08 Ağustos 2016 Pazartesi 10:02
‘HS Gâvur’dan 'Reichtag yangını'na bir krizin anatomisi

İBRAHİM VARLI [email protected]

Türkiye ile Avusturya arasında günlerdir devam eden suçlama ve restleşmeler “tarifi imkânsız” bir siyasi krize dönüşmek üzere. Dışişleri Bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Sebastian Kern’in karşılıklı açıklamalarıyla başlayan kriz ağırı sağcı Özgürlük Partisi’nin lideri Heinz-Christian Strache ile Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu’nun da topa girmesiyle ilginç bir hal almaya başladı.

Anayasa profesörü Burhan Kuzu, Türkiye ile AB arasında sürdürülen üyelik müzakerelerinin durdurulması için Avrupa’ya çağrı yapan Avusturya Başbakanı Christian Kern’e “HS Gavur” dedi. Kuzu, kişisel hesabından attığı twette, “Avusturya Başbakan’ı Türkiye’yi NATO’dan ve AB’den çıkaralım demiş. HS Gâvur. AB zaten batıyor; NATO da Türkiye’siz bir hiç” diye yazdı. Hemen ardından ise aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi’nin lideri Heinz-Christian Strache Türkiye’deki darbe girişimini, Hitler iktidarının önemli kilometre taşlarından ‘Meclis Yangını’na (Reichstagsbrand) benzetti.

Kriz nasıl başladı?
Kriz esasında ilk olarak Avusturya’da Türkiye bayraklarının balkonlara asılmasının yasaklanmasıyla başladı. Aşağı Avusturya'da başkent Viyana'nın güneyinde bulunan 37600 nüfuslu Wiener Neustadt kentinde şehir yönetimi darbe girişimine karşı çıkan Türkiyelilerin evlerine ve balkonlarına Türkiye bayrağı asmasını yasakladı.

Wiener Neustadt Belediye Başkanı Klaus Schneeberger, Türk sivil toplum örgütleri ve toplu konut yönetimlerine gönderdiği mektubunda, evlere ve balkonlara asılan Türkiye bayraklarının kaldırılmasını istedi. Bayrak asılmasının Türkiye siyasetinin Avusturya'ya taşınması anlamına geldiğini ileri süren Schneeberger, “Evlerine ve balkonlarına Türk bayrağı asanlara bu bayrakları derhal kaldırmaları çağrısında bulunuyorum. Bu şehri benimsemeyenin burada yeri yoktur" ifadelerini kullandı. Mektupta, toplu konut yöneticilerinden de kiracıların Türk bayrağı asmasına engel olunması istendi.


Sonrasında da Avusturya Dışişleri ve Entegrasyon Bakanı Sebastian Kurz, devlet televizyonu ORF’ye yaptığı açıklamada, darbeye karşı çıkan vatandaşların katıldığı gösterileri eleştirerek, “Türkiye kökenli insanlar, Avusturya'ya karşı sadık tutum göstermeli” dedi. Aşırı sağcı Avusturya Özgürlükçü Partisinin (FPÖ) cumhurbaşkanı adayı Norbert Hofer, Türk kökenlilerin Avusturya vatandaşlığının iptal edilmesini isterken, Yeşiller Partisi Viyana Eyaleti Sözcüsü Joachim Kovacs ise darbe karşıtı protestolarda kullanılan "bozkurt" selamının yasaklanmasını talep etti.

Ültimatomunu kabul etmiyorum
Bayrak krizi devam ederken Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Eğer vize serbestisi gelmezse, göçmen geri kabul anlaşmasını geri çekmek zorunda kalacağız” dedi.

Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz Twitter hesabından Çavuşoğlu’na hitaben “Ültimatomunu kabul etmiyorum” sözleriyle seslenirken, Avrupa Birliği’nin bağımsız olduğunu ve sınırlarını korumakla yükümlü olduğunu yazdı.

İngilizce ve Almanca ifadelerle Kurz’a yanıt veren Çavuşoğlu, sözlerinin bir ültimatom olmadığını ve kendi görüşlerini olduğunu vurgulayarak, “Dostum bu ifade özgürlüğü” dedi!

Sakin ol şampiyon!
Bakan Mevlüt Çavuşoğlu bir gün sonra bir televizyon kanalına verdiği söyleşide Avusturya’yı ‘radikal ırkçılığın başkenti’ ilan etti.
Çavuşoğlu’nun Avusturya’ya yönelik ‘ırkçılık’ çıkışına muhatabından sakinlik tavsiyesi geldi.

Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz henüz söyleşi devam ederken sözcüsü aracılığıyla söz konusu ifadenin kabul edilemeyeceğini duyurdu. Kurz, Türkiye’yi söz ve eylemlerini ılımlılaştırmaya ve Avrupa Birliği üyeliği için üstüne düşen ev ödevini yapmaya çağırdı.

Atışmalar sürerken Viyana hükümeti, Avusturya’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yanlısı düzenlenen gösterilerle Ankara’nın bağlantısını açıklamasını istedi. Türkiye’nin Viyana büyükelçisinden gösterilerle ilgili açıklama alındı. Kurz, ORF radyosunda yayınlanan söyleşisinde büyükelçiye Türk yetkililerin Avusturya’daki binlerce kişiyi sokağa çıkmaya özendirip özendirmediğinin sorulacağını ifade etti.

Başbakan endişeli
Bakanlar arasındaki karşılıklı suçlamalar devam ederken Avusturya Başbakanı Christian Kern, demokratik ve ekonomik eksikliklerden dolayı Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik görüşmelerinin sonlandırılması için Avrupalı liderlerle bir diyalog başlatacağını söyledi. Türkiye’deki darbe girişimi sonrasında girişilen adli ve idari operasyonlar ve idam cezasının geri getirilmesinin gündeme gelmesinden dolayı AB’den eleştiriler yükselmişti.


Kern, bir TV kanalına verdiği söyleşide, üyelik görüşmelerinin ‘diplomatik bir kurgu’ olduğunu savunarak, “Demokratik standartların Türkiye’nin üyeliği için yeterli olmadığını hepimiz biliyoruz… Ekonomik konular da bir o kadar önemli, çünkü Türkiye ekonomisi Avrupa ortalamasının çok uzağında” dedi.

Avrupa Konseyi’nin 16 Eylül’de yapacağı toplantıda Türkiye’nin üyelik görüşmelerinin sonlandırılması için Avusturya’nın bir teklif yapıp yapmayacağı sorulan Kern, bunu gündeme getireceklerini belirterek, “Alternatif bir konsept bulunmasını isteyeceğiz” dedi.

Kuzu’dan küfürlü nefret söylemi!


Kern’in bu sözlerine ‘atarlanan’ Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, kendine has üslubuyla bir Twitter mesajı paylaştı. Kuzu, kişisel hesabından, “Avusturya Başbakanı “Türkiye’yi NATO’dan ve AB’den çıkaralım”demiş. HS Gavur. AB zaten batıyor; NATO da Türkiyesiz bir hiç” diye yazdı.

Kuzu, ifadesinin sosyal medyada gördüğü tepki üzerine, T24’e şu açıklamayı yaptı: “Hadi sen de demek istedim. Ama yoruma açık. Argo haliyle yorumlanabilir. O anlamda da kullanmış olabilirim. Kim nasıl istiyorsa öyle anlasın.”

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik de Avusturya Başbakanı Christian Kern'in, "Türkiye'nin AB üyelik görüşmelerinin sonlandırılması için bir diyalog başlatacağına" yönelik söyleminin aşırı sağ yaklaşımlarla benzerlik gösterdiğini ve rahatsız edici olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Bugün de bir Avrupa ülkesinin başbakanı Türkiye ile müzakerelerin sona erdirilmesine dönük bir girişim başlatacağına dair bir açıklamada bulunmuş. Hatta Türkiye’nin AB ile yürüttüğü tam üyelik müzakerelerinin reel bir durum değil, diplomatik bir kurgu olduğunu söylemiş. Tabii ben bu tip yaklaşımları doğrusunu söylemek gerekirse Avrupa’daki aşırı sağın yaklaşımları ile bu kadar benzerlik göstermesini son derece rahatsız edici buluyorum.”

Ve aşırı sağcı lider devrede


Kuzu’nun hakaretleri sonrasında aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi’nin lideri Heinz-Christian Strache, Türkiye’deki darbe girişimini, Hitler iktidarının önemli kilometre taşlarından ‘Meclis yangını’na (Reichstagsbrand) benzetti.

Naziler 1993 tarihindeki yangını Komünistlerce hükümeti yıkma girişimi olarak sunmuş, ardından birçok hak ve özgürlük rafa kaldırılıp geniş ölçekli bir tasfiyeye girişilmiş, böylece Hitler’in gücü pekiştirilmişti.

Strache, Die Presse gazetesine verdiği söyleşide, Erdoğan’ın darbe girişimini ordu, kamu ve akademideki muhaliflerin belini kırmak için kullanmasının kendisine ‘Meclis yangını’nı anımsattığını söyledi: “Bu darbe girişimi neredeyse güdümlüymüş gibi geliyor bana; hedef de Erdoğan’ın diktatoryal başkanlığını mümkün kılmakmış gibi.”

Özgürlük Partisi şu an muhalefette olsa da kamuoyu araştırmalarına göre birinci sırada. Adayının da cumhurbaşkanı seçilme ihtimali var.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 08.08.2016 10:02
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177