları kaçırıp önce tecavüz eden, ardından da seks ticareti mafyasına satan işadamlarına da yardımcı oldu. Şirkete, çalıştıkları işadamının bir pedofil olduğu bilgisi geldiğinde “Bu konu bizi yasal olarak bağlamaz, bizimle olan işlerini yetkililere bildirme yükümlülüğümüz yok” diyerek bu işadamıyla çalışmaya devam ettiler.

Uganda’da petrol açısından zengin bir toprağı satmak isteyen toprak sahipleri bu satışı Mossack Fonseca aracılığıyla off-shore şirketler üzerinden gerçekleştirerek 1.2 milyar TL değerinde vergi kaçırdı. Nüfusun üçte birinin günde 1.25 dolardan daha az gelire sahip olduğu Uganda’da bu para, hükümetin yıllık bütçesinden daha fazlaydı.

***

Off-shore şirket ne işe yarar?

Panama Belgeleri’ni hazırlayan basın kuruluşlarından fusion.net, bir off-shore şirketin ne işe yarayacağını “meşru” gerekçelerden gayrimeşrulara doğru şöyle sıralıyor:

>> Ticari sırları korumak için: Yeni bir teknolojiye yatırım yapmak istiyorsanız bu yatırımı rakiplerinizden gizli tutmak isteyebilirsiniz. Off-shore şirketler üzerinden yaptığınız harcamalarda bu yatırımı nereye yaptığınız gözükmez

>> Marka imajını korumak için: Oyuncak şirketiniz seks oyuncakları sektöründeki bir şirketi almak istiyor ama muhafazakar annelerin tepkisinden mi korkuyor? Bu şirketi bir off-shore şirket üzerinden satın alabilirsiniz.

>> Kazıklanmaktan korunmak için: Büyük bir Holywood filmi için mekan kiralamanız gerektiğinde daha şirketinizin adını duyanlar size şişirilmiş fiyatlar verir. Ama adı duyulmamış bir off-shore şirket üzerinden rezervasyon yapmanız sizi kazıklanmaktan korur.

>> Kaçırılmaktan korunmak için: Bir çatışma bölgesinde bir hükümet adına çalışıyorsanız isminiz hedef olabilir. Ama bu hizmeti bir off-shore şirket aracılığıyla verdiğinizde isminiz hükümetlerin listesinde yer almaz.

>> Gelecekteki eski eşinizden korunmak için: Eşinizden ayrılmaya mı karar verdiniz? Eğer mülklerinizi bir off-shore şirket aracılığıyla aldıysanız onları boşanma davasında paylaşmak zorunda kalmazsınız.

>> İflas edip zengin kalmak için: İflas mahkemeleri de eski eşler gibidir. Sahip olduğunuzu bilmediği bir şeyi sizden alamaz.

>> Vergi kaçırmak için: Bermuda’daki bir anonim hesap için hesap işletim ücreti ödemek, kârınızı ilan edip vergi ödemekten daha ucuzdur. İnanmıyorsanız en büyük şirketler listelerinde yer alan şirketlere sorun.

>> Rüşvet vermek için: Rusya’da birilerinin cebini doldurmadan iş yapmanıza izin vermiyorlar mı? O ceplere parayı anonim bir şekilde gönderin, izi kalmasın.

>> Pazarları manipüle etmek için: Elinizdeki hisse senetlerinin fiyatını artırıp elden çıkarmak istiyorsanız off-shore şirketler üzerinden o hisseleri alarak fiyatlarını yükseltip tüm hisselerinizi daha yüksek bir fiyata satabilirsiniz.

>> Yolsuzluğu gizlemek için: Petrol zengini bir ülkenin petrollerini el altından satıyorsanız bunu off-shore şirketler üzerinden gizli bir şekilde yapmak, bir gün yakayı ele verip halkın tepkisini çekmenizi engeller.

>> Silah ve uyuşturucu ticareti için: Silahlı çeteler, sizden almak istedikleri çalıntı RPG’ler ve AK-47’lerin parasını yalnızca off-shore şirketlerinze gönderebilir.

>> Terörü finanse etmek için: Her biri birbirinin sahibi olan çok sayıda off-shore şirketi ile karmaşık bir sistem yaratarak yetkililerin sizi fark etmesini engelleyebilir, bu arada halifeliğinizin saldırılarını finanse edebilirsiniz.

***

Sayılarla Panama Belgeleri:

>> 11.5 milyon gizli belge

>> 140 siyasetçi

>> 21 vergi cenneti ülke

>> 61 ülke lideri akrabası

>> Dünyadaki 202 ülkenin dahil olduğu ticari faaliyetler

>> 511 banka

>> 15.579 şirket


Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 04.04.2016 11:23
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177